<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kıbrıs Kanal T</title>
    <link>https://www.kanalt.com</link>
    <description>Kıbrıs Türkünün Kanalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kanalt.com/rss/bilim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 01:26:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/rss/bilim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk araştırmacının yer aldığı çalışmayla ter ve nemden enerji üretebilen batarya geliştirildi]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/turk-arastirmacinin-yer-aldigi-calismayla-ter-ve-nemden-enerji-uretebilen-batarya-gelistirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/turk-arastirmacinin-yer-aldigi-calismayla-ter-ve-nemden-enerji-uretebilen-batarya-gelistirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Necmettin Erbakan Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin, ABD'de yürütülen çalışma kapsamında, giyilebilir sağlık teknolojilerinde kullanılmak üzere ter ve nemden enerji üretebilen yeni nesil batarya geliştirilmesine katkı sağladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜBİTAK tarafından desteklenen "Yeni Nesil Giyilebilir Sağlık Teknolojileri" başlıklı projeyi yürüten Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bünyamin Şahin, 12 aylık araştırma programı kapsamında ABD'deki North Carolina State University'de çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p>Başlangıçta tek bir araştırma projesinde görev alan Türk bilim insanı, çalışma sürecinde gösterdiği performansın ardından ev sahibi araştırma grubunun davetiyle iki farklı uluslararası projeye de dahil edildi.</p>

<p>Bu uluslararası projeler kapsamında geliştirilen yeni nesil batarya teknolojisi, North Carolina State University, University of North Carolina at Chapel Hill, Rice University ve Necmettin Erbakan Üniversitesi araştırmacılarının ortak imzasıyla bilim dünyasına kazandırıldı.</p>

<p></p>

<p><img alt="Türk araştırmacının yer aldığı çalışmayla ter ve nemden enerji üretebilen batarya geliştirildi" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260710_41939929.jpg" /></p>

<p></p>

<p>Araştırma ekibinin hazırladığı makale, "Science Advances" dergisinde yaklaşık sekiz ay süren uluslararası hakem değerlendirme sürecinden geçti.</p>

<p>Hakemlerin talep ettiği revizyonların tamamlanmasının ardından kabul edilen çalışma, Science Advances'ta açık erişim olarak yayımlandı.</p>

<h2>Doğada çözünebilen ve nemden enerji üretebilen sistem</h2>

<p>Araştırma kapsamında geliştirilen batarya, geleneksel kimyasal pillere alternatif olarak çevre dostu malzemelerden üretildi.</p>

<p>Batarya, insan teri veya ortam nemi gibi kaynaklardan enerji üretebiliyor. Esnek yapısıyla vücudun farklı bölgelerine yerleştirilebilen sistem, sağlık cihazlarında kullanılabilecek şekilde tasarlandı.</p>

<p>Laboratuvar testlerinde sistemin, bireyin fizyolojik verilerini algılayarak Bluetooth üzerinden kablosuz ve kesintisiz biçimde merkezi sisteme aktarabildiği gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<p><img alt="Türk araştırmacının yer aldığı çalışmayla ter ve nemden enerji üretebilen batarya geliştirildi" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260710_41939926.jpg" /></p>

<p></p>

<p>Araştırmacılar, geliştirilen teknolojinin özellikle uzaktan sağlık hizmetleri (telemedicine) uygulamalarında kullanılabilecek önemli bir altyapı oluşturabileceğini değerlendiriyor.</p>

<h2>Giyilebilir sağlık cihazlarında yeni dönem</h2>

<p>Çalışmanın detaylarını paylaşan Prof. Dr. Şahin, uzaktan sağlık hizmetlerinin gelecekte bu alanın önemli bileşenlerinden biri olacağını dile getirerek, giyilebilir sağlık teknolojilerinin sürekli veri üreterek hastaların sağlık durumunun uzaktan takip edilmesine imkan sağlayacağını vurguladı.</p>

<p>Modern cihazların enerjiye ihtiyaç duyduğunu, bunların ya şarj edilmesi gerektiğini ya da çevreye zarar verebilen kimyasal içerikli klasik pillerin kullanıldığını aktaran Şahin, araştırmanın temel argümanının doğada kendi kendine çözünebilen, doğaya zarar vermeyen, esnek bir pil geliştirmek olduğunu ifade etti.</p>

<p></p>

<p><img alt="Türk araştırmacının yer aldığı çalışmayla ter ve nemden enerji üretebilen batarya geliştirildi" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/aa_picture_20260710_41939927.jpg" /></p>

<p></p>

<p>Şahin, vücudun her bölgesinde esneyebilecek nitelikte olan ve o bölgedeki nemle kendi kendine enerji üretebilen bir enerji kaynağı tasarladıklarını belirterek, şunları kaydetti:</p>

<p><i>"Giyilebilir nitelikli esnek batarya oluşturulmaya çalışıldı. Bu batarya bulunduğu ortamdaki nemden veya biyolojik sıvı (ter) örnekleriyle aktive olmaktadır. Geleceğin sağlık teknolojisindeki uygulamalarını örneklendirebilmek adına, nabız ölçere bu bataryayı entegre ettik. Yapılan testlerin sonucunda nabız ölçerin ihtiyaç duyduğu gerekli enerjiyi sağladığını gördük. Buradan yola çıkarak yeni nesil sağlık ekipmanlarında tasarladığımız bu batarya, gerekli enerjiyi doğal yollarla üretip, kullanıcının fiziksel aktivitelerini aynı anda herhangi bir merkeze aktarabilmektedir. Vücut sıvısı, ter örneği ya da bulunduğu ortamdaki nemle cihazı besleyerek, veriyi algılayıp Bluetooth aracılığıyla bir merkeze gönderebilmesini bilimsel deneylerle ortaya koyduk."</i></p>

<h2>Teknoloji transferi açısından önemli gelişme</h2>

<p>Bu çalışmanın yalnızca bilimsel bir yayının ötesinde teknoloji transferi açısından da önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Şahin, "Dünyanın önde gelen araştırma gruplarıyla çalışma fırsatı bulduk. Onların akademik birikimi ile ülkemizin araştırma potansiyelini bir araya getirdik. Elde ettiğimiz sonuçların devamı niteliğinde yeni çalışmalarımız da sürüyor." diye konuştu.</p>

<p>Şahin, çalışma süresince <a href="https://www.trthaber.com/etiket/nobel/" rel="nofollow" target="_blank">Nobel</a> Kimya Ödülü sahibi Türk bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın görev yaptığı University of North Carolina at Chapel Hill'de de çeşitli akademik temaslarda bulunduğunu, Sancar ile bir araya gelme fırsatı yakaladığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/turk-arastirmacinin-yer-aldigi-calismayla-ter-ve-nemden-enerji-uretebilen-batarya-gelistirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/07/k-a-n-a-l-t-w-e-b-k-j-17.gif" type="image/jpeg" length="89566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzay yolculukları astronotların beynini yeniden şekillendiriyor]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/uzay-yolculuklari-astronotlarin-beynini-yeniden-sekillendiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/uzay-yolculuklari-astronotlarin-beynini-yeniden-sekillendiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan bedeninin yerçekimsiz ortama uyum sağlama yeteneği bilinse de, yeni araştırmalar mikroçekimin beyinde kalıcı yapısal değişikliklere yol açtığını ve bu durumun gelecekteki Mars görevleri için ciddi riskler barındırdığını gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlu milyonlarca yıllık evrimsel sürecini Dünya yerçekimine uyum sağlayarak tamamladı. Uzay çağının başlangıcından bu yana yapılan araştırmalar, astronotların kas ve kemik yapılarının uzayda nasıl zayıfladığını açıkça ortaya koymuştu.</p>

<p>Ancak bilim dünyası, yerçekimsiz ortamın insan beyni üzerindeki etkilerini yeni yeni keşfediyor. Yapılan son çalışmalar, uzay yolculuklarının beynin yapısını ve işleyişini doğrudan değiştirdiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Beynin yerçekimsiz ortama sıra dışı uyumu</h2>

<p>Londra Üniversitesi Birkbeck bünyesinde yürütülen ve çok sayıda beyin görüntüleme çalışmasını bir araya getiren yeni bir araştırma, yerçekimi ortadan kalktığında beyinde kalıcı değişimler yaşandığını ortaya çıkardı.</p>

<p>Bilim insanları, mikroçekim ortamında beynin hareket, denge ve vücut farkındalığını yöneten bölgelerinde fiziksel farklılaşmalar tespit etti. Nöroplastisite olarak adlandırılan bu süreçte beyin, yerçekimsiz ortama ayak uydurabilmek için kendisini adeta yeniden kabloluyor. Bu durum astronotların yeni çevrelerine uyum sağlamasını kolaylaştırsa da, dünyaya veya başka bir gezegene dönüş anında büyük bir tehlikeye dönüşebiliyor.</p>

<h2>Mars görevlerinde büyük tehlike</h2>

<p>Astronotlar bugüne kadar Uluslararası Uzay İstasyonu'nda geçirdikleri sürenin ardından Dünya'ya döndüklerinde kapsamlı bir rehabilitasyon süreciyle karşılanıyor ve uzmanlar eşliğinde normal yerçekimine alışıyordu. Ancak gelecekte gerçekleştirilmesi planlanan Ay ve Mars görevlerinde durum oldukça farklı olacak.</p>

<p>Yaklaşık sekiz aylık bir uzay yolculuğunun ardından Mars'a ayak basacak olan astronotlar, Dünya ile anlık iletişim imkanı olmadan, tamamen kendi kararlarıyla iniş yapmak zorunda kalacak. Mikroçekim ortamına tamamen adapte olmuş bir beyin, Mars'ın yerçekimiyle karşılaştığında ciddi bir yön duygusu kaybı ve koordinasyon bozukluğu yaşayabilir.</p>

<p>Uzmanlar, en gelişmiş roketlere sahip olunsa bile, duyusal motor değişimleri nedeniyle doğru kararlar alamayan bir mürettebatın tüm görevi tehlikeye atabileceği konusunda uyarıyor.</p>

<h2>Çözüm arayışları ve gelecek</h2>

<p>Bilim kurgu filmlerinde sıkça görülen ve yapay yerçekimi oluşturan devasa dönen uzay araçları, teorik olarak kas, kemik ve beyin yapısını korumak için en ideal çözüm olarak kabul ediliyor. Ancak bu tür sistemlerin inşası yüksek maliyetler ve mühendislik zorlukları barındırıyor.</p>

<p>Bu nedenle bilim insanları, astronotların beyinlerindeki yerçekimi algılayan merkezleri hafif elektrik akımlarıyla uyararak bu adaptasyon sürecini kolaylaştıracak alternatif yöntemler üzerinde çalışıyor.</p>

<p>Araştırmacılar zorluklara rağmen uzay görevlerinin, insan beyninin sınırlarını ve esnekliğini Dünya'da asla mümkün olamayacak bir netlikle anlamak için eşsiz bir fırsat sunduğunu belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/uzay-yolculuklari-astronotlarin-beynini-yeniden-sekillendiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/07/mar-18.gif" type="image/jpeg" length="95675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzayda dev güç birliği: TÜRKSAT ve ROKETSAN el ele verdi]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/uzayda-dev-guc-birligi-turksat-ve-roketsan-el-ele-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/uzayda-dev-guc-birligi-turksat-ve-roketsan-el-ele-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜRKSAT ve ROKETSAN arasında imzalanan "Uydu Fırlatma ve Uzay Sistemleri Alanında İş Birliği Protokolü" ile uydu ve uzay programları kapsamında ortak çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı TÜRKSAT AŞ 2025 Yılı Faaliyet Raporu'ndan derlenen bilgiye göre, Özbekistan Savunma Bakanlığı bünyesinde uydu iletişim altyapısı kurulumuna yönelik gerçekleştirilen proje ilerleme toplantılarında, saha gereksinimleri ve sistem mimarisi değerlendirildi.</p>

<p>Geçen yıl sevkiyat süreci tamamlanan donanımlarla sistem, Ku-band gateway uydu yer istasyonu, mobil ve sabit terminal kurulumları tamamlanırken, sistemin, bu yıl devreye alınması bekleniyor.</p>

<h2>Afrika kıtasındaki pek çok ülkede hizmet sunumu devam ediyor</h2>

<p>TÜRKSAT, ulusal ve uluslararası askeri kurumların ihtiyaç duyduğu güvenli ve kesintisiz haberleşme altyapısını katma değerli hizmetlerle sunuyor.</p>

<p>Yurt içi ve dışı talepler yerli uydu filosu kapsamında karşılanırken, kapsama alanının dışında kalan bölgelerde ise küresel iş birlikleri aracılığıyla hizmet sunularak bu alan stratejik gelir kalemine dönüştürüldü. Bu doğrultuda Afrika kıtasındaki pek çok ülkede hizmet sunumu devam ediyor.</p>

<p>Küresel iş birlikleriyle elde edilen gelir hacminde kayda değer artış sağlanırken, 2024 yılında 3,4 milyon dolar olan gelir, 2025 yılında 7,1 milyon dolar seviyesine ulaştı. Ayrıca Özbekistan Savunma Bakanlığı ile yürütülen VSAT HUB, donanım ve uydu kapasite temini projesi yurt dışı askeri kuruluşlarla iş birliği vizyonunu güçlendirdi.</p>

<p>TÜRKSAT, uydu veri haberleşmesi alanında yalnızca kapasite sunan operatör olmanın ötesine geçerek dijital dönüşümün çözüm ortağı haline geldi. Kuramsal, kamu, denizcilik ve mobil platformlarda ulaşılan yaklaşık 7 bin 600 terminal, operasyonel yetkinliğin ve pazardaki güçlü güvenin göstergesi oldu.</p>

<h2>TÜRKSAT uydu hizmetleri çeşitlendirilecek</h2>

<p>Türkiye adına ilk kez olmak üzere yakın yörünge (LEO) ve orta yörünge (MEO) takım uydu sistemlerine ilişkin Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) nezdinde uluslararası başvurular gerçekleştirildi ve bu suretle GEO olmayan yörüngeler (NGSO) alanında ilk somut adımlar atıldı.</p>

<p>Söz konusu takım uydu şebeke başvuruları, TÜRKSAT tarafından fizibilite çalışmaları yürütülmekte olan LEO/MEO takım uydu projeleri için yörünge ve spektrum haklarının kazanılması açısından stratejik adım niteliği taşıyor. Diğer taraftan, küresel bağlamda LEO/MEO takım uydu operatörleri ile stratejik iş birlikleri yapılıyor.</p>

<p>Çalışmalar kapsamında TÜRKSAT uydu hizmetlerinin çeşitlendirilmesi ve çok yörüngeli uydu sistemleri üzerinden çözümler sunulması sağlanabilecek.</p>

<h2>İki köklü kurum tecrübelerini paylaşacak</h2>

<p>TÜRKSAT ve ROKETSAN arasında uydu haberleşme sistemleri, fırlatma teknolojileri ve yörüngeye erişim kapsamında iş birliğinin artırılması, tasarım ve üretim kabiliyetlerinin geliştirilmesi hedeflenerek geçen yıl "Uydu Fırlatma ve Uzay Sistemleri Alanında İş Birliği Protokolü" imzalandı.</p>

<p>Protokolle tarafların deneyimlerini birbirlerine aktarmaları, uygulanabilir teknolojilerin sanayiye aktarımını sağlamaları, gerekli olduğunda planlanan proje ve çalışmaların ortak yürütülmesine olanak sağlanması, geliştirilen ürünlerin tarafların sorumluluğundaki uydu ve uzay programlarında kullanımı kapsamında ortak çalışmaların yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<p>İki köklü kurum, farklı disiplinlerdeki tecrübelerini bir araya getirerek yurt içindeki ve dışındaki uydu haberleşme ve uzay projelerinde güç birliği yapacak.</p>

<h2>Coğrafi kapsama alanı genişletildi</h2>

<p>TÜRKSAT Gözlemevi, geçen yıl içinde planlanan rutin gözlem faaliyetlerini başarıyla sürdürürken, yerel gözlem programlarının yanı sıra farklı ülkelerden araştırma gruplarıyla ortak yürütülen uluslararası gözlem kampanyalarına katkı sağlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası iş birliği protokolü çalışmaları kapsamında öncelikli olarak çevre komşu ülkeler ve Türk Cumhuriyetleri olmak üzere optik gözlemevi altyapısına sahip ve iş birliğine açık kurumlarla temas kuruldu. Bu çerçevede coğrafi kapsama alanı genişletilerek Arap Yarımadası ve Afrika ülkeleri de sürece dahil edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/uzayda-dev-guc-birligi-turksat-ve-roketsan-el-ele-verdi</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/05/bir-21.gif" type="image/jpeg" length="50615"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ'den aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 12 ülkeye hantavirüs uyarısı]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/dsoden-aralarinda-turkiyenin-de-bulundugu-12-ulkeye-hantavirus-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/dsoden-aralarinda-turkiyenin-de-bulundugu-12-ulkeye-hantavirus-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dünya</strong> Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, örgütün haftalık basın toplantısında, Arjantin'den yola çıkan ve şu anda Kanarya Adaları'na doğru hareket eden "MV Hondius" isimli gemide görülen hantavirüs vakaları ve bu virüse dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>“VAKALARIN 5'İNİN HANTAVİRÜS OLDUĞU DOĞRULANDI”</strong></h3>

<p>Birleşik Krallık sağlık otoritelerinin 2 Mayıs'ta, Arjantin'den Cabo Verde'ye seyahat eden Hollanda bayraklı "MV Hondius" gemisindeki ciddi solunum yolu hastalığı bulunan bir grup yolcu hakkında DSÖ'yü bilgilendirdiğini hatırlatan Ghebreyesus, "Şimdiye kadar 3 ölüm de dahil 8 vaka bildirildi. 8 vakadan 5'i hantavirüs olarak doğrulandı, diğer 3'ü ise şüpheli." dedi.</p>

<p>Ghebreyesus, hantavirüslerin, insanlarda ciddi hastalıklara yol açabilen, kemirgenler tarafından taşınan bir virüs grubu olduğunu belirterek, insanların genellikle enfekte kemirgenlerle ya da idrarları, dışkıları veya tükürükleriyle temas yoluyla enfekte olduğunu söyledi.</p>

<p>Bu vakada yer alan hantavirüs türünün, Latin Amerika'da bulunan ve insanlar arasında sınırlı bulaşmaya yol açtığı bilinen tek tür Andes virüsü olduğunu kaydeden Ghebreyesus, "Andes virüsünün önceki salgınlarında insanlar arasındaki bulaşma, özellikle hane halkı üyeleri, yakın partnerler ve sağlık hizmeti veren kişiler arasında yakın ve uzun süreli temasla ilişkilendirildi. Mevcut durumda da durum böyle görünüyor." diye konuştu.</p>

<p></p>

<h3><strong>“HAYATINI KAYBEDEN İKİNCİ HASTADA HANTAVİRÜS OLDUĞU DOĞRULANDI”</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, ilk vakanın 6 Nisan'da belirtiler göstermeye başlayan ve 11 Nisan'da gemide hayatını kaybeden bir erkek olduğunu anımsatarak, hastadan hiçbir örnek alınmadığını ve diğer solunum yolu hastalıklarının belirtilerine benzediği için hantavirüs şüphesi duyulmadığını anlattı.</p>

<p>Hastanın eşinin, gemi Saint Helena Adası'na yanaştığında karaya çıktığını ve belirtiler gösterdiğini bildiren Ghebreyesus, bu kişinin, 25 Nisan'da Johannesburg'a yapılan uçuş sırasında durumunun kötüleştiğini ve ertesi gün hayatını kaybettiğini belirtti.</p>

<p>Ghebreyesus, "(Hayatını kaybeden ikinci hastadan) Örnekler alındı ve Güney Afrika Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsünde test edilerek hantavirüs olduğu doğrulandı. Üçüncü ölüm ise gemide bulunan ve 28 Nisan'da belirtiler göstermeye başlayan ve 2 Mayıs'ta hayatını kaybeden bir kadında görüldü. Başka bir erkek ise 24 Nisan'da geminin doktoruna başvurdu. 27 Nisan'da Ascension Adası'ndan Güney Afrika'ya tahliye edildi ve yoğun bakımda tedavi görüyor." dedi.</p>

<p>Cabo Verde'den doktorların, semptom gösteren diğer 3 yolcuya bakım sağlamak için gemiye bindiğini dile getiren Ghebreyesus, DSÖ'nün, bu kişilerin tedavi için Hollanda'ya tahliyelerini koordine ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h3><strong>"KULUÇKA SÜRESİ 6 HAFTAYA KADAR ÇIKABİLECEĞİ İÇİN DAHA FAZLA VAKA BİLDİRİLMESİ MÜMKÜN"</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, bu 3 hastanın tahliyesini kolaylaştırdığı için Cabo Verde Başbakanı Ulisses Correia e Silva'ya teşekkür ederek, "(Hastalardan) İkisi hastanede stabil durumda, biri ise asemptomatik ve şu anda Almanya'da. 8. vaka, Saint Helena'da gemiden inen bir adamda görüldü. Gemi operatörünün tavsiyesi üzerine, İsviçre'nin Zürih kentinde semptom gösterdiğini bildirdi ve dün hantavirüs ile enfekte olduğu doğrulandı. Cenevre Üniversitesi Hastaneleri daha sonra virüsün gen dizilimini yaptı ve Andes virüsü olduğunu doğruladı. Gemideki diğer yolcuların veya mürettebatın hiçbirinde şu anda semptom yok." bilgisini verdi.</p>

<p>Her vakada ilgili yetkililerle yakın temas kurduklarını vurgulayan Ghebreyesus, "Andes virüsünün kuluçka süresinin 6 haftaya kadar çıkabileceği göz önüne alındığında daha fazla vaka bildirilmesi mümkündür. Bu ciddi bir olay olsa da DSÖ halk sağlığı riskini düşük olarak değerlendiriyor. Önceliklerimiz, etkilenen hastaların bakım almasını, gemideki diğer yolcuların güvende tutulmasını ve onurlu bir şekilde muamele görmesini sağlamak ve virüsün daha fazla yayılmasını önlemek." diye konuştu.</p>

<p>İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'den gemiyi kabul etmesini rica ettiğini ve bu talebinin kabul gördüğünü anlatan Ghebreyesus, Sanchez'e cömertliği, dayanışması ve ahlaki görevini yerine getirdiği için teşekkür etti.</p>

<p></p>

<h3><strong>"GEMİ ŞU ANDA KANARYA ADALARI'NA DOĞRU YOLA ÇIKTI"</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, "Gemi şu anda Kanarya Adaları'na doğru yola çıktı. İspanya'nın bu riski yönetme kapasitesine güveniyoruz ve bunu yapmaları için onları destekliyoruz. Bir kez daha, Kanarya Adaları halkı için riski düşük olarak değerlendiriyoruz. DSÖ, geminin işletmecisine gemideki sağlık yönetimi konusunda rehberlik sağladı. Tüm yolculardan kabinlerinde kalmaları istendi, kabinler dezenfekte ediliyor ve belirti gösteren herkes derhal izole edilecek." ifadelerini kullandı.</p>

<p>DSÖ uzmanının Cabo Verde'de gemiye bindiğini, Hollanda'dan 2 doktor ile Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezinden 1 uzmanın da Kanarya Adaları'na ulaşana kadar gemide kalacağını vurgulayan Ghebreyesus, "Gemideki herkesin tıbbi değerlendirmesini yapıyorlar ve enfeksiyon risklerini değerlendirmek için bilgi topluyorlar. DSÖ, yolcuların ve mürettebatın varışta güvenli ve saygılı bir şekilde karaya çıkması ve seyahatlerinin devamı için adım adım operasyonel kılavuz geliştiriyor." dedi.</p>

<h3><strong>TÜRKİYE’NİN DE BULUNDUĞU 12 ÜLKEYE UYARI</strong></h3>

<p>Ghebreyesus, vatandaşları Saint Helena'ya çıkan 12 ülkeyi de bilgilendirdiğini söyleyerek, bunlar arasında Kanada, Danimarka, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda, Saint Kitts ve Nevis, Singapur, İsveç, İsviçre, Türkiye, Birleşik Krallık ve ABD'nin yer aldığını kaydetti.</p>

<p></p>

<h3><strong>"BU KORONAVİRÜS DEĞİL...”</strong></h3>

<p>DSÖ Salgın ve Pandemi Hastalıklarını Önleme Birimi Direktörü Maria Van Kerkhove, hantavirüsün, Kovid-19 salgınından farklı olduğunu belirtti.</p>

<p>Kerkhove, "Bu koronavirüs değil. Bu çok farklı bir virüs. Bu virüsü biliyoruz, hantavirüsler oldukça uzun zamandır var. Bildiğimiz birçok detay var. Burada kesin olmak istiyorum, bu SARS-CoV-2 değil. Bu bir Kovid başlangıcı değil. Bu, bir gemide gördüğümüz salgın. Kapalı bir alan söz konusu. Şu ana kadar 5 doğrulanmış vakamız var. Bu soruların neden geldiğini tamamen anlıyoruz ve elimizden gelen tüm bilgiyi vermeye çalışıyoruz. Ancak bu, 6 yıl önceki durumla aynı değil, koronavirüsler gibi aynı şekilde yayılmıyor ve çok farklı. Gördüğümüz gibi yakın, samimi bir temas söz konusu ve çoğu hantavirüs insanlar arasında hiç bulaşmıyor. Hantavirüslerin çoğu kemirgenlerden, dışkılarından veya salyalarından insanlara bulaşır." dedi.</p>

<p>İnsanların hantavirüs nedeniyle tedbir olarak maske takması gerektiğiyle ilgili soruyu da yanıtlayan Kerkhove, bu olayın şu anda bir gemiyle ve buradan ayrılan kişilerin takibiyle sınırlı olduğunu belirtti.</p>

<p>Kerkhove, gemide başka semptomatik hasta, yolcu veya mürettebat üyesi olmamasının iyiye işaret olduğunu da ifade ederek, "Elbette bu virüslerin gemide uzun bir kuluçka süresi var. Riski en aza indirmek için bazı önlemler aldılar. Gemide tavsiye edilen şey, odaların dezenfekte edilmesi. İnsanları kabinlerine kapattılar, yiyecek ve su sağladılar ve önlem olarak odalarından çıkan herkesin tıbbi maske takmasını istediler." diye konuştu.</p>

<p></p>

<h3><strong>HANTAVİRÜS</strong></h3>

<p><strong>Hantavirüs</strong>, çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor. Kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunması, bazen de kemirgen tarafından ısırılma ya da tırmalanmayla bulaşan virüs, ateş, yorgunluk ve kas ağrısı gibi semptomlar gösteriyor. Solunum yetmezliğine de sebep olabilen virüs, bazı durumlarda iç kanama ve böbrek yetmezliği şeklinde seyrediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/dsoden-aralarinda-turkiyenin-de-bulundugu-12-ulkeye-hantavirus-uyarisi</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/05/hantados.png" type="image/jpeg" length="68955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma: Arılar gerçekten sayı sayabiliyor]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/arastirma-arilar-gercekten-sayi-sayabiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/arastirma-arilar-gercekten-sayi-sayabiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim dünyasında uzun süredir tartışılan "arılar sayı sayıyor mu yoksa sadece görsel desenleri mi ayırt ediyor?" sorusu, yeni bir araştırmayla netlik kazandı. Arıların dünyayı algılama biçimlerini esas alan bilim insanları, bu canlıların görsel yanılsamaların ötesine geçerek sayısal değerleri kavrayabildiğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arıların sayısal yetenekleri, son yıllarda biyoloji dünyasında sıkça tartışılan bir konu oldu. Bazı uzmanlar, önceki deneylerde arıların sayısal beceri sergilemediğini, sadece görsel desenler arasındaki farkları ayırt ederek başarıya ulaştığını savunuyordu. Ancak İtalya’daki Trento Üniversitesi’nden nörobilimci Mirko Zanon ve Avustralya’daki Monash Üniversitesi’nden zoolog Scarlett Howard liderliğindeki ekip, bu tartışmayı sonlandıracak bir çalışma yürüttü. Araştırmacılar, arıların bilişsel yeteneklerini değerlendirirken insan merkezli bakış açısını bir kenara bırakarak, dünyayı arıların gözünden analiz etmeye odaklandı.</p>

<p>Daha önce yapılan önemli çalışmalarda arılara, sayısal değerlerle eşleştirilmiş semboller öğretilmiş ve ardından belirli sayıda şekil içeren kartlarla test edilmişlerdi. Arılar eğitim aşamasında yüzde 75-80 oranında başarı gösterse de, eleştirmenler bu başarının "sayı saymaktan" ziyade, görsel karmaşıklığa dayalı bir yöntemle sağlandığını öne sürmüştü. Arıların görüşü insanlara kıyasla daha kaba ve düşük detaylı olduğu için, eleştirmenler arıların aslında sayıları değil, "daha dolu" veya "daha karmaşık" görünen kartları seçmiş olabileceğini savunuyordu.</p>

<p>Bilim insanları bu eleştirileri temel alarak, önceki deneylerde kullanılan görselleri arıların görme kapasitesini esas alan bir matematiksel modelle yeniden inceledi. Yapılan değerlendirmeler, daha fazla nesne içeren görsellerin arıların gözünde mutlaka "daha karmaşık" veya "daha detaylı" görünmediğini ortaya koydu. Yani arılar, görsel ipuçlarını kullanarak testi yanıltıcı yöntemlerle geçmek için gereken görsel veriye sahip değildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu durum, arıların görsel karmaşıklık yerine doğrudan sayısal miktara tepki verdiği sonucunu güçlendirdi. Proceedings of the Royal Society B dergisinde yayımlanan bulgular, bir hayvanın zekasını değerlendirirken, dünyayı sadece kendi perspektifimizden değil, o canlının görme ve algılama kapasitesiyle değerlendirmenin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/arastirma-arilar-gercekten-sayi-sayabiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 15:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/04/say-5.gif" type="image/jpeg" length="28745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hataylı lise öğrencisi Ayşe Naz Kara Amerika'da altın madalya kazandı]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/hatayli-lise-ogrencisi-ayse-naz-kara-amerikada-altin-madalya-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/hatayli-lise-ogrencisi-ayse-naz-kara-amerikada-altin-madalya-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>17 yaşındaki Hataylı lise öğrencisi Ayşe Naz Kara, Copernicus Bilim Olimpiyatı’nda dünya birincisi olarak altın madalya kazandı. Yarışmanın finalinde tüm soruları doğru yanıtlayan Kara, NASA’dan aldığı tavsiye mektuplarıyla gelecekteki eğitim ve kariyer fırsatlarını da güvence altına aldı. Bu başarı, Türkiye’nin genç bilim insanlarının uluslararası arenadaki potansiyelini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye genelinde TÜBİTAK tarafından düzenlenen Bilim Olimpiyatları, gençleri bilimsel çalışmalara yönlendirmeyi sürdürüyor. Antalya’da düzenlenen törende başarılı öğrenciler madalya ve plaketlerle ödüllendirildi. Kurum, gençlerin proje ve araştırmalarına verdiği destekle bilimsel merakın gelişmesine öncülük ediyor.</p>

<p>Bilim insanları ve TÜBİTAK yetkilileri, gençlerin uluslararası arenada elde ettiği başarıların yalnızca bireysel zafer olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin bilimsel potansiyelinin göstergesi olduğunu vurguluyor. Ödüller ve destekler, öğrencilerin özgüvenini, merakını ve bilimsel düşünme becerilerini geliştiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/hatayli-lise-ogrencisi-ayse-naz-kara-amerikada-altin-madalya-kazandi</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 00:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/02/bilim-kanalt.jpg" type="image/jpeg" length="61643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEKNOFEST 2026 tanıtım programı Saraybosna'da gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/teknofest-2026-tanitim-programi-saraybosnada-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/teknofest-2026-tanitim-programi-saraybosnada-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TEKNOFEST kapsamında düzenlenecek 2026 teknoloji yarışmalarının tanıtım programı, Saraybosna’da gerçekleştirildi.</p>

<p>Bosna Hersek’in başkentindeki Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (IUS) ev sahipliğinde düzenlenen toplantıya lise ve üniversite öğrencileri yoğun ilgi gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>IUS Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Kuşakcı, tanıtım toplantısına ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, T3 Vakfı ile ortak çalışmalar kapsamında Bosna Hersekli ve Türkiyeli öğrencilerin katılımına açık Yapay Zeka Yaz Okulu düzenleyeceklerini söyledi.</p>

<p>T3 Vakfı desteğiyle Karadağ’da yürütülen “Bilim Ülgün” projesi sorumlularından Muhammed Can Veysel ise TEKNOFEST vizyonunu Bosna Hersekli gençlere aktarmak istediklerini ifade ederek, gençleri festivalin yeni durağı Şanlıurfa’ya davet etti. Balkan ülkelerinde de tanıtım toplantıları yaptıklarını belirten Veysel, Bosna Hersekli gençlerin yoğun ilgisinin memnuniyet verici olduğunu kaydetti.</p>

<p>Öte yandan, bir önceki TEKNOFEST’in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlendiği, festivalin Türkiye dışında gerçekleştirildiği ikinci organizasyon olduğu ve büyük bir coşkuyla tamamlandığı hatırlatıldı.</p>

<p>TEKNOFEST 2026’da Roket Yarışması, Tarım Teknolojileri Yarışması, İnsansız Hava Araçları Yarışmaları, ÇELİKKUBBE Hava Savunma Sistemleri Yarışması, Sağlıkta Yapay Zeka Yarışması ve Güvenli Uydu Haberleşmesi Yarışması gibi birçok alanda yarışmalar düzenlenecek. Ayrıca Elektronik Harp, İleri Otonom Sistemler Tasarım ve Operasyon, Maden Teknolojileri ile FPV Drone İzleme yarışmaları bu yıl ilk kez başvuruya açılacak.</p>

<p>2018’den bu yana milyonlarca başvuru alan festivalin yarışmalarına katılım için başvurular 20 Şubat’a kadar “<a rel="noopener" target="_blank">www.teknofest.org”</a> adresinden yapılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/teknofest-2026-tanitim-programi-saraybosnada-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 20:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/02/tekno-kanalt.jpg" type="image/jpeg" length="42098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneş sistemi dışında atmosferinde su buharı bulunan yeni bir gezegen keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/gunes-sistemi-disinda-atmosferinde-su-buhari-bulunan-yeni-bir-gezegen-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/gunes-sistemi-disinda-atmosferinde-su-buhari-bulunan-yeni-bir-gezegen-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, Güneş Sistemi dışındaki bir gezegende atmosferde su buharı izine ilk kez rastlandıklarını açıkladı. Bu keşif, evrende yaşanabilir gezegenlerin araştırılmasında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Gezegenin yıldızına olan uzaklığı ve atmosfer koşullarının, suyun varlığı için uygun olduğu belirtildi. Araştırmacılar, elde edilen verilerin doğrulanması ve daha ayrıntılı analizler için ileri teleskoplar ve spektroskopik yöntemler kullanacaklarını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, bu bulgunun yalnızca gezegenin yaşanabilir olup olmadığına dair ipuçları vermekle kalmayacağını, aynı zamanda evrende yaşam olasılığını araştıran bilimsel çalışmalara da yön göstereceğini belirtiyor. Yapılan açıklamada, keşfin özellikle “habitable zone” (yaşanabilir bölge) olarak adlandırılan bölgelerdeki gezegenlerin incelenmesinde yeni perspektifler kazandıracağı ifade edildi.</p>

<p>Bilim insanları, gelecekteki gözlemlerde gezegenin atmosferindeki diğer bileşenleri de inceleyerek, potansiyel yaşam koşulları hakkında daha net bilgiler elde etmeyi hedefliyor. Bu tür keşiflerin, uzay araştırmalarında yeni teknolojilerin geliştirilmesine ve evrende yaşam arayışının hızlanmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/gunes-sistemi-disinda-atmosferinde-su-buhari-bulunan-yeni-bir-gezegen-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Feb 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/02/uzay-kanalt.jpg" type="image/jpeg" length="74996"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsanoğlu yeniden Ay'a dönüyor]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/insanoglu-yeniden-aya-donuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/insanoglu-yeniden-aya-donuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsanlığın Ay'a ayak basmasının üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçti ancak yeni bir dönemin eşiğindeyiz. NASA’nın Artemis programı, Ay'ı daha önce hiç olmadığı kadar derinlemesine incelemek amacıyla ilk Ay uzay istasyonunu kurmayı hedefliyor. Bu girişim aynı zamanda Mars keşifleri için bir basamak görevi görecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Temmuz 1969'da Neil Armstrong'un "İnsan için küçük, insanlık için dev bir adım" sözleri tüm dünyada yankılanmıştı.</p>

<p>NASA’nın Apollo programı, insanları Ay yüzeyine indirmeyi başararak uzay keşiflerine olan ilgiyi artırmış ve bir nesle bilim yolunda ilham vermişti.</p>

<p>Şimdi ise NASA, Artemis programı ile yeni bir nesli heyecanlandırmayı amaçlıyor.</p>

<h2>Apollo'nun ikiz kardeşi Artemis</h2>

<p>Yunan mitolojisinde Apollo'nun ikiz kız kardeşi olan Artemis'in adını taşıyan bu program, selefinin bir kopyası değil.</p>

<p>Program kapsamında tarihin ilk Ay uzay istasyonu inşa edilecek.</p>

<p>Bu sayede uzun süreli araştırmalar yapılabilecek ve gelecekte Mars'a insan gönderilmesinin yolu açılacak. Ayrıca bu görevlerle birlikte Ay'a ilk kez bir kadın ve siyahi bir erkek ayak basacak.</p>

<p>Gezegen bilimci Profesör Sara Russell, programın toplum üzerindeki etkisine dikkat çekerek, Apollo görevlerinin ardından yaşanan büyük heyecanın Artemis ile yeniden canlanacağını belirtiyor.</p>

<h2>Bilimsel bir zaman kapsülü olarak Ay</h2>

<p>1960'larda Sovyetler Birliği ile girilen uzay yarışının bir parçası olarak başlayan Apollo görevleri, toplamda altı inişle sonlanmış ve Dünya'ya 382 kilogram Ay materyali getirilmişti. Bilim insanları, aradan geçen 50 yıla rağmen bu örneklerden hala yeni bilgiler ediniyor.</p>

<p>Ay, Dünya'nın tarihini anlamak için de kritik bir öneme sahip. Dünya'daki hava sistemleri nedeniyle kayaçlar hızla aşınırken, Ay'da erozyonun çok az olması 4,5 milyar yıllık kayaçların bir zaman kapsülü gibi korunmasını sağlıyor.</p>

<p>Artemis programı, daha önce sadece ekvator bölgesine yakın yerlerin incelendiği Ay'da bu kez Güney Kutbu'nu hedefliyor.</p>

<h2>Artemis görevlerinin yol haritası</h2>

<p>Program, her biri kritik aşamalardan oluşan bir dizi görevden oluşuyor:</p>

<p><strong>Artemis I:</strong> Kasım 2022'de gerçekleştirilen bu insansız test uçuşunda, Orion kapsülü ve dünyanın en güçlü roketi olan SLS test edildi. Görev başarıyla tamamlandı.</p>

<p><strong>Artemis II:</strong> Şubat 2026'da yapılması planlanan bu görevde, dört astronot Orion kapsülü ile Ay'ın etrafında tur atacak ancak yüzeye inmeyecek. Bu, mürettebatlı sistemlerin ilk testi olacak.</p>

<p><strong>Artemis III</strong>: 2027 yılında gerçekleştirilmesi hedeflenen bu tarihi görevle, insanlar ilk kez Ay'ın Güney Kutbu'na inecek.</p>

<p>Astronotlar SpaceX’in Starship sistemiyle yüzeye taşınacak ve burada bir hafta boyunca numune toplayıp jeolojik incelemeler yapacak.</p>

<p><strong>Artemis IV:</strong> Bu aşamada "Gateway" adı verilen Ay uzay istasyonunun inşasına odaklanılacak.</p>

<p>Ay yörüngesinde dönecek olan bu istasyon, astronotların daha uzun süre bölgede kalmasına ve bilimsel çalışmalar yürütmesine olanak tanıyacak.</p>

<p></p>

<p><img alt="Hazırlanın: İnsanoğlu yeniden Ay'a dönüyor" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/ARTEM%C4%B0S-01.jpg" /></p>

<p></p>

<p></p>

<p><img alt="Hazırlanın: İnsanoğlu yeniden Ay'a dönüyor" src="https://www.trthaber.com/dosyalar/images/ARTEM%C4%B0S-02.jpg" /></p>

<p></p>

<h2>Astronotlar Ay'a nasıl dönecek</h2>

<p>1. Kalkış: Orion kapsülü, NASA'nın Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden Uzay Fırlatma Sistemi (SLS) roketi üzerinde fırlatılacak.</p>

<p>2. Alçak Dünya yörüngesi: Dünya çevresinde dönerken, Orion'un hizmet modülü güneş panellerini açacak.</p>

<p>3. Yerberi yükseltme manevrası: SLS roketinin ikinci aşaması, Orion'un yolunu daha yükseğe taşıyacak.</p>

<p>4. Yeröte yükseltme ateşlemesi: İkinci bir motor ateşlemesi, Orion'u yüksek Dünya yörüngesine itecek.</p>

<p>5. Yörünge testleri: Orion, SLS roketinin ikinci aşamasından ayrıldıktan sonra astronotlar, manevra yeteneklerini kısa süreliğine test etmek için kapsülün kontrolünü ele alacak.</p>

<p>6. Ay'a geçiş ateşlemesi: Orion'un hizmet modülü, uzay aracını Ay yoluna sokmak için ana motorunu ateşleyecek.</p>

<p>7. Ay yolculuğu aşaması: Orion, gerektiğinde yörüngesinde küçük düzeltmeler yaparak dört gün boyunca Ay'a doğru ilerleyecek.</p>

<p>8. Ay yakın geçişi: Orion kapsülü, Ay yüzeyinin sadece birkaç bin kilometre yakınından geçecek</p>

<p>9. Eve dönüş yolculuğu: Orion kapsülü, dört gün sürecek olan Dünya'ya dönüş yolculuğuna başlayacak.</p>

<p>10. Hizmet modülü ayrılması: Orion kapsülü, görevin son aşaması için gerekli olmayan hizmet modülünü uzaya bırakacak.</p>

<p>11. Atmosfere giriş ve denize iniş: Dünya atmosferinin kalın iç tabakasına girdikten sonra Orion, paraşüt açarak Pasifik Okyanusu'na iniş yapacak.</p>

<h2>Görevleri mümkün kılan teknolojiler</h2>

<p>1. Space Launch System &#40;SLS&#41;</p>

<p>Dünyanın en güçlü roketi olarak tasarlanan SLS, Orion kapsülünü, mürettebatı ve ağır kargoları doğrudan Ay'a gönderebilecek kapasiteye sahip.</p>

<p>Apollo dönemindeki Saturn V'ten daha fazla itiş gücü üretiyor ve gelecekte <a href="https://www.trthaber.com/etiket/mars/" rel="nofollow" target="_blank">Mars</a> görevleri için yapılandırılabilecek esneklikte.</p>

<p>2. Orion mürettebat aracı</p>

<p>Astronotların derin uzaydaki evi olan Orion, Dünya atmosferine yüksek hızla giriş yapabilecek dayanıklı bir ısı kalkanına ve 21 güne kadar bağımsız destek sağlayabilen yaşam destek sistemlerine sahip.</p>

<p>Artemis II görevinde astronotlar, bu araçla insanlığın Dünya'dan ulaştığı en uzak noktaya gidecekler.</p>

<p>3. Lunar Gateway (Ay uzay istasyonu)</p>

<p>Ay yörüngesinde dönecek olan bu mini istasyon, bir transfer noktası görevi görecek.i</p>

<h2>Neden Güney Kutbu?</h2>

<p>Önceki tüm inişler Ay'ın ekvator bölgesine yapılmıştı. Güney Kutbu'nun seçilme nedenleri stratejik ve bilimsel bazı nedenlerden oluşuyor.</p>

<p>Sürekli karanlıkta kalan kraterlerde donmuş halde <a href="https://www.trthaber.com/etiket/su/" rel="nofollow" target="_blank">su</a> bulunduğu düşünülüyor. Bu suyun, gelecekte içme suyu, oksijen ve roket yakıtı (hidrojen) üretimi için kullanılması planlanıyor.</p>

<p>Kutup bölgelerindeki yüksek tepeler neredeyse sürekli güneş ışığı alır, bu da istasyonlar için kesintisiz enerji demek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aitken Havzası: Ay'ın iç yapısını anlamak için Güneş Sistemi'ndeki en eski ve derin çarpışma havzalarından biri burada yer alıyor.</p>

<h2>Mars'a giden yol Ay'dan geçiyor</h2>

<p>Ay'da kalıcı bir insan varlığı oluşturmak, güneş sisteminin derinliklerine yapılacak yolculuklar için hayati önem taşıyor.</p>

<p>Ay'ın yerçekiminin Dünya'ya göre çok daha düşük olması, roket fırlatmayı daha kolay ve maliyetsiz hale getiriyor.</p>

<p>Bu durum, Ay'ı Mars gibi uzak hedefler için ideal bir sıçrama tahtası yapıyor.</p>

<p>Bilim insanları, Artemis programının sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda gelecek nesil bilim insanları için büyük bir ilham kaynağı olacağını öngörüyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/insanoglu-yeniden-aya-donuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Jan 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/01/don-4.gif" type="image/jpeg" length="11364"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nadir bir galaksi birleşmesi keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/nadir-bir-galaksi-birlesmesi-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/nadir-bir-galaksi-birlesmesi-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, tarihte ilk kez merkezlerindeki süper kütleli karadeliklerin üçünün birden radyo ışığı saçarak parladığı nadir bir galaksi birleşmesini keşfetti. Yaklaşık 1,2 milyar ışık yılı uzaktaki bu devasa buluşma, karadeliklerin ve galaksilerin aynı anda nasıl büyüdüğünü kanıtlayan evrensel bir laboratuvar sunarak teoriyi gerçeğe dönüştürdü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyamızdan yaklaşık 1,2 milyar ışık yılı uzaklıkta, evrenin en görkemli ve nadir olaylarından biri sahneleniyor. Bilim insanları, "J1218/1219+1035" adı verilen devasa bir sistemde, üç ayrı galaksinin aynı anda birbirine çarptığı eşsiz bir kozmik buluşmayı ilk kez bu kadar net bir şekilde gözlemledi. Bu olayı asıl özel kılan ise her üç galaksinin merkezinde bulunan süper kütleli karadeliklerin, çevresindeki maddeleri iştahla yutarak uzaya parlak radyo dalgaları saçıyor olması.</p>

<p>Normalde iki galaksinin birleşmesi evrende sık rastlanan bir durumken, üç dev galaksinin aynı anda birbirine kenetlenmesi son derece nadir bir rastlantı olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, bu üçlü sistemin sadece teoride kalan bir varsayımı gerçeğe dönüştürdüğünü ve dev karadeliklerin nasıl büyüdüğüne dair yepyeni bir pencere açtığını belirtiyor. Başlangıçta sadece iki galaksinin birleştiği sanılan bu sistem, gelişmiş teleskoplarla yapılan detaylı incelemeler sonucunda, yaklaşık 316 bin ışık yılı öteden bu dansa katılan üçüncü bir galaksinin ve onun parlayan karadeliğinin keşfiyle gerçek kimliğine büründü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu devasa çarpışma, galaksilerin ve merkezlerindeki karadeliklerin milyarlarca yıl süren yaşam döngüsünü anlamak için bilim insanlarına adeta bir laboratuvar sunuyor. Galaksiler arasındaki gaz akışları, bu kozmik devlerin birbirine sıkıca bağlı olduğunu ve gelecekte tek bir devasa yapıya dönüşeceğini kanıtlıyor. Gökbilimciler, bu nadir sistemi inceleyerek evrenin derinliklerinde benzer kaç dev randevunun gizlendiğini keşfetmeyi ve galaksilerin nasıl olup da bu denli devasa boyutlara ulaştığını çözmeyi hedefliyor. Uzayın bu büyüleyici köşesinden gelen veriler, modern astrofiziğin karadeliklere bakış açısını temelinden değiştirmeye aday görünüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/nadir-bir-galaksi-birlesmesi-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Jan 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2025/12/ilk-7.gif" type="image/jpeg" length="92438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıslı Türk Eylem Kanol, ilk 100 bilim insanı arasında!]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/kibrisli-turk-eylem-kanol-ilk-100-bilim-insani-arasinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/kibrisli-turk-eylem-kanol-ilk-100-bilim-insani-arasinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halk Sanatları Vakfı ve Derneği (HASDER), Berlin’de yayınlanan Tagesspiegel Gazetesi’nde, “Bilimin En Önemli 100 Zihni” (The 100 most important Heads in Berlin Academia) yazı dizisinde Kıbrıslı Türk akademisyen Dr. Eylem Kanol’un da yer aldığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HASDER’den yapılan açıklamada, üyeleri de olan Eylem Kanol’un, “Berlin Akademisinin En Önemli 100 İsmi: Bu bilim insanları, önemli toplumsal sorunlara adanmışlardır.” başlıklı yazı dizisinde yer aldığı, Berlin Üniversiteler Birliği’nin “Görünmez sömürü, kaybetme korkusu, siyasi radikalleşme… Bu araştırmacılar toplumsal bağlamları yakından inceliyor ve etik sorular ortaya atıyor.” diyerek 100 ismi, çalıştıkları alalar ve konuları ile kamuoyuna duyurduğu kaydedildi.</p>

<p>Buna göre, yazı dizisinde Dr. Eylem Kanol’un çalıştığı alan şöyle verildi:</p>

<p>“Dr. Eylem Kanol (Berlin Özgür Üniversitesi): Bu sosyolog özellikle aşırı olgularla ilgileniyor: Siyasi veya dini radikalleşme nasıl ortaya çıkıyor? Aşırılıkçılık ve köktencilik nereden geliyor? Ve bunlar toplumsal hareketlere nasıl yol açabilir? Kanol son olarak, kriz zamanlarında komplo teorilerine inanmanın toplumsal azınlıklara karşı olumsuz tutumları nasıl güçlendirdiğini gösterdi.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/kibrisli-turk-eylem-kanol-ilk-100-bilim-insani-arasinda</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Oct 2025 09:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2025/10/gur-4.gif" type="image/jpeg" length="95299"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
