banner2

Kıbrıslı Türk Profösör Özgür Deren'den gurulandıran başarı

Kıbrıslı Türk Profösör Özgür Deren'den gurulandıran başarı

Prof.Deren, Türkiye’de anne karnındaki 27 haftalık bebeği sağlığına kavuşturan ve bu anlamda bir ilke imza atan ekipte yer aldı.

Kıbrıslı Türk Prof. Dr. Özgür Deren, Türkiye’de anne karnındaki 27 haftalık bebeği sağlığına kavuşturan ve bu anlamda bir ilke imza atan ekipte yer aldı.

Henüz anne karnında 27 haftalıkken kalp kapağı hastası olduğu belirlenen ve müdahale edilmediğinde ölüm riski bulunan bebek, dünyada nadir gerçekleştirilen bir operasyon sonrasında sağlıkla dünyaya geldi.

Operasyon, Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Özgür Deren, Prof. Dr. Özgür Özyüncü, Uzman Dr. Murat Çağan ile Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tevfik Karagöz, Doç. Dr. Hakan Aykan ve Prof. Dr. Ebru Aypar tarafından gerçekleştirildi.

DEREN: GEBELİĞİ SONLANDIRMA YERİNE BEBEĞE MÜDAHALE KARARI ALDIK

Operasyon hakkında bilgi veren Perinatoloji Bilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Özgür Deren, Aydemir çiftinin hastanelerine gebeliğin 27. haftasında akciğer damarında kritik darlık ve sağ kalp odacığının gelişmemesi nedeniyle başvurduğunu söyledi.

Genellikle böyle durumda gebeliğin sonlandırılmasının söz konusu olabildiğini ifade eden Deren, Çocuk Kardiyoloji ve Perinatoloji Bilim Dalı tarafından yapılan konseyle anne karnındaki bebeğe müdahale kararı alındığını anlattı. Deren, şunları kaydetti:

"Günümüzde doğumsal kalp hastalıklarının tanısı anne karnında konulabilmektedir. Normal bir kalpte 4 odacık bulunmaktadır. Anne karnındaki bebeğin kalp kapakçıklarından birinin gelişmemesi sonucu o kapağın bulunduğu kalp odacığının gelişimi de engellenmiş olmaktadır. Bebek doğumundan itibaren birçok cerrahi girişim gereksinimi duyabilmekte ancak tüm bu müdahalelere rağmen normal dört odacıklı bir kalbe sahip olamamaktadır. Bu nedenle bazı durumlarda gebeliğin sonlandırılması önerilmektedir. Anne karnındaki bebekte gelişmemiş veya dar olan kapağa müdahale edilmesinin bu zincirleme sürece engel olabileceği bilinmektedir.

Kalp normalde yüksek yüke karşı çalıştığında kalp kası iflas eder ve kalp yeterince çalışamaz hale gelir. Bizim planımız, bu engeli ortadan kaldırarak zaman kazanmak ve sonrasında da tedaviyi yapmak oldu."

"BAŞARI ANLAMINDA BİZİM VAKAMIZ İLK"

Doç. Dr. Hakan Aykan da gerçekleştirilen operasyonun dünyada nadir yapıldığını vurgulayarak, "Ülkemizde de daha önce yapılan birkaç vaka var ancak başarı anlamında bizim vakanın ilk olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır." dedi.

Operasyonun oldukça riskli olduğunun altını çizen Aykan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşlemin riskleri, işlemden sonra devam edebiliyor. Bebeğimiz, uygulanan işlemden sonra da olası riskler açısından çok yakın takip edildi. Herhangi bir sıkıntı yaratacak durumla karşılaşılmadı. Bebeğimiz 37. haftaya geldiğinde doğum için uygun şartlar sağlandıktan sonra sezaryen ile 2500 gram olarak doğdu. Anne karnındayken yapılan işlemin amacına ulaştığını görmek bizi mutlu etti. Bebeğin sağ karıncığı yapılan işleme bağlı olarak genişleme potansiyeli buldu ve normal 4 odacıklı kalp şekline gelebildi. Sonra kapaktaki darlığın tamamen gerilememesi üzerine doğum sonrası damarı genişletmek için bir balon uygulaması daha yapıldı."

Bebeğin genel sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Aykan, "Bebeğimizi şu an yeni doğan servisinde herhangi bir destek tedavisi almadan ve bir cerrahi gereksinimi olmayacağını düşündüğümüz pozisyonda izliyoruz ve 1-2 gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz." dedi.

Doç. Dr. Aykan, bebeğe müdahale yapılmaması durumunda normal bir kişideki gibi kalbe sahip olamayacağını aktararak, "İlerleyen dönemlerde bu tür hastalar gibi bebeğimiz de bir dizi ameliyat geçirmek zorunda kalacaktı." bilgisini verdi.

"TÜRK HEKİMLERİNE TEŞEKKÜR EDİYORUM"

Baba Hasan Göktan Aydemir de "Çok mutluyum. Türk hekimlerine teşekkür ediyorum. Bebeğimiz anne karnında bir kalp ameliyatı geçirdi. Şimdi gayet sağlıklı görünüyor. Umarım her şey güzel olacak." diyerek duygularını dile getirdi.

Bebeğe Ayla Derin ismini verdiklerini ifade eden Aydemir, güzel günler göreceklerine inancının arttığını söyledi

ÖZGÜR DEREN KİMDİR?

1962 Yılında Larnaka’da doğan Özgür Deren, babası Recai Deren’in de İngilizce öğretmeni olarak görev yaptığı Lefkoşa Türk Maarif Koleji’nden (TMK) mezun oldu ve 1981’de Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başladı. 1987 yılında bu okuldan mezun olan Deren, Hacettepe Üniversitesi'nde Kadın Doğum ihtisasını 1993’te tamamladı. 19955-1997 yılları arasında ABD’de Yale Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Yüksek Riskli Gebelikler (Perinatoloji) Bölümünde uzman olarak çalıştıktan sonra 1997 yılında tekrar Hacettepe Üniversitesi'ne döndü.  1999 yılında Yardımcı Doçent, 2001 yılında Doçent ve 2007 yılında Profesör oldu. 2002 yılında EAPM'nin (Avrupa Perinatoloji Birliği) genç araştırmacılara verdiği "Yılın En İyi Araştırmacısı" ödülüne ve 2002-2003 yıllarında bebek ölüm hızını indirmeye yönelik yapıtığı çalışmalarla, Hacettepe Üniversitesi "Araştırma Grubu Başarı Ödülü”ne layık görüldü. Obstetrik ve Jinekolojik Ultrasonografi Derneği Başkanlığı ve Türk Perinatoloji Derneği yönetim kurulu üyeliği görevlerimi de yürüten Prof. Dr.özgür Deren, halen Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında Perinatoloji Ünite Başkanı olarak görev yapmaktadır.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner17

banner19

banner15