banner2
banner57

Dünya Radyo Günü Kutlanıyor

banner25

Dünya Radyo Günü Kutlanıyor
banner29
banner66

İyi ki radyo var

Trafikte, evde, yolda, çalışırken ya da dinlenirken keyifli vakit geçirmemizi sağlayan radyo yayınlarının da bir günü var. UNESCO tarafından her yıl 13 Şubat, Dünya Radyo Günü olarak kutlanıyor.

‘GÖRÜNMEZ GÖK İMPARATORLUĞU’ RADYO

Elimizden düşürmediğimiz telefonlarla hızlıca iletişim kuruyor, her türlü bilgiye kolayca ulaşıyor ve keyifli zaman geçirebiliyoruz belki ama bir zamanlar gazeteler dışında tek bilgi kaynağı, evlerin baş köşesinde duran radyolardı. Gelişen teknolojiye uyum sağlayan radyo, hâlâ hayatımızdaki önemini koruyor. Artık dünyanın her köşesindeki yerel radyolara bile internet üzerinden erişebiliyoruz.

Sesi kablo ya da tel olmadan, bir yerden başka bir yere elektromanyetik dalgalarla gönderen ve bu yolla insanlar için bilgi kaynağı haline gelen radyo, zamanla kitle iletişiminin vazgeçilmez aracı haline geldi. Peki, geliştiricilerinden biri olan Amerikalı mucit Lee DeForest’ın ‘Görünmez Gök İmparatorluğu’ olarak tanımladığı radyo hayatımıza nasıl girdi? Teknolojiyle birlikte nasıl evrimleşti?

ÜÇ ‘S’ HARFİYLE BAŞLAYAN SERÜVEN

Radyoyu kimin keşfettiğine dair net bir yanıt yok. Ama gelişimine katkıda bulunan önemli isimlerden bahsetmek mümkün. İngiliz bilim insanı James Maxwell, Alman fizikçi Heinrich Hertz ve ünlü mucit Nikola Tesla'nın ayrı ayrı yaptığı çalışmalar, bu icadın temelini attı.

Ancak radyo yayının uygulamaya ilk geçişi, 1896 yılında İtalyan fizikçi Guglielmo Marconi’nin üç adet ‘S’ harfini kablosuz telgraf aracılığıyla, bir gemiden kıyıda bekleyen yardımcısına yollamasıyla gerçekleşti. Marconi, 1901 yılında Atlas Okyanusu ötesine ilk telsiz mesajını iletti.

1906’da ise ABD'nin Massachusetts kentinden ilk defa ses ve müzik yayını gerçekleştirdi. Ardından Amerika’da amatör radyo yayını patlaması yaşandı. Radyo meraklıları kendi küçük verici setlerini kurarak yerel yayın yapmaya başladı. Amatör radyocuların hava durumu ya da müzik yayınları çok ilgi gördü.

SAVAŞ HABERLERİNİ RADYODAN ALDILAR

II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar radyo yayıncılığı, özellikle Avrupa’da altın çağını yaşadı. Cephelerden haber almak isteyenler, radyo yoluyla gelişmelerden haberdar oldu. Bu yıllarda radyo siyasi propaganda için de kullanılıyordu. Radyo yayınlarıyla propaganda yaparak iktidara gelen Hitler, daha sonra da iktidarda kalabilmek için radyonun imkanlarını kullanmaya çalıştı.

‘ALO ALO, MUHTEREM SÂMİÎN’

Türkiye'de ilk radyo yayını Mart 1927’de Sirkeci Postanesi'nin alt katında gerçekleşti. O yıllarda evlerde radyo alıcısı olmadığı için postane kapısının üstüne yerleştirilmiş bir hoparlör aracılığıyla sokaktaki vatandaşa seslenen kişi ise ilk radyoculardan Eşref Şefik'ti. Şefik'in ilk sözleri “Alo alo muhterem samiîn” yani “Muhterem dinleyiciler” oldu.

1925 yılında kurulan İstanbul Radyosu, düzenli yayına 6 Mayıs 1927 tarihinde başladı. Ardından radyo her eve girdi. Teknoloji geliştikçe sinema, televizyon ve internet hayatımıza girdi ama radyo hayatımızdan hiç çıkmadı. Radyo, gelişen teknolojiye ayak uydurmayı her dönemde başardı. Artık parazitsiz, yüksek kalite ses yayınlayan, kanalın, programın, şarkının, sanatçının adını gösteren dijital radyo çağı başladı.

TRAFİKTE YOL ARKADAŞI

En çok radyo dinlenen yerlerin başında otomobiller geliyor. Araştırmalara göre her iki kişiden biri aracında radyo dinliyor. Büyükşehirlerde trafik yoğunluğu arttıkça insanlar araçlarında daha fazla radyo dinlemeye, daha fazla radyo dinlendikçe radyolar trafik yayınları yapmaya başladı.

Özellikle İstanbul'da 100'den fazla radyo istasyonu, geleneksel yöntemlerle, yani kendilerine tahsis edilen frekanslarla çeşitli radyo yayını yapıyor. Araştırmalara göre, günde ortalama 91 dakikayı trafikte geçiren İstanbullular, her zevke hitap eden radyolarla bu süreye katlanabiliyor.

HER YAŞTAN DİNLEYİCİSİ VAR

  • Her 10 kişiden altısı radyo dinleyicisi.
  • Kadınların yüzde 52.9’u, erkeklerin ise yüzde 62.6’sı radyo dinliyor.
  • Ülkemizde günde ortalama radyo dinleme süresi üç saat 10 dakika.
  • Araştırmalara göre radyo, yüzde 54 ile en çok araçlarda dinleniyor.
  • Radyo dinleme oranları sadece hafta içi değil hafta sonunda da yüksek. Hafta sonu en sık radyo dinlenme saatleri ise 12.00 ile 15.00 arasında.
  • Her yaş grubunda radyo dinleyicisi oranı yüzde 50'nin üzerinde. Ancak 25-44 yaş grubunun radyo dinleme oranı yüzde 60'tan fazla.
  • Gençler daha çok internet üzerinden radyo dinliyor. 45 yaş üstü ise klasik radyo cihazlarını kullanıyor.
banner73

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner19