banner2
banner57

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay : " İki devletli çözümden başka Kıbrıs’ta çıkış yolu yoktur, bu konuda netiz "

banner25

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı  Fuat Oktay  : " İki devletli çözümden başka Kıbrıs’ta çıkış yolu yoktur, bu konuda netiz  "
banner35
banner66

 Hepinizi hasretle ve muhabbetle selamlıyorum.
Türkiye’den geniş bir heyetle gerçekleştirdiğimiz ziyaretimizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her bir köşesindeki kardeşlerimize Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ve milletimizin selamlarını getirdik.
İki günlük ziyaretimiz boyunca Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanımız, İletişim Başkanımız, Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanımız, AK Parti Genel Başkan Yardımcımız, İlgili Bakan Yardımcılarımız ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanımız ile birlikte KKTC’de önemli temaslarda ve istişarelerde bulunacağız.
Az önce Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’la çok verimli bir görüşme gerçekleştirdik ve ortak gündemimizdeki konular hakkında değerlendirmelerde bulunduk. 
Başta milli davamız Kıbrıs meselesi olmak üzere, Maraş açılımı ve Doğu Akdeniz’e dair son gelişmeleri ele aldık; önümüzdeki dönemde fikir birliğiyle atacağımız adımları değerlendirdik. 
Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ikili ilişkilerin ve işbirliğinin daha da güçlendirilmesine ve Covid-19 ile ortak mücadeleye yönelik görüş alışverişinde bulunduk. 
Anavatan ve Garantör ülke olarak, hak ve hukuk mücadelesinde Kıbrıs Türk halkını desteklemeyi, üzerimize düşeni yapmayı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sürdüreceğiz.
Maraş konusunda KKTC Hükümetine tam destek verdik. Bundan sonra da desteğimizi her şartta devam ettireceğiz. 
Bu konuda Cumhurbaşkanlığı ile Hükümetin ortak çalışma kararını memnuniyetle karşılıyoruz.
Altını çizerek ifade etmek isterim ki; Biz Kıbrıs konusunda çözüm iradesinin yanında, çözümsüzlüğün, belirsizliğin ve haksızlığın karşısındayız.
Türk tarafı her zaman Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümden yana olmuştur. 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bu güzel Ada’yı çözümsüzlüğe mahkûm etmek isteyen zihniyet karşısında, bugüne kadar çözüm yolunda üzerine düşeni iyi niyetle yapmıştır.
Her zaman söylüyoruz; Ada’da çözüm ancak hukuk ve gerçekler üzerine inşa edildiği takdirde sürdürülebilir olacaktır.  
Biz 1968 yılından beri federasyon temelinde sürdürülen müzakere sürecinde yeni bir sayfa açmak gerekmektedir diyoruz.
Tarih şahittir ki; federasyon modeli sonuç vermemiştir.
Bunun müsebbibi Kıbrıs Rum tarafıdır.
Ayrıca Rum tarafı yıllardır açık şekilde gücü ve refahı paylaşmak istememektedir. 
2004 yılında Annan Planı’na KKTC halkı evet dediği halde Rum tarafı hayır demiştir. 
Çözümü kimin istemediği ortadadır, kimin bencillikten, kimin tek taraflı gizli ajandalardan yana olduğunu dünya âlem görmektedir.
Bugün bakıyoruz; Maraş Bölgesinin mevcut statüsü değiştirilmeden, BM Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası hukuka uygun olarak, sahil şeridinin halkın ziyaretine açılmasını dahi Rum tarafı sindirememiştir!
Oysa Kıbrıs’ın gözbebeği Maraş bölgesinin yıllardır kapalı olması nedeniyle tek kaybedenin Kıbrıs Türkleri olmadığı açıktır.
Türk tarafının tüm Kıbrıs halkının lehine Kıbrıs meselesinin çözümüne yönelik samimi girişimleri, Rum tarafının “maksimalist” talepleriyle baltalanmıştır.
Görüyorsunuz halen de bu tavırlarını sürdürüyorlar. 
Biz çözüm, diplomasi, hak ve hakkaniyet diyoruz. Onlar: asimilasyon diyor, çağ dışılıktan söz ediyorlar.
ÇAĞ DIŞI OLAN KKTC’YE UYGULANAN AMBARGOLARDIR!
ASIL ÇAĞ DIŞILIK; 1571’DEN BERİ ADANIN ASLİ UNSURU OLAN KIBRIS TÜRKÜ’NÜN 2021’DE HALA YOK SAYILMASIDIR!
BİR İŞGAL VARSA O DA DOĞAL KAYNAKLAR DAHİL HER KONUDA KIBRIS TÜRKÜ’NÜN GÖRMEZDEN GELİNEN HAKLARININ İŞGALİDİR!
Biz bu çifte standarda seyirci kalacak değiliz. Bugün AK Parti grup toplantımızda Sayın Cumhurbaşkanımız da net şekilde ifade ettiler:
“Biz kendi göbeğimizi kendimiz keseriz”. 
Meydan okumalara, masada diyalog, istişare, açılım deyip sonra basının karşısında aslan kesilenlere pabuç bırakmayız. Biz masada da, sahada da Aslan olmayı çok iyi biliriz, oluruzda. 
Böyle bir belirsizlik ortamında KKTC’yi yalnız bırakmamızı da kimse beklemesin.
Artık gerçeklerle yüzleşme zamanı gelmiştir. 
Ada’da rüştünü kanıtlamış iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet vardır. 
Artık zamanın ve toplumun ruhundan uzak bir şekilde, federasyon temelinde müzakere etmek Kıbrıs halkına zaman kaybettirmekten başka bir şeye yaramaz!
İki devletli çözümden başka Kıbrıs’ta çıkış yolu yoktur, bu konuda netiz.
Çözüm için egemen eşitliğe dayanan, iki devletli çözüm müzakere edilmelidir. 
Kıbrıs Türk halkı da Sayın Tatar’ı Cumhurbaşkanı seçerek iki devletli çözüm iradesini açıkça ortaya koymuştur. 
Tüm tarafların bu iradeye saygı göstermesi gerekir.
Bu saygıyı görmediğimiz yerde biz Türkiye olarak gerekeni yaparız, bunu da herkes böyle bilmelidir.
Gerek Ada’da gerekse Doğu Akdeniz’de barış, güvenlik, istikrar ve refahın hâkim kılınması için,  Kıbrıs Türk halkının her daim yanında olacağız. 
Bu anlayışla, ortak hedeflerimize ulaşmak için önümüzdeki dönemde daha büyük şevk ve heyecan içerisinde birlikte çalışmaya devam edeceğiz. 
Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’a gösterdikleri misafirperverlik için teşekkür ediyor hepinizi bir kez daha sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

banner73

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner19