banner37
banner57

“Sadece Bir Yıl Ekonomi Değil, Bir Nesil Kaybediyoruz?”

banner25

“Sadece  Bir Yıl Ekonomi Değil, Bir Nesil Kaybediyoruz?”
banner35
banner66

Pandeminin etkisi ile ekonomik açıdan 1 yıl kaybedebiliriz belki daha fazlası, ancak 1 nesilin geleceğini kaybetmesini istemiyorum. Ya Siz?

Pandemi ile birlikte “YENİ NORMAL” diye ifade edilen dünya düzeninin neresindeyiz. Dünya neyi konuşuyor biz konuşulanları ne kadar ülke gerçeğine uyarlıyoruz.

Yeni normal aslında ortak olarak istenilen, ama bir yandan da ne olduğu ya da ne olması gerektiği konusunda yeterince bilgi sahibi olmadığımız bir kavram.

Birçok ülkenin ifade ettiği “Evde kal, güvende kal” sloganı ile pandemi mücadelesinde yola çıktık. Evet! Evde kaldık, ancak sınıfta da kaldık. Halkın güvende kalması demek hem sağlık hemde ekonomik ve sosyal açıdan güvende kalması demektir. Ekonomik ve sosyal çöküntü içinde olan ülkelerde yaşayan halk MUTSUZ olur. Mutsuz olan halkın güven ve kaygı sorunu oluşur. Kaygının sonucuda huzursuzluk ve sosyal sorun patlamasına neden olur.

Sonuç ortada; ekonomi kadar önemsediğim sosyal sorunların artması ile  sınırlı olan nitelikli insan kaynağımızın göç etmesi, işsizliğin artması, gençlerimizin ülkesine karşı aidiat duygusunun azalması, halk içinde huzursuzlukların artması, aile içi şiddetin artması, çocuk istismarının artma tehlikesi, hırsızlık gibi olayların artma riski, meslek grupları arasında derin farkların oluşması, bağımlılık gibi kötü alışkanlıkların artma riski ile karşı karşıya kalabiliriz. Telafisi yok. Sonuçlarını para ile geri alamazsınız.

Pandemi dönemi tüm ülkelerin mevcut siyasal, ekonomik ve sosyal açıdan kendilerini yeniden şekillendirmesi için bir fırsattır. Ülkemiz için geç değil!

Dünya gittikçe pandemi salgınları açısından büyük bir risk alanı haline gelmektedir. Korku, kaygı ve güvenlik duygusu aşındırılmaktadır. İlgili araştırmalar ışığında  üç temel öngörüden söz edilmektedir. Bunlar, “salgının sadece sağlık sistemini değil, yaşamın bütün boyutlarını etkileyeceği”; “salgın sonrasında hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı” ve “yeni normallerle yaşamaya devam edileceği” öngörüleridir. Bu öngörülerin getireceği yeni arayışlarla birlikte birçok hususun sorgulanması ve sorgulamalar sonucunda da birçok şeyin değişime uğrayacağı aşikârdır.

Ülkeler öncellikle içe dönük kaynaklarından en üst seviyede verim alabilecek başta siyasal, ekonomik ve sosyal yapının kurulması için hem yapılanmaya hemde küçülmeye gitmektedir.

Yeni Normal  Yapılanma ; dönüşüm ve gelişim ile başlamakta, küçülme ; verimlilik temelinde etkin kaynak yönetimi ile başlamaktadır.

Önerim, Sn. Cumhurbaşkanı  liderliğinde veya hükümet başkanlığında  tüm siyasal partilerin, yerel yönetimlerin ve ilgili paydaşların aktif katılımı  ile sosyolog, psikiyatrist, psikolog, alan uzmanları ve  eğitim bilimcilerinden oluşan “Sosyal araştırma ve çalışma bilim kurulu ” nun kurulmasıdır.

Kaybedecek bir geleceğimiz yoktur.

banner69
Hasan Küçük

Önerileriniz için hasankucuk38@gmail.com

banner73

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER