banner2
banner11

“Dünkü eylem art niyetli zihniyetin bir parçasıdır”

“Dünkü eylem art niyetli zihniyetin bir parçasıdır”

Girne Belediye Başkanı Nidai Güngördü, Devrimci-Genel İş Sendikası’nın (Dev-İş) 27 Mayıs 2020 Çarşamba günü Girne Belediyesi Yeni Belediye Hizmet Binası önünde gerçekleştirdiği iki saatlik uyarı grevi ile ilgili açıklamada bulundu. 
Güngördü, dün yapılan eylemin tamamen siyasi içerikli, başarılı bir belediyeyi yıpratmaya yönelik politikada yapılan bir eylem olduğunu söyledi. 
Güngördü, açıklamasına şöyle devam etti:
“Bu iyi niyetle yapılmış bir eylem değildir. Bütün dünya, Covid-19 çerçevesinde ciddi bir salgınla uğraşırken maaşları tam ödeyen bir belediyede, neredeyse yangın yerinde bayramlık sormaya benzer. Dolayısıyla sendikayı esefle kınıyorum. Üstelik grev olacağı bana sabah dokuzda bildirildi, o da bir temsilci vasıtasıyla. Sendika başkanı beni aramadı, bana hiç bir bilgi verilmedi. Bu gerçekten kabul edilir bir hareket değildir. Her zaman demokrasiden yana bir insan olduğumu ve demokratik kurallar içinde sendikayla ilişkilerimi sürdürdüğümü herkes bilmektedir. Ancak, dün yapılan eylem gerçekten tahammül sınırlarını zorlayan, bizi farklı noktalara çekmeye çalışan art niyetli zihniyetin bir parçasıdır.

Sendika çok önemli bir yanlışa imza attı

Bir kere belediyemiz son iki dönemdir çok ciddi başarılara imza atmaktadır. Temmuz 2014’ten itibaren yaptığımız işler ortadadır. İçinde bulunduğumuz belediye binası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ölçeğinde önemli bir başarıdır. 
Çağdaş ve çevre dostu belediye binası için ödediğimiz 30 milyonu aşkın rakam tamamen belediye öz kaynaklarından karşılanarak yapılmıştır. Hiç bir kurum ve kuruluştan katkı almadık. Hiçbir zaman popülizm yapmadık. Her zaman çözüm odaklı düşündük ve bu binayı da bu şekilde bütün şehir halkına kendi öz kaynaklarımızla hediye ettik. 
Tüm bunların yanında pandemi süresince, 60-70 gün belediyedeki özverili insanların gece gündüz çalışmasıyla, şehrin korunması, bazı zamanlarda, Bakanlar Kuruluna bile öncülük yapabilecek önerilerde bulunmamız; örneğin kentin giriş çıkışlarının kontrol edilmesi, maskelerin zorunlu takılarak dışarı çıkılması, otellerin paket servisi yapmaması gibi konular düşünüldüğünde belediyenin bu süreçteki de başarı grafiği zaten ortadadır. 
Bu başarıyı çekemeyenler ‘bir bahane bulalım da yeni belediye binası önünde grev yapıp bir iki fotoğraf çekelim’ anlayışından yola çıktılar ve her şey başarılı bir şekilde giderken, yangın yerinde bayramlık isteyen çocuk misali, dün belediye önünde toplandılar.
İnsanlara baskı da uyguladılar. İşyeri temsilcileri greve katılmak istemeyenleri tehdit etti. Bu konuda elimde yazılı belgeler var tehdit edenlerin isimleri de bellidir. 
Sendikanın nasıl ki grev hakkı var, üyelerin nasıl ki greve katılma hakkı var, isteyen çalışanında greve katılmama hakkı vardır. Bütün bunları düşündüğümüz zaman bence sendika çok önemli bir yanlışa imza attı.

Bel-Paz benim döneminde kurulmuş bir şirket değildir

Eleştirdikleri Bel-Paz ise benim döneminde kurulmuş bir hadise değildir. Aksine kendi zihniyetleri ile ve aynı siyasi görüşte oldukları siyasi partinin belediye başkanı buradayken kuruldu. Bel-Paz’da ben geldiğim zaman, 2014 yılı temmuz ayından önce 73 kişi, sigortasız, ihtiyat sandığı yatırımı olmadan, angarya bir şekilde çalıştırıldı. Ama aynı sendika bu belediyede bu kadar yıldır örgütlüdür, bu konuda bir laf söylemedi. Çünkü, aynı siyasi görüştedirler. Geçmişte de, seçim zamanları, meydanlarda aynı siyasi amaçla bu gençleri çok kullandılar, o zaman sendika yine ses çıkarmadı. Dolayısıyla burada dünkü açıklamalara baktığımız zaman siyaset yaptıkları bir kez daha ortaya çıkmıştır.

2014 öncesi bu sendika neredeydi?

2014 Temmuz’da biz göreve geldiğimizde geriye dönük çok yaklaşık 2,7 milyon TL ödeyerek 73 kişiyi güvence altına aldık. Bel-Paz çatısı altından belediye kadrosuna alabileceklerimizi aldık. Yine belediye içinde mimar ve mühendisler, belediyede farklı yerlerde sözde hizmet karşılığı ve tamamen geçici statüde çalıştırılmaktaydı. İsimleri de bellidir. Muhasebede çalıştırıldılar, başka yerlerde de çalıştırıldılar. Biz geldik kendilerini içeri aldık. Bir tanesi bilgisayar mühendisidir, bir tanesi mimardır, bir tanesi inşaat mühendisidir. Temmuz 2014’te bu arkadaşları biz belediyedeki esas görevlerine verdik. Ondan önce sendika neredeydi. Bu insanlar sahte evraklarla ve belgelerle yıllarca çalıştırıldılar, şimdi bu sendika gelip Bel-Paz ’ı, Belediye’yi ve belediye yönetimini eleştiriyor. 
Bence dünkü eylem tamamen siyasidir. Belediyenin başarı grafiğini çekememezliktir, kıskançlıktır. Dolayısıyla kendilerini esefle kınıyorum. Her zaman diyalogdan yana bir belediye başkanı olduğumu bilirler ve bu diyaloğu kendileri kopardılar. Yakın bir zamanda sendika temsilcileri beni ziyaret ettiklerinde, kendilerine ‘çalışandan yüzde 25 kesinti yapan bir belediyenin çalışanına bayram ikramiyesi vermesi ne kadar doğru olur. 50-60 günlük süre içerisinde vatandaşın kısmi olarak sokağa çıktığı günlerde belediye veznelerine para girişi olmadı, zaten buna imkanım olsa maaşlarından yüzde 25 kesmezdim’ dedim onlar da bana ‘doğrudur’ dediler. Şimdi ne oldu?

Nüfus sayımı için ısrarlı mücadelemiz sonuç vermedi

Bir kere şunu söyleyeyim. Bu kentin nüfusu ortadadır. 100 bin kişilik nüfusu olan belediye’ye 33 bin kişiye göre katkı yapılmaktadır. Bu kentte 33 bin kişinin yaşamadığını sağır sultan bile bilmektedir. Bu şehirde bugünkü belediye yönetiminin 6 yıldan beridir her dönemde her hükümetten kentin nüfusunun sayılmasına yönelik ısrarlı talebi bilinmektedir.
Kent insanına kaliteli hizmet verilebilmesi, nüfusun sayımı ve gerçek katkı payımızı almamız için ısrarlı mücadelemiz bir sonuç vermedi. 
Bu, gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin hatası ve kabahatidir. Aslında bütün hükümetler Girne halkına eziyet yaptırmakta, Girne halkına haksızlık yapmaktadırlar. Bunu da söylemek isterim. Dolayısıyla bu belediye, gerçekte gerçek hizmet verdiği nüfusun oranında katkı alabilseydi, çok daha güzel işlere el atabilecekti. 
Nüfus sayımı gerçekleşmiş olsaydı belediyenin kadrolu olarak çalıştıracağı personel sayısı da yaklaşık iki katına çıkmış olacaktı. Bu nedenledir ki, Bel-Paz’da ek personel çalıştırma zorunluluğumuz vardır. Bütün amacımız kentte yaşayanlara ve Girne’yi ziyaret edenlere kaliteli hizmet sunmaktır.

Devletin belediyelere katkı paylarından yüzde 25 kesinti yapmış olması kabul edilir değildir

Bugüne kadar yaptıklarımız ortadadır. 6 yılda yaptığımız hizmetler, belki bu kente 30 – 35 yıldır yapılmayan hizmetlerdi. Dolayısı ile bunları görmezlikten gelmek gerçekten çok büyük bir yanlış ve haksızlıktır diye düşünüyorum. 
Dünkü eylemle belediyedeki iş barışı ve çalışma ortamı gerilmiştir. Eski belediye binasından yeni binaya geçerken yaptığımız yeni organizasyonda hiç kimsenin siyasi görüşüne bakmaksızın çalışma yılları ve birikimine bakarak karar verdik bu da tüm Girne halkı tarafından takdirle karşılandı. Ancak şimdi işyerine ısrarla siyaset sokulmak isteniyor. 
Buna da sebep olan sendikadır. Çünkü az önce de dediğim gibi işverene haber vermeden veya yarım saat önce haber vererek personel belediye önüne toplatılmıştır.
Ve personelin bir kısmına işyeri temsilcileri tarafından ciddi bir baskı yapılmıştır. Bu da kabul edilebilir demokratik bir yöntem değildir. Dev-İş’ in, kurumsal kişiliğine yakışmayan bir tavırdır diye düşünüyorum.

Sonuç olarak, bu sürede devletin belediyelere katkı paylarından yüzde yirmi beş kesinti yapmış olması gerçekten kabul edilir bir uygulama değildir. Bütün bu anlayışlar devam ederken bir belediye kurumu 5 bin lira ve üzeri maaş alan çalışanlarından yüzde yirmi beş kesinti yaparken nasıl olur da bayramlık dağıtması talep edilebilir? Bu bir kere gülünç bir hadisedir diye düşünürüm. 
Düne kadar bu belediyede 2019 sonu itibariyle hiç kimsenin belediyeden alacağı yoktur ne bayramlık nede başka bir şey.İşyeri temsilcileri de suç işlemişlerdir

Sendikanın yaptığı bu hareket, kabul edilebilir bir hareket değildir. İş barışını her zaman savunan biri olarak, bu şekilde lanse edilmesi ve yaklaşık 70 kişinin katıldığı ve tamamen kendi siyasi görüşlerine bağlı olan insanlarla eylem yapmak veya eyleme katılmak istemeyenlere baskı yapmakla işyeri temsilcileri ’de suç işlemişlerdir. Bunların da üzerine gideceğimizi bir kez daha söylemek isterim. Grev haktır, ama greve katılmamakta bir haktır. Ama sendika yöneticilerinin greve katılmak istemeyenlere baskı yapması doğru bir anlayış değildir.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner9