<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Kıbrıs Kanal T</title>
    <link>https://www.kanalt.com</link>
    <description>Kıbrıs Türkünün Kanalı</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.kanalt.com/rss/turkiye" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 07 Aug 2026 15:11:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/rss/turkiye"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Duran, "AA Brifing" Ağustos sayısında Ankara Zirvesi ve Türkiye'nin stratejik iletişimine ilişkin analizini paylaştı]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/duran-aa-brifing-agustos-sayisinda-ankara-zirvesi-ve-turkiyenin-stratejik-iletisimine-iliskin-analizini-paylasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/duran-aa-brifing-agustos-sayisinda-ankara-zirvesi-ve-turkiyenin-stratejik-iletisimine-iliskin-analizini-paylasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, “36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Ankara Zirvesi ve Türkiye’nin Stratejik İletişimi” başlıklı makale kaleme aldı. İletişim Başkanı Duran, "Zirve Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yeniden tarif eden ve İttifakın geleceğinde Türkiye’nin rolünü daha görünür kılan stratejik bir eşik olmuştur" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, AA Brifing dergisinin Ağustos sayısı için "36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Ankara Zirvesi ve Türkiye'nin Stratejik İletişimi" başlıklı makaleyi kaleme aldı.</p>

<p>AA Brifing dergisinin Ağustos sayısının tanıtımının yapıldığı açıklamada Duran'ın değerlendirmesinin tamamı şu şekilde:</p>

<p>"Uluslararası sistem birçok tehdidin aynı anda ve yoğun biçimde hissedildiği bir döneme girmiştir. Avrupa’da süren savaş, Orta Doğu’da derinleşen istikrarsızlık, enerji ve tedarik zincirlerinin bozulması, siber saldırılar, yapay zekâ destekli dezenformasyon ve toplumsal dayanıklılığı hedef alan hibrit tehditler aynı güvenlik denkleminde buluşmaktadır. Böyle bir ortamda geçmişten miras kalan kurumsal birikim, ittifakları ayakta tutmak için tek başına yeterli değildir. İttifakların yeni risk ve tehditlerin farkında olarak değişen koşullara uygun ortak politika ve kapasiteler geliştirmeleri bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.</p>

<p>Ankara’da gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, tam da bu nedenle ev sahipliği organizasyonunun ötesinde bir anlama sahiptir. Ankara'daki Zirve hem küresel güvenlik mimarisi hem de Türkiye'nin bu mimarideki konumu açısından büyük bir önem taşımaktadır. Zirve Türkiye’nin NATO içindeki konumunu yeniden tarif eden ve İttifakın geleceğinde Türkiye’nin rolünü daha görünür kılan stratejik bir eşik olmuştur.</p>

<p>NATO'nun esas gücü, tarihsel süreçte karşılaştığı yeni tehditlere adapte olma kabiliyetinde saklıdır. Bugün de NATO yeni bir adaptasyon ve dönüşüm sürecine girmiştir. Doğu sınırlarında yeniden somutlaşan konvansiyonel tehdit algısına uzak coğrafyalardan yükselen büyük güç rekabetinin eklenmesi ve külfet paylaşımı tartışmasının adil paylaşımdan sorumluluk kaydırmaya evrilmesi, "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni bir yaklaşımı doğurmuştur. Bu yaklaşım, daha yetenekli, harcamasını gerçek askeri kapasiteye dönüştürebilen ve külfeti müttefikler arasında daha dengeli dağıtan bir ittifak hedeflemektedir. 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenen zirve ise tam da bu üçüncü dönemin şekillendiği kritik bir dönemeç olarak 3.0’ı inşa etmiştir. Bu durum, NATO'nun jeopolitik değişimler karşısında sürekli yeniden tanımlanan bir ittifak olduğunu göstermesi açısından önemli bir dönüşüme işaret ederken Türkiye’nin de bu dönüşümlerdeki rolü ve etkisini ortaya koymaktadır.</p>

<p><strong>ANKARA ZİRVESİ'NİN MESAJLARI</strong></p>

<p>Unutmayalım ki bir devletin kendini uluslararası sistemde nasıl konumlandırdığı tek başına maddi kapasiteyle belirlenemez, o kapasitenin etrafında kurulan anlatı gücüyle belirlenir. Bu kapasite ancak doğru anlatıldığında bir temsile dönüşür. Devletler, kendi kimliklerini, sistemin işleyişini ve gelecek vizyonlarını birbirine bağlı anlatılar üzerinden kurar ve bu anlatıları farklı kitlelere farklı kanallardan ulaştırmak için çabalar. Türkiye'nin Ankara Zirvesi'nde dünyaya verdiği mesajlar da aslında bu anlatının bir parçasıdır.</p>

<p>Türkiye’nin ilk ve en temel mesajı, güvenlik üreten bir müttefik olduğudur. NATO’nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye, askerî kapasitesini yalnızca sayısal büyüklük üzerinden değil, operasyonel tecrübe, coğrafi erişim, savunma sanayi üretim kapasitesi ve krizlere süratle cevap verebilme imkânı üzerinden geliştirmektedir. İzmir'deki NATO Kara Komutanlığı ve İstanbul'daki NATO Süratli İntikal Edebilir Kolordusu Karargâhı, Türkiye'nin İttifakın komuta mimarisindeki yerini göstermektedir. Türkiye ayrıca, radar ve harekât altyapısıyla İttifakın erken uyarı kapasitesine de katkı sunmaktadır.</p>

<p>Estonya, Romanya ve Litvanya’ya yönelik hava polisliği taahhütleri ile TCG Anadolu’nun öncülüğünde Steadfast Dart-26 tatbikatına sağlanan katkı, bu rolün sürekliliğini teyit etmektedir. Güvenliğin artık yalnızca sınır savunmasından ibaret olmadığı bir çağda Türkiye; siber alan, kritik altyapılar, lojistik hatlar, insansız sistemler ve stratejik iletişim boyutlarında da İttifak kapasitesine katkı sunmaktadır. Ankara Zirvesi’nin mesajı açıktır: Türkiye, NATO’nun güney kanadında duran bir cephe ülkesi değil, farklı tehdit alanlarında etkin rol oynayan merkezî bir güvenlik sağlayıcısıdır. Böylece Türkiye çevreden merkeze ilerleyen konumunu pekiştirmiştir. Türkiye NATO sınırlarını koruyan bir müttefik olmanın ötesinde Ukrayna’dan Kafkasya’ya, Suriye’den Körfez’e, Akdeniz’den enerji ve ulaştırma koridorlarına kadar İttifakı ilgilendiren hemen her başlıkta doğrudan ağırlık taşıyan bir ülkedir.</p>

<p>İkinci mesaj, caydırıcılık ile diplomasiyi birbirinin alternatifi olarak görmeyen bir arabuluculuk anlayışıdır. Türkiye, krizlerin tırmanmasını önlemeyi, temas kanallarını açık tutmayı ve diplomasiye alan açmayı güvenlik anlayışının ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirmektedir. Ukrayna’daki savaş boyunca taraflarla sürdürülen temaslar, İstanbul’da oluşturulan müzakere zemini ve tahıl koridorunun açılmasını sağlayan diplomatik çaba, bu yaklaşımın somut örnekleri arasında yer almaktadır.</p>

<p>Benzer biçimde Gazze, Lübnan, Libya, Suriye ve İran merkezli gerilimlerde Türkiye’nin yaklaşımı, çatışmaların bölgesel yayılma etkisini sınırlandırmak ve siyasi çözüm ihtimalini korumak olmuştur. Bu tutum, NATO’nun askerî caydırıcılığının tek başına yeterli olmadığı, krizleri yönetebilecek diplomatik erişimin de İttifakın ayrılmaz bir parçası olduğu gerçeğiyle uyumludur. Türkiye’nin farklı aktörlerle konuşabilme kapasitesi, İttifakın doğrudan kuramadığı temasları mümkün kılan stratejik bir erişim alanı oluşturmaktadır.</p>

<p>Bu erişim kapasitesinin kaynağı, Türkiye'nin tek bir eksene hapsolmayan diplomatik konumlanmasıdır. NATO üyeliğini sürdürürken aynı zamanda Rusya ile diyalog kanallarını canlı tutabilmesi; Türk Devletleri Teşkilatı, Orta Doğu, Afrika ve Kafkasya'da eşzamanlı ve aktif bir diplomasi yürütebilmesi, Türkiye'yi yankı odalarında konuşan değil, farklı aktörlerle aynı anda temas kurabilen bir aktör hâline getirmektedir. Bu kapasite yalnızca Türkiye açısından değil, doğrudan temas kuramadığı aktörlere ulaşma ihtiyacı duyan İttifak açısından da önemli bir diplomatik değer üretmektedir.</p>

<p>Bu arabuluculuk anlayışı, İttifak dışına değil, İttifakın kendi içine de yönelmiştir. Uluslararası güvenlik ortamında NATO'nun geleceği ve birlikteliği zaman zaman tartışma konusu olurken, Ankara Zirvesi'nin güçlü bir birlik mesajıyla tamamlanması dikkat çekmiştir. Türkiye, farklı yaklaşımlara sahip müttefikler arasında diyalog kanallarının açık tutulmasına ve uzlaşı zemininin güçlenmesine katkı sunan ülkeler arasında yer almıştır. Bu süreç, Türkiye'nin NATO içinde yalnızca dış krizleri değil, İttifakın kendi iç uyumunu da yönetebilen ve kurumsal dayanıklılığa katkı sağlayan aktörlerden biri olarak değerlendirilmesini desteklemiştir.</p>

<p>Üçüncü mesaj, Türkiye’nin Karadeniz, Kafkasya, Akdeniz ve Orta Doğu’yu birlikte okuyabilen bölgesel liderlik kapasitesidir. Bugünün tehditleri tek bir coğrafi yönden gelmemektedir. Geleneksel güvenlik kaygıları ne kadar meşruysa terörizm, düzensiz göç, devlet kırılganlığı, enerji güvenliği, deniz ulaşım hatları ve bölgesel çatışmalar gibi çok yönlü riskler de aynı ölçüde stratejiktir. Türkiye'nin savunduğu 360 derece güvenlik yaklaşımı, bu tehdit alanlarının birbirinden koparılamayacağı gerçeğine dayanmaktadır.</p>

<p>Ankara Zirvesi kapsamında İstanbul İş Birliği Girişimi ülkeleriyle kurulan temaslar, Körfez güvenliği ile Avrupa-Atlantik güvenliği arasındaki bağın daha görünür hâle gelmesini sağlamıştır. Türkiye’nin 2004’te temelleri atılan bu girişime verdiği önem, NATO’nun bölgesel ortaklıklarını genişleten ve İttifakı kendi coğrafi sınırlarının ötesindeki güvenlik dinamikleriyle daha sağlıklı ilişkilendiren bir perspektifi yansıtmaktadır. Türkiye’nin bölgesel liderliği, yalnızca yakın çevresinde etkin olmak anlamı taşımamakta, tam aksine farklı güvenlik havzaları arasında siyasi, askerî ve diplomatik bağ kurabilmek anlamına gelmektedir.</p>

<p>Dördüncü mesaj, yükümlülüklerini yerine getirirken İttifakın geleceğine ilişkin daha dengeli bir sorumluluk paylaşımı talep eden stratejik müttefikliktir. Savunma harcamalarının artırılması önemlidir; ancak mali taahhütlerin konuşlandırılabilir, müşterek çalışabilir ve sürdürülebilir askerî kapasiteye dönüşmesi asıl ölçüttür. Türkiye, külfet paylaşımını yalnızca bütçe oranları üzerinden ele almamaktadır. Bu hususta meseleyi sahadaki katkı, operasyonel risk, üretim kapasitesi, üs ve karargâh desteği ile diplomatik sorumluluklar üzerinden değerlendirmektedir.</p>

<p>İttifak uyumu da tekdüzelik anlamına gelmemektedir. Otuz iki farklı tarihsel tecrübeye ve güvenlik kültürüne sahip bir yapıda görüş ayrılıkları doğaldır. Esas olan, farklılıkları ortak savunma iradesini zayıflatmadan yönetebilmek ve hiçbir müttefikin tehdit algısını ikincil görmemektir. Türkiye’nin uzun süredir vurguladığı risklerin İttifak gündeminde daha görünür hâle gelmesi, kolektif savunmanın daha dengeli ve gerçekçi bir zeminde ele alınmasına katkı sağlamaktadır.</p>

<p><strong>ANKARA ZİRVESİ'NDE SAVUNMA SANAYİNİN DÖNÜŞÜMÜ</strong></p>

<p>Ankara Zirvesi, savunma sanayiinin ittifak siyasetindeki merkezi rolünü de daha görünür kılmıştır. NATO Savunma Sanayii Forumu'nun Zirve kapsamında ilk kez düzenlenmesi, bu alanın artık İttifak gündeminin çeperinde değil merkezinde yer aldığının açık bir göstergesi olmuştur.</p>

<p>Türkiye son yıllarda insansız hava araçlarından deniz platformlarına, zırhlı araçlardan elektronik harp ve hava savunma sistemlerine kadar geniş bir alanda üretim, ihracat ve teknoloji kapasitesini yükseltmiştir. Sektörün ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 48 artışla 10 milyar 54 milyon dolara ulaşmıştır. Bu üretim gücünün arkasında, sektörde yüzde 80'i aşan bir yerlilik oranına ulaşılmış olması yer almaktadır. Türkiye'nin gelişen savunma sanayii, üretim kapasitesi ve teknolojik altyapısı, Forum’da da vurgulandığı üzere, ortak üretim ve tedarik zincirleri açısından müttefikler nezdinde dikkat çeken unsurlar arasında yer almıştır.</p>

<p>Bu gelişim yalnızca millî güvenliğimizin değil, NATO'nun ortak caydırıcılığının da güçlenmesi anlamına gelmektedir. Avrupa'nın ihtiyaç duyduğu üretim ölçeği, teknolojik esneklik ve tedarik güvenliği dikkate alındığında, Türkiye'nin Avrupa savunma sanayi mimarisinin vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelmesi ortak güvenliğin gereğidir. Müttefikler arasındaki kısıtlamaların azaltılması, müşterek projelerin geliştirilmesi ve Türk savunma sanayiinin Avrupa'daki mekanizmalara tam ve adil biçimde dâhil edilmesi, İttifakın toplam kapasitesini artıracaktır. Nitekim zirve boyunca ortaya konan tablo, Türk savunma sanayiinin artık yalnızca bir tedarikçi değil; üretici, ihracatçı ve stratejik ortak kimliğiyle NATO'nun savunma dönüşümünde öne çıkan aktörlerden biri olarak değerlendirildiğini göstermiştir.</p>

<p>Bu tablonun arka planında, Türkiye'nin yerli savunma sanayii yatırımları, bağımsız teknoloji geliştirme kapasitesi ve çok yönlü dış politika anlayışıyla örülü daha geniş bir stratejik özerklik yaklaşımı bulunmaktadır. Değişen güvenlik ortamında bu yaklaşım artık bir tercih değil, ihtiyaç olarak okunmaktadır: Avrupa'nın kendi savunma kapasitesini artırma arayışı ve NATO'nun kolektif dayanıklılığını güçlendirme hedefi, Türkiye'nin bu yönde attığı adımların stratejik önemini daha da belirginleştirmektedir.</p>

<p><strong>ANKARA ZİRVESİ'NİN STRATEJİK İLETİŞİM DİLİ</strong></p>

<p>Ülkelerin uluslararası sistemdeki ağırlıklarını tahkim etmelerinde, kendi jeopolitik hikayelerini inşa etmelerinde ve küresel mesajlarını iletmelerinde en belirleyici faktörlerden biri kuşkusuz liderlik rolüdür. NATO gibi küresel ölçekteki zirvelerin dünya medyasında büyük ölçüde liderler düzeyindeki ikili temaslar, jestler ve ortak fotoğraf kareleri üzerinden haberleştirilmesi, siyasal liderliğin diplomatik etkisini artıran temel dinamiklerden biridir. Bu doğrultuda Ankara Zirvesi; bir devletin stratejik rolünün yalnızca kurumsal politika metinleriyle sınırlı kalmadığını, o rolü cisimleştiren ve doğrudan muhataplarına aktaran liderler sayesinde küresel kamuoyunda karşılık bulduğunu gösteren güncel ve somut bir örnek teşkil etmiştir. Önceki NATO zirvelerine kıyasla Ankara Zirvesi’ne rekor düzeyde basın mensubunun katılımı ve Zirve’de verilen mesajların dünyanın dört bir yanına dağıtılması da bununla ilişkilidir.</p>

<p>Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın zirve boyunca Türkiye’yi güvenilir, kilit ve merkezî bir müttefik olarak konumlandırması bu duruşu zirve boyunca ve sonrasında diplomatik jestlerle tahkim etmesi, kurumsal ve bürokratik açıklamaların ötesinde, doğrudan hedefe ulaşan güçlü bir etki ortaya çıkarmıştır. Bu durum salt diplomatik bir temsili aşarak Türkiye’nin masadaki ağırlığını ve karar alma süreçlerindeki kurucu rolünü küresel kamuoyuna doğrudan aktarmıştır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Liderlik faktörü, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi gibi yüksek sembolik değere sahip bir mekânla bütünleştiğinde ise çok daha derinlikli bir stratejik anlatıya dönüşmüştür. Cumhurbaşkanımızın “Küresel diplomasinin kalbi, Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde atmaktadır” ifadesi, bir yandan zirvenin yoğun diplomatik trafiğine işaret ederken; diğer yandan özü itibarıyla "Milletin Evi" olarak tasarlanan Külliye’nin, farklı devletlerden liderlere ev sahipliği yaparak küresel misyonunu başarıyla taçlandırdığını göstermektedir. Bu bütünleşme, devletimizin saygınlığının, güvenilirliğinin ve vizyoner gücünün mekânsal bir temsili olarak tarihe geçmiştir.</p>

<p>Türkiye’nin sergilediği misafirperverlik de yine bu anlamda İttifaka verilen önemin bir göstergesi olmuştur. Zirveye eşlik eden kültürel programlar misafirperverlik anlayışımızı sözden öte bir deneyime dönüştürmüştür. Bu doğrultuda Türk mutfağının zenginliğinin ağırlama programlarına taşınması; geleneksel el sanatları ve müzik icralarından oluşan bir kültürel çerçevenin müttefik heyetlerinin gündelik temposuna dahil edilmesi; Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nin ve sanat koleksiyonlarının konukların ziyaretine açılması gibi adımlar dünyaya bir zirveyi aktarmakla kalmamış, binlerce yıllık devlet geleneğimizin ve ağırlama kültürümüzün izlerini de taşımıştır.</p>

<p>Bir zirveyi ev sahibi olarak düzenlemek yalnızca organizasyon, lojistik ve protokol meselesi olarak ele alınmamalıdır. Ankara, müttefiklerini güvenli, düzenli, konforlu ve yüksek standartlara sahip bir ortamda ağırlarken aynı zamanda NATO’nun geleceğine dair yapıcı bir perspektif sunmuştur. Nitekim NATO’nun değişen konseptiyle birlikte Türkiye, önümüzdeki dönemde de İttifakın caydırıcılığını güçlendiren, diplomasi kanallarını açık tutan, stratejik denge kuran ve müşterek güvenliğe somut kapasite sağlayan vazgeçilmez bir müttefik olmayı sürdüreceğini bu zirvede tüm aktörlere tekrar göstermiştir.</p>

<p>Türkiye’nin güvenlik, savunma ve arabuluculuk alanlarında ulaştığı merkezî konum da bu durumu doğrulamaktadır. Binlerce diplomatın, basın mensubunun, uzman ve temsilcinin ağırlandığı Zirve; güvenlik, ulaşım, yayıncılık, kriz iletişimi ve kamu diplomasisi alanlarında yüksek ölçekli bir kurumsal koordinasyon ortaya koymuştur.</p>

<p>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak medya ve yayın faaliyetleri, akreditasyon süreçleri, kriz iletişimi ve kamu diplomasisi noktasında tüm imkanlarımız ve kurumsal kapasitemizle Zirve’nin yürütülmesinde etkin bir rol üstlendik. Basın merkezinin geniş kapasitesi, farklı başkentlerde yürütülen kamu diplomasisi programları, TRT’nin çok sayıda kamera ve yayın noktasından yaptığı küresel yayınlar ve zirveye eşlik eden düşünce platformları, Türkiye’nin uluslararası gündemi çerçeveleyen bir merkez ülke olduğunu göstermiştir.</p>

<p>Yeni güvenlik ortamında merkezilik, coğrafyanın ötesinde; karar üretme, aktörleri bir araya getirme ve ortak bir stratejik dil kurabilme kapasitesiyle tanımlanmaktadır. Dolayısıyla Ankara Zirvesi, Türkiye’nin güvenlik sağlayıcı merkez ülke, arabuluculuk, bölgesel liderlik ve stratejik müttefiklik başlıklarında NATO içinde artan önemini güçlü bir biçimde ortaya koymuştur. Bu rollerin her biri Türkiye’nin askeri kapasitesi, diplomatik erişimi, savunma sanayii, bölgesel tecrübesi ve kurumsal koordinasyon gücüyle desteklenmektedir"</p>

<p>AA Brifing Ağustos sayısı için kaleme alınan makalelere, AAKitap üzerinden ulaşabilmekte.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/duran-aa-brifing-agustos-sayisinda-ankara-zirvesi-ve-turkiyenin-stratejik-iletisimine-iliskin-analizini-paylasti</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/08/kanal-t-yatay-37-5.jpg" type="image/jpeg" length="12077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli'den dikkat çeken çıkış: Demirtaş evine, Öcalan umut hakkına kavuşmalı]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/bahceliden-dikkat-ceken-cikis-demirtas-evine-ocalan-umut-hakkina-kavusmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/bahceliden-dikkat-ceken-cikis-demirtas-evine-ocalan-umut-hakkina-kavusmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis'e sunulacak çerçeve yasaya attığı imzanın ardından yaptığı açıklamada, sürecin bir "devlet projesi" olduğunu söyledi. Bahçeli, "Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır" ifadelerini kullanarak dikkat çeken mesajlar verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Meclis’e sunulacak çerçeve yasaya attığı imzanın ardından açıklamalarda bulunan Devlet Bahçeli, ‘Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır’ dedi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “çerçeve yasa”ya imzasının ardından açıklamalarda bulundu. Gazeteci Sinan Burhan’a konuşan Devlet Bahçeli, sürece ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Sinan Burhan Devlet Bahçeli’yle görüşmesini sanal medya hesabından paylaştı.</p>

<p>Çerçeve yasaya attığı imza ile ilgili konuşan Devlet Bahçeli, “Attığımız bu imza hayırlı ve uğurlu olsun. Bu imzayla bin yıllık kardeşliğimiz bir kez daha tescillenmiştir. Türk’üyle, Kürt’üyle, dili ve kimliği ne olursa olsun herkes kazanmıştır. 86 milyon vatandaşımız ve Orta Doğu halkları kazanmıştır. Aynı zamanda küresel projelerin bozulmasının ilk adımı da atılmıştır. Bu vesileyle, Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Meclis Başkanımıza teşekkür ediyorum” dedi.</p>

<p><strong>‘HEP BİRLİKTE BU SÜRECİ TAKİP EDECEĞİZ’</strong></p>

<p>Devlet Bahçeli, sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Bu proje bir devlet projesidir. Meclisimiz bu konuyla ilgili gerekli inisiyatifi almıştır. Devletimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Hep birlikte bu süreci takip edeceğiz” diye konuştu.</p>

<p>Devlet Bahçeli, son dönemde MHP grup toplantılarında sürece neden değinmediğine ilişkin soruya ise şu yanıtı verdi: “Bize zaman zaman soruyorlar; son grup konuşmalarında niçin ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine değinmiyorsunuz diye… Biz devlet adabına riayet ederiz. Sayın Cumhurbaşkanımız süreci yakından takip ediyor. Sayın Meclis Başkanımız da konuya vaziyet ediyor. Biz de kendilerine destek veriyoruz. Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir.”</p>

<p><strong>UMUT HAKKI VURGUSU</strong></p>

<p>HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la avukatları aracılığıyla görüştüğünü aktaran Devlet Bahçeli, “Halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir. İyi bir hukukumuz var. Ayrıca kendisinin herhangi bir talebi veya isteği olup olmadığını da sorarım. Demirtaş’la Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birlikte çalıştık. Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye’nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır” dedi.</p>

<h2></h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/bahceliden-dikkat-ceken-cikis-demirtas-evine-ocalan-umut-hakkina-kavusmali</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/08/kanal-t-yatay-21-15.jpg" type="image/jpeg" length="43304"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kathimerini yazdı: Ankara, AB'den Kıbrıslı Türkler için somut adım bekliyor]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/kathimerini-yazdi-ankara-abden-kibrisli-turkler-icin-somut-adim-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/kathimerini-yazdi-ankara-abden-kibrisli-turkler-icin-somut-adim-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne ilettiği yeni Kıbrıs mesajlarının ayrıntıları ortaya çıktı. Ankara, AB'nin Kıbrıs sorunundaki rolünün 2004 yılında Kıbrıslı Türklere verilen taahhütlerin yerine getirilmesiyle sınırlı olması gerektiğini savunurken, izolasyonların kaldırılması için somut adımlar atılmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin Kıbrıs sorununa ilişkin Avrupa Birliği'ne ilettiği yeni diplomatik mesajların ayrıntıları ortaya çıktı. Ankara, AB'nin Kıbrıs meselesinde üstleneceği rolün, 2004 yılında Kıbrıslı Türklere verilen taahhütlerin hayata geçirilmesiyle sınırlı olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Yunanistan'da yayımlanan <strong>Kathimerini</strong> gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre Türkiye, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununa doğrudan müdahil olmasından ziyade, Annan Planı referandumunun ardından aldığı kararları uygulamasını bekliyor.</p>

<p>AB Konseyi, Nisan 2004'te Annan Planı'na "evet" diyen Kıbrıslı Türk toplumunun üzerindeki izolasyonların sona erdirilmesi yönünde kararlılık ortaya koymuştu. Ankara ise Brüksel'e gönderdiği mesajlarda bu taahhütlerin hâlâ yerine getirilmediğine dikkat çekiyor.</p>

<h3><strong>Mesajın adresi Fitto ve AB'nin üst düzeyi</strong></h3>

<p>Habere göre Türkiye'nin mesajları, Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı ve AB'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Raffaele Fitto başta olmak üzere üst düzey Avrupa Birliği yetkililerine iletildi.</p>

<p>Ankara, Kıbrıslı Türklerin uluslararası statüsünü güçlendirecek ve izolasyonlarını azaltacak somut adımlar beklediğini belirtirken, AB'nin Kıbrıs'taki rolünü müzakere sürecine yön vermek yerine 2004 yılında verdiği sözleri yerine getirmesi üzerinden tanımlıyor.</p>

<p>Kathimerini ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yönetiminin önceliğinin, AB-Türkiye ilişkilerini Kıbrıs sorunundaki gelişmelere bağlamak değil, Kuzey Kıbrıs'ın uluslararası statüsünü güçlendirmek olduğunu öne sürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Erhürman da aynı talebi dile getirmişti</strong></h3>

<p>Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da Raffaele Fitto ile gerçekleştirdiği görüşmede, Kıbrıslı Türklerin çözüm iradesini yıllardır ortaya koyduğunu hatırlatarak izolasyonların sona erdirilmesi çağrısında bulunmuştu.</p>

<p>Erhürman, özellikle çocuklar ve gençlerin uluslararası toplumun bir parçası olmasının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgularken, Güney Kıbrıs'ın AB üyesi olması nedeniyle Birliğin Kıbrıs sorununda tarafsız bir arabulucu olarak hareket edemeyeceğini de ifade etmişti.</p>

<h3><strong>"Kıbrıs şartı"na itiraz</strong></h3>

<p>Öte yandan Ankara, Türkiye'nin AB üyelik süreci, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve diğer AB-Türkiye başlıklarının Kıbrıs sorunundaki ilerlemeye bağlanmasına da karşı çıkıyor.</p>

<p>Türkiye, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununa katkı sunmak istemesi halinde öncelikle 2004 yılında Kıbrıslı Türklere verdiği taahhütleri yerine getirmesi gerektiği görüşünü sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/kathimerini-yazdi-ankara-abden-kibrisli-turkler-icin-somut-adim-bekliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/08/kanal-t-yatay-34-9.jpg" type="image/jpeg" length="29941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Temmuz enflasyonu aylık yüzde 1,78 oldu]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/turkiyede-temmuz-enflasyonu-aylik-yuzde-178-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/turkiyede-temmuz-enflasyonu-aylik-yuzde-178-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu, merakla beklenen Temmuz ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜFE, temmuzda aylık bazda yüzde 1,78 olurken, yıllık bazda yüzde 31,75'e geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜFE'deki (2025=100) değişim 2026 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre %1,78 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre %19,86 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre %31,75 artış ve on iki aylık ortalamalara göre %31,90 artış olarak gerçekleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/turkiyede-temmuz-enflasyonu-aylik-yuzde-178-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/05/haber-sablonlari-1/enflasyon.gif" type="image/jpeg" length="53242"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Etimesgut Belediyesi’ne yolsuzluk operasyonu]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/etimesgut-belediyesine-yolsuzluk-operasyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/etimesgut-belediyesine-yolsuzluk-operasyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etimesgut Belediyesi’ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında Belediye Başkanı Erdal Beşikcioğlu’nun da bulunduğu 55 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, Etimesgut Belediyesine yönelik yolsuzluk soruşturması başlatıldı.</p>

<p>Bu kapsamda aralarında Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun da bulunduğu 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.</p>

<p>Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince belediye binasında arama yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gözaltına alınan Belediye Başkanı Beşikçioğlu, Gazi Mustafa Kemal Mesleki ve Çevresel Hastalıklar Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.</p>

<p>Şüphelilere ait 56 ikamet, 15 iş yeri ve 41 araçta arama ve el koyma işlemleri sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/etimesgut-belediyesine-yolsuzluk-operasyonu</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/07/bes-8.gif" type="image/jpeg" length="32579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: KKTC’ye önümüzdeki dönemde denizin altından doğal gaz hattı getireceğiz]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/erdogan-kktcye-onumuzdeki-donemde-denizin-altindan-dogal-gaz-hatti-getirecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/erdogan-kktcye-onumuzdeki-donemde-denizin-altindan-dogal-gaz-hatti-getirecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC'ye yönelik yeni altyapı projeleri kapsamında denizin altından doğalgaz hattının hayata geçirileceğini açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, geçmişte Asrın Projesi ile KKTC'nin su ihtiyacının kalıcı şekilde çözüldüğünü anımsatarak, önümüzdeki dönemde deniz altından doğalgaz hattı başta olmak üzere farklı projelerin de hayata geçirileceğini belirtti.</p>

<p><strong>Erdoğan'ın açıklaması şöyle:</strong></p>

<p>"Türkiye; tarih boyunca olduğu gibi, 52 sene önce olduğu gibi, bugün de, yarın da Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız asla bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun bir daha asla izin vermeyecektir.</p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin turizmde, yükseköğretimde, teknolojide ve dijital dönüşüm alanlarında bölgesinin öncü ülkelerinden biri hâline gelmesi, bütün sektörleriyle kalkınması ve Doğu Akdeniz'de istikrar ile refahın merkezi olması için iş birliğimizi yıldan yıla güçlendiriyoruz.</p>

<p>Geçmişte Asrın Projesi ile Kıbrıs Türkünün su ihtiyacını nasıl kalıcı şekilde çözdüysek; önümüzdeki dönemde denizin altından doğalgaz hattı başta olmak üzere, farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/erdogan-kktcye-onumuzdeki-donemde-denizin-altindan-dogal-gaz-hatti-getirecegiz</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 21:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/07/qmoq.png" type="image/jpeg" length="67268"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muğla’da orman yangını: 121 ev ve bir hastane tahliye edildi]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/muglada-orman-yangini-121-ev-ve-bir-hastane-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/muglada-orman-yangini-121-ev-ve-bir-hastane-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muğla'nın Seydikemer ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale sürdürülüyor.</p>

<p>Bayır Mahallesi'ndeki ziraat alanında başlayan ve rüzgarın etkisiyle ormanlık alana sıçrayarak büyüyen yangını söndürmek için Muğla Valiliği koordinasyonundaki çalışmalar aralıksız devam ediyor.</p>

<p>Muğla Valisi İdris Akbıyık, yaptığı açıklamada, kentte 5 farklı noktada yangın meydana geldiğini, bunlardan 4'ünün kontrol altına alındığını, Seydikemer'deki yangına müdahalenin ise sürdüğünü söyledi.</p>

<p>Yangınla mücadelede 741 personelin görev yaptığını belirten Akbıyık, "Sahada 5 uçak, 18 helikopter, 88 arazöz, 3 ilk müdahale aracı, 20 su tankeri, 23 iş makinesi, 63 araç, 6 TOMA ve 8 ambulans aktif olarak kullanılmaktadır. Tedbir amacıyla 121 ev ve 202 vatandaşımız ile Seydikemer Devlet Hastanesi geçici olarak tahliye edilmiştir." ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan, yangın ve yoğun duman nedeniyle Antalya-Seydikemer kara yolunun ulaşıma kapalı olduğu bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/muglada-orman-yangini-121-ev-ve-bir-hastane-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/07/o-q-w-m-e-o-q-e.png" type="image/jpeg" length="62089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Dışişleri, Guterres'in Kıbrıs meselesine ilişkin çabalarını takdirle karşıladı]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/turkiye-disisleri-guterresin-kibris-meselesine-iliskin-cabalarini-takdirle-karsiladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/turkiye-disisleri-guterresin-kibris-meselesine-iliskin-cabalarini-takdirle-karsiladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres'in görevinin başından bu yana Kıbrıs meselesiyle ilgili ortaya koyduğu çabaları takdirle karşıladıklarını belirtti.</p>

<p>Keçeli, X hesabından, Guterres'in Kıbrıs’ta liderlerle gerçekleştirdiği üçlü görüşmenin ardından yaptığı açıklamaya ilişkin paylaşımda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sözcü Keçeli, "BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, görevinin başından bu yana Kıbrıs meselesiyle ilgili ortaya koyduğu çabaları takdirle karşılıyoruz. Ada'daki iki taraf arasında çözüme yönelik ortak zeminin halen mevcut olmadığı bu dönemde, Genel Sekreter Guterres'in 2025 yılında başlattığı süreç kapsamında önemli işbirliği alanlarında ilerleme sağlanmasına odaklanılmasının, güvenin inşasına hizmet edeceğine inanıyoruz." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p>On yıllar boyunca denenen ve tükenen çözüm modellerinin geçmişte kaldığını vurgulayan Keçeli, şöyle devam etti:</p>

<p>"Kıbrıs Rum tarafının uzlaşmaz tutumu değişmedikçe ve bölge güvenliğini de olumsuz etkileyen eylemleri sona ermedikçe çözüm perspektifinin somutlaşmayacağını bir kez daha vurguluyoruz."</p>

<p>Keçeli, Kıbrıs meselesinin adil, kapsamlı ve sürdürülebilir çözümüne Ada'daki gerçekler esas alınarak, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü temelinde varılabileceğini yineleyerek, "Her zaman olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Kıbrıs Türk halkına desteğimizin tam olduğunu teyit ediyoruz." ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/turkiye-disisleri-guterresin-kibris-meselesine-iliskin-cabalarini-takdirle-karsiladi</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/07/t-u-w-u.png" type="image/jpeg" length="81678"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye DMM: "Yunanistan, Türkiye'nin savunma tedarikini engelliyor" iddiaları asılsız]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/turkiye-dmm-yunanistan-turkiyenin-savunma-tedarikini-engelliyor-iddialari-asilsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/turkiye-dmm-yunanistan-turkiyenin-savunma-tedarikini-engelliyor-iddialari-asilsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), bazı basın yayın organları ve sosyal medya platformlarında yer alan, Yunanistan'ın diplomatik girişimlerle Türkiye'nin füze ve savunma mühimmatı tedarik süreçlerini engellediği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), kamuoyunda yer bulan "Yunanistan'ın diplomatik girişimler ve gizli hamlelerle Türkiye'nin çeşitli füze ve savunma mühimmatı tedarik süreçlerini engellediği" yönündeki iddialara ilişkin açıklama yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DMM, söz konusu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu belirterek, Türkiye'nin savunma sanayiinde benimsediği yerli ve milli üretim vizyonu sayesinde kritik mühimmat, füze ve savunma sistemleri ihtiyacının büyük bölümünü kendi öz kaynaklarıyla karşıladığını vurguladı.</p>

<p>Açıklamada, uluslararası pazarlarda yürütülen tedarik ve iş birliği süreçlerinin de devletler arası hukuki mutabakatlar ve stratejik planlamalar doğrultusunda sorunsuz ve kesintisiz şekilde devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Basında ve üçüncü taraf kaynaklarda zaman zaman yer alan bu tür haberlerin kamuoyunu manipüle etmeye ve asılsız bir algı oluşturmaya yönelik spekülatif dezenformasyon faaliyetleri olduğu kaydedilen açıklamada, vatandaşların yalnızca ilgili resmi makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate alması gerektiği belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/turkiye-dmm-yunanistan-turkiyenin-savunma-tedarikini-engelliyor-iddialari-asilsiz</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/07/kanal-t-yatay-39-2.jpg" type="image/jpeg" length="36692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" önerisi TBMM'de reddedildi]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/kibris-turk-cumhuriyeti-onerisi-tbmmde-reddedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/kibris-turk-cumhuriyeti-onerisi-tbmmde-reddedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de Yeni Yol Grubu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin adının "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti" olarak değiştirilmesini önerdi. Öneri, iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.</p>

<p>T24'te yer alan habere göre, Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin adının değiştirilmesi, İYİ Parti'nin "Lozan Barış Antlaşması", DEM Parti'nin "mevsimlik tarım işçileri" ve CHP'nin "Karadeniz'de seyrüsefer güvenliği" ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü. Önerilerin tümü AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.</p>

<p>Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, bölgesel gerilimlere ve çatışmalara dikkati çekerek Kıbrıs'ın önemine işaret etti.</p>

<p>Kaya, "Adanın tamamında söz hakkı sahibiysek, hidrokarbon yataklarının tamamında Kuzey Kıbrıs Türk halkının da hakkı varsa bundan sonra adanın 'kuzey'i, 'güney'i yoktur, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adı altında bu yola devam edilmelidir" dedi.</p>

<p>Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, 1974 öncesi ve sonrası Ada'da yaşayan Türkler arasında ayrım yaparak bir oyun kurmaya çalıştığını anlatan Kaya, buna karşı uyanık olunması çağrısında bulundu.</p>

<p>İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, Rum yönetiminin Ada'nın tamamını kendi egemenliği altına alma hayalinden hâlâ vazgeçmediğini dile getirdi.</p>

<p>Türkiye'nin çözülmemiş bir "Kıbrıs sorunu" bulunmadığını kaydeden Türkeş, şöyle devam etti:</p>

<p>"Biz, hükümetin bugüne kadar ortaya koyduğu iki devletli çözüm ve egemen eşitlik politikasını doğru buluyor ve destekliyoruz. Bu politikanın dış baskılar nedeniyle değiştirilmesi kesinlikle kabul edilemez. Kıbrıs politikası hükümetlerin değil, devletin değişmez politikası olmalıdır. Türkiye'nin kırmızı çizgileri açıktır, federasyona dönüş yoktur. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenliğinden taviz yoktur. Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğü kesinlikle tartışılamaz, Türk askerinin adadaki varlığı müzakere konusu yapılamaz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vardır, yaşayacaktır ve mutlaka tanınacaktır. Bu, sadece Kıbrıs Türklüğünün değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Mavi Vatan'ın vazgeçilmez milli davasıdır."</p>

<p>DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ada'daki Türklerin haklarını savunabilmek için her şeyden önce onların öz iradelerine gereken saygının gösterilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kıbrıs'ın bulunduğu konum nedeniyle hem ekonomik hem siyasi hem de diplomasi alanında çok kritik bir coğrafyaya sahip olduğunu vurgulayan Temelli, "Dolayısıyla özellikle de bugün, dönüp baktığımızda, Kıbrıs ekonomisine baktığımızda, Kıbrıs ekonomisinin içinde bulunduğu zorluklara baktığımızda, aslında, biz Kıbrıs'la yaptığımız ilişkilerde yoksulluk ihraç ediyoruz, yoksulluk ithal ediyoruz. Dolayısıyla Kıbrıs ekonomisinin potansiyelini kullanabileceği koşullardan olabildiğince uzaktayız." değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>"KIBRIS TÜRK HALKININ HAKLI MÜCADELESİNİN SONUNA KADAR YANINDAYIZ"</strong></p>

<p>CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Kıbrıs Barış Harekâtı sayesinde Ada'nın tamamının huzur içinde yaşadığını belirtti.</p>

<p>Avrupa Parlamentosunda kabul edilen Kıbrıs Türklüğüne ve Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik kararı kınayan Çakırözer, "Bu raporu yazanlar, ülkemize ve kahraman ordumuza dil uzatmak yerine önce Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini, hakkını, hukukunu, bağımsızlığını ve eşit statüsünü tanımalıdır" dedi.</p>

<p>Çakırözer, Türkiye'nin görevinin, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve uluslararası alanda hak ettiği yeri güçlü bir diplomasiyle savunmak olduğunu anlatarak, "Biz, Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin sonuna kadar yanındayız. Kuracağımız halkın iktidarında da KKTC'nin uluslararası alanda daha güçlü temsilini sağlayacak, haklarını kararlılıkla sonuna kadar savunacağız" ifadelerini kullandı.</p>

<p>AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, Kıbrıs Türk halkı ile garantör ülke Türkiye'nin birlikteliğinin sonsuza kadar devam edeceğini vurguladı.</p>

<p>Gelinen noktada dünyanın haline bakıldığında hukukun üstünlüğünün kalmadığına, insan haklarının işlemediğine, evrensel değerlerin yok sayıldığına işaret eden Erdem, böyle bir durumda tanınmanın mı yoksa güvenliğin mi daha önemli olduğu sorusunu yöneltti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdem, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Tabii ki tanınsın ancak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyadaki en güvenli adalardan biri. İşte, 155 ülkenin tanıdığı Filistin'i, Gazze'yi görüyoruz, içimiz yanıyor. Irak'ta, Suriye'de, Libya'da, dünyanın birçok bölgesindeki halleri görüyoruz, içimiz yanıyor. Haklının değil, güçlünün haklı olduğu bir dünya düzeni ve buna uğraşıyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güvenlik açısından hiç kimsenin yanına dahi dokunamayacağı Türkiye'nin garantörlüğündeki bir ülkedir. Gelinen noktada bu çok önemlidir, tanınmanın da ötesindedir."</p>

<p>Türkiye'nin KKTC'ye yönelik yatırımlarını anımsatan Erdem, bunların her birinin KKTC'nin bir devlet olarak müstakil bir yapıya sahip olması adına yapılan çalışmalar olduğunu anlattı.</p>

<p>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Erdem'in konuşmasını eleştirerek, Türkiye'nin Kıbrıs meselesinde "irtifa kaybettiğini" savundu.</p>

<p>Çömez, "Kıbrıs meselesine, oraya kurduğunuz saraycıklar yahut yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle sahip çıkın, hep beraber sahip çıkalım" dedi.</p>

<p>Erdem ise Çömez'e yanıt olarak, "Sayın Çömez, Kuzey Kıbrıs, İngiliz valisinin bulduğu bir binada mı cumhurbaşkanlığına devam etsin, meclisi bir tütün fabrikasında mı olmalı? Kurumları olmayan bir devlet olur mu? Bunları söz etmekten niye rahatsız oluyorsunuz?" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"ORUÇ REİS, KKTC SAHASINDA, DOĞU AKDENİZ'DE ÇALIŞMALARINA DEVAM EDECEK"</strong></p>

<p>AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, KKTC'yi asla yalnız bırakmadıklarını kaydederek, "Daha da güçlü iddiayla, Kıbrıs Türk'ü egemen, eşit bir devlet oluncaya kadar kurumlarımızla, mekanlarımızla devlet dairelerimizle onların yanında olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.</p>

<p>Gül, ayrıca Kıbrıs davasının herkesin ortak davası ve hassasiyeti olduğunun altını çizerek, "Bugün Oruç Reis, Anamur sahasında çalışmalarını sürdürmektedir, 29 Temmuz'a kadar bu çalışmalarını tamamlayacak, akabinde de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sahasında, yine Doğu Akdeniz'de çalışmalarına devam edecektir. Enerji Bakanı'ndan aldığım güncel bilgiyi de sizlere, Gazi Meclisimizin bilgilerine sunuyorum." sözlerini sarf etti.</p>

<p>Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, KKTC'nin kurumsal binalara kavuşmasının övünç verici olduğunu belirterek, bununla birlikte Türkiye'nin KKTC'ye vereceği desteğin bina yatırımlarından önce hukukun, ahlakın ve düzenin egemen olmasını sağlamaya yönelik olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin grup önerileri kabul edilmedi.</p>

<p>Genel Kurulda daha sonra en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.</p>

<p>Kaynak: T24</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/kibris-turk-cumhuriyeti-onerisi-tbmmde-reddedildi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/07/one-3.gif" type="image/jpeg" length="29142"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel ile toplam 91 vekil CHP'den istifa etti]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/ozgur-ozel-ile-toplam-91-vekil-chpden-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/ozgur-ozel-ile-toplam-91-vekil-chpden-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Yeni Parti'nin kuruluş evraklarını imzalayarak partisinden istifa etti. Özel ile birlikte 91 milletvekili de CHP'den ayrılarak Yeni Parti Kurucular Kurulu'nda yer aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özgür Özel, Yeni Parti’nin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti. Özel ile birlikte toplam 91 milletvekili Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Yeni Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.</p>

<p>TRT Haber'de yer alan habere göre, Özgür Özel, Yeni Parti’nin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etti.</p>

<p>Özel ile birlikte toplam 91 milletvekili Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Yeni Parti Kurucular Kurulu’na katıldı.</p>

<p><strong>GRUP TOPLANTISI'NDA VEDA ETMİŞTİ</strong></p>

<p>Özel, TBMM Grup toplantısında konuşmuştu. Kürsüye vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktığını kaydeden Özel, "Milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partimizi milletimizin seçtiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz" demişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaynak: TRT Haber</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/ozgur-ozel-ile-toplam-91-vekil-chpden-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/07/kanal-t-yatay-17-19.jpg" type="image/jpeg" length="83603"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kıbrıslı Türk Prof. Dr. Özgür Deren’in ekibinden Türkiye’de bir ilk]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/kibrisli-turk-prof-dr-ozgur-derenin-ekibinden-turkiyede-bir-ilk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/kibrisli-turk-prof-dr-ozgur-derenin-ekibinden-turkiyede-bir-ilk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıslı Türk Prof. Dr. Özgür Deren’in başında bulunduğu ekip, Türkiye tıp tarihinde bir ilke imza attı. Hacettepe Üniversitesi’nde gerçekleştirilen operasyonda, 26 haftalık bebeğin omuriliğindeki doğumsal açıklık anne karnında kapalı yöntemle başarıyla onarıldı.</p>

<p>Ankara’da 26 haftalık hamile Sebiha Çakmak’ın (32) bebeğine anne karnında ‘nöral tüp defekti’ (beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal anomali) tanısı konuldu. Hacettepe Üniversitesi Erişkin Çocuk Hastanesi’nde, Türkiye’de ilk kez uygulanan yöntemle rahim içine kapalı yöntemle girilerek bebeğin omuriliğindeki açıklık kapatıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sebiha Çakmak’ın, 22 haftalık hamileyken Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan ultrason muayenesinde, bebekte beyin ve omurilik gelişimini etkileyen doğumsal anomali tespit edildi. Sebiha Çakmak, Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Kliniği’ne sevk edildi. Yapılan tetkikler sonucunda 26 haftalık bebeğe anne karnında müdahale edilmesi kararlaştırıldı.</p>

<p>Hacettepe Üniversitesi Perinatoloji Bilim Dalı Başkanı Kıbrıslı Türk Prof. Dr. Özgür Deren ve öğretim üyesi Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu, Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. İlkay Işıkay, Anestezi ve Reanimasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ve endoskopik cerrahi uzmanı Doç. Dr. Derman Başaran’ın da yer aldığı yaklaşık 30 kişilik ekip, alanında dünya çapında uzman Prof. Dr. Alireza Shamshirsaz’ın uluslararası desteğiyle 14 Temmuz’da 6,5 saat süren bir operasyon gerçekleştirdi.</p>

<p>Operasyonda, 26 haftalık bebeğin omuriliği üzerindeki açıklık, rahim içine fetoskopik (kapalı) yöntemle girilerek başarıyla kapatıldı. Türkiye’de kapalı yöntemle gerçekleştirilen ilk vaka olarak litaratüre giren operasyonda, rahim içine kamera ve milimetrik cerrahi aletlerle girilerek bebeğin tedavisi sağlandı.</p>

<p>Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi’nde de 13 Temmuz’da da yine nöral tüp defekti bulunan anne karnındaki bir başka bebeğe de dünyada ve Türkiye’de sayılı merkezde yapılabilen açık cerrahi yöntemiyle cerrahi onarım yapıldı. Böylece 24 saat içerisinde başarıyla tamamlanan operasyonlarla, Hacettepe Üniversitesi anne karnındaki ‘nöral tüp defekti’ tedavisinde hem açık, hem de kapalı cerrahi seçeneklerini hastalarına sunabilen Türkiye’deki ilk merkez oldu.</p>

<p><img alt="" decoding="async" fetchpriority="high" height="562" src="https://kibrisgazetesi.com/wp-content/uploads/2026/07/6a61cfbf5f72d7ec3f7daee1.webp" width="750" /></p>

<p><strong>ÇAKMAK: “ÇOK BÜYÜK BİR MUCİZE OLDU BİZİM İÇİN”</strong></p>

<p>Sebiha Çakmak, 7’nci çocuğuna hamile olduğunu, önceki çocuklarında böyle bir anomali yaşanmadığını söyledi. Çakmak, “14 Temmuz’da kapalı bir ameliyat gerçekleşti. Anne karnında oluyor, mucize gibi oldu insana. Korkularımız vardı, heyecanlarımız vardı ama Allah’a şükür hocalarımızın sayesinde korkumuzu yendik, girdim ameliyata. Allah’ıma şükürler olsun çocuğum da iyi, ben de iyiyim. Türkiye’de ilk defa böyle bir ameliyat olduğu için, çok büyük bir mucize oldu bizim için. İlk başta herkes ‘bu doğumu sonlandır, bu çocuğu aldır, bize engelli bir çocuk lazım değil’ dediler. Allah’ıma şükürler olsun aldırmadım. Sonuna kadar devam edeceğim bu doğuma dedim. Çocuğum şu an çok şükür iyi. Erkek olacak. Mutluluk ile bekliyoruz onu. Hatta adını ‘Umut’ koymayı düşünüyoruz oğlumuzun. Bize umut oldu. Hareketlerini hissediyorum ve onun hareketlerini hissetmek bana büyük bir mucize veriyor. Şimdi hayırlısıyla doğumunu beklemek istiyoruz. Bütün doktorlarımızdan Allah bin kere razı olsun. Allah’tan umut kesilmiyor hiçbir zaman” diye konuştu.</p>

<p><strong>KIBRISLI TÜRK PROF. DR. DEREN: “KAPALI CERRAHİ TÜRKİYE’DE İLK”</strong></p>

<p>Kıbrıslı Türk Prof. Dr. Özgür Deren, iki vakayı 24 saat içerisinde hem açık teknikle hem de kapalı teknikle, tedavi ettiklerini söyleyerek, “Bu tabii ki çok geniş bir ekip ve koordinasyon işi. Beyin cerrahisi, anestezi, perinatoloji, endoskopik cerrahi, birçok branşın birlikte çalışarak, koordine halinde yaptığı cerrahidir. Kapalı cerrahiyi Türkiye’de ilk kez ekibimiz gerçekleştirdi. Bunun için çok gururluyuz. 30 kişilik bir ekiple bu ameliyatları gerçekleştirdik. Bundan sonraki bu hastalıkla gelebilecek hastalarımıza her iki seçeneği de, hem kapalı cerrahi hem açık cerrahi sunabilecek deneyime sahibiz. Kapalı ameliyatta, kamerayla girildiği zaman çok daha küçük bir kesi oluyor. Bu süreçte desteklerini esirgemeyen başta Hacettepe Üniversitesi Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran olmak üzere üniversitemiz ve hastanemiz idarecilerine de teşekkür ederiz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>FADIKOĞLU: “VAJİNAL DOĞUMA OLANAK SAĞLIYOR”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Erdem Fadıloğlu da, bu tedavilerin gerçekleşmesi ile birlikte, anne adaylarının bu gebelikte ve takip eden gebeliklerde vajinal doğum gerçekleştirebileceklerini ve doğacak bebeklerin bağımsız yürüme şanslarının arttığını anlatarak, “Bunlar da bu cerrahi tekniğin getirdiği çok önemli avantajlar. Bu çocuklarda gebeliğin başında meydana gelen bir kusur var. Sonrasında bu kusurun ilerleyen zaman içerisinde bebeğin sinirlerine vereceği hasarın önüne geçmeye çalışıyoruz. Anne karnında yapılan ameliyatın en önemli amacı da bu” dedi.</p>

<p><strong>IŞIKAY: “İNANILMAZ BİR EKİP İŞİ”</strong></p>

<p>Prof. Dr. İlkay Işıkay ise, hastalığın beyin fonksiyonlarına yaptığı etkiye değinerek, “Anne karnında erken gebelik döneminde meydana gelen bir problem nedeniyle omurgalarının alt kısmında bir kapanma defektiyle dünyaya geliyor bu hastalığa sahip çocuklar. Nörolojik tablosu çok değişken olmakla beraber klasik tablo; bacaklarındaki hareket azlığı ve çocukların ileriki dönemde, çocukluk döneminden itibaren idrar ve büyük abdestle ilgili kontrol zorlukları, beyinde su toplaması, hidrosefali dediğimiz, artık halkımızın da bu konuya aşina olduğu problemlerle karşı karşıya kalabiliyorlar tedavi edilmediği zaman.</p>

<p>Anne karnında bunu tamir ettiğimizde bu amniyotik sıvıya maruziyete hem engel oluyoruz hem de fetüsün, yani anne karnındaki bebeğin beyin omurilik sıvısı kaçağını tamir ettiğimiz için hidrosefali komplikasyonları daha az sıkıntılı oluyor. Fetoskopik olan cerrahi Türkiye’de ilk kez gerçekleştirildi. Bu takımın bir parçası olduğum için çok gururluyum. İnanılmaz bir ekip işi. Türkiye’de ilk kez uygulanan bu tam fetoskopik fetal cerrahi, bundan sonra nöral tüp defekti tanısı alan bebekler ve aileleri için önemli bir seçenek olacak” dedi.</p>

<p><strong>KILIÇASLAN: “BEBEĞE DE ANESTEZİ VERİYORUZ”</strong></p>

<p>Prof. Dr. Banu Kılıçaslan ise, yapılan operasyonların en ilginç yanının bebeğin de anestezi alması olduğunu ve çoklu anestezi yöntemleri uyguladıklarını söyleyerek, “Ameliyat sırasında bebeğe de anestezi veriyoruz, onun da kımıldamamasını sağlıyoruz, anestezi altında olmasını sağlıyoruz. Çünkü bu dönemdeki bebeklerin de yapılan çalışmalara göre ağrı duydukları ortaya çıktığı için biz de buna uygun anestezi uyguluyoruz. Dolayısıyla aynı anda iki farklı varlığa anestezi uygulamış oluyoruz. Bu nedenle önceden gerçekten çok ciddi bir hazırlık gerektiren ameliyatlar bunlar” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/kibrisli-turk-prof-dr-ozgur-derenin-ekibinden-turkiyede-bir-ilk</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/07/kanal-t-yatay-11-25.jpg" type="image/jpeg" length="13454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya’da 4,1 büyüklüğünde deprem]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/malatyada-41-buyuklugunde-deprem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/malatyada-41-buyuklugunde-deprem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya’nın Akçadağ ilçesinde saat 10.26’da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.</p>

<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 10.26’da, merkez üssü Akçadağ olan 4,1 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Depremin yerin 11,46 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/malatyada-41-buyuklugunde-deprem</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2024/12/haber-sablonlari-1/deprem.gif" type="image/jpeg" length="11568"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ahbap Soruşturması derinleşiyor]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/ahbap-sorusturmasi-derinlesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/ahbap-sorusturmasi-derinlesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturma kapsamında, gazeteciler Fatih Portakal ve Ece Üner ile avukat Feyza Altun, müzisyen Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter'in ifadelerine başvurulacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çok yönlü devam ediyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında savcılığın, kamuoyunun yakından tanıdığı bazı isimlerin bilgisine başvurma kararı aldığı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çerçevede, Fatih Portakal ve Ece Üner, Feyza Altun ile Gökhan Özoğuz ve Öykü Serter’in ifadelerinin alınması için adliyeye davet edilecekleri belirtildi.</p>

<p>Söz konusu isimlerin, yürütülen soruşturma dosyası kapsamında ifadelerine başvurulacağı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/ahbap-sorusturmasi-derinlesiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/07/kanal-t-yatay-32-2.jpg" type="image/jpeg" length="41277"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel CHP'ye veda etti: "Vakti gelmiş bir vedanın hüznüyle buradayım"]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/ozgur-ozel-chpye-veda-etti-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznuyle-buradayim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/ozgur-ozel-chpye-veda-etti-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznuyle-buradayim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Özel, CHP grup kürsüsünde yaptığı son konuşmada partiye veda ettiğini açıkladı. Özel'in ilerleyen saatlerde yeni partiye ilişkin açıklama yapması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada CHP'ye veda ettiğini açıkladı. Özel, kürsüye bu kez farklı duygularla çıktığını belirterek, "Vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak huzurunuzdayım." ifadelerini kullandı. Bu gelişme, Özel'in daha önce dile getirdiği yeni siyasi oluşum hazırlıklarıyla örtüşüyor.</p>

<h2><strong>"VAKTİ GELMİŞ BİR VEDANIN HÜZNÜYLE BURADAYIM"</strong></h2>

<p>Grup toplantısında konuşan Özel, "Değerli arkadaşlarım, değerli konuklarımız; bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım." dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özel'in bu sözlerinin ardından salonda bulunan partililer "İktidar" sloganları attı.</p>

<h2><strong>YENİ PARTİ AÇIKLAMASI BEKLENİYOR</strong></h2>

<p>Özgür Özel'in günün ilerleyen saatlerinde yeni siyasi oluşuma ilişkin kapsamlı bir açıklama yapması bekleniyor. Daha önce yaptığı değerlendirmelerde, CHP'deki hukuki süreçlerin sonuçlanmasının ardından temmuz sonu veya ağustos başında yeni parti için resmî adım atılabileceğini ifade etmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/ozgur-ozel-chpye-veda-etti-vakti-gelmis-bir-vedanin-huznuyle-buradayim</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/07/ved-3.gif" type="image/jpeg" length="63907"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HAVELSAN Genel Müdürü Nacar: Deniz gözetleme sistemi, deniz güvenliğini önemli ölçüde artıracak]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/havelsan-genel-muduru-nacar-deniz-gozetleme-sistemi-deniz-guvenligini-onemli-olcude-artiracak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/havelsan-genel-muduru-nacar-deniz-gozetleme-sistemi-deniz-guvenligini-onemli-olcude-artiracak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) kurulan yapay zeka destekli yerli dijital deniz gözetleme sisteminin, Doğu Akdeniz "Mavi Vatan"da deniz güvenliğini önemli ölçüde artıracağını bildirdi.</p>

<p>Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi kapsamında Gazimağusa’da kurulan Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi hakkında basına açıklamalarda bulunan Nacar, sistemin radarlar, elektronik sistemler, haberleşme altyapısı ve sahada kurulan kulelerle bütünleştirilen yerli yazılım sayesinde, yabancı gemi hareketleri, insan kaçakçılığı ve illegal operasyonların tespit edilebileceği entegre bir yapıya kavuşulduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HAVELSAN tarafından yapılan dijital gemi gözetleme sisteminin geçmişte yapılanlara göre daha fazla yerlilik oranına sahip olduğunu belirten Genel Müdür Nacar, "Sistem mevcut sistemlerimizle entegre çalışabiliyor ve yapay zeka destekli analiz yeteneğiyle durumsal farkındalığı üst seviyelere çıkarıyor" ifadesini kullandı.</p>

<p>Nacar, HAVELSAN’ın 2023'te Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetlerinde yabancı menşeli yazılımları yerlilerle değiştirdiğini ve sensörleri de yerli ürünlerle takviye ettiğini hatırlatarak, KKTC'ye kurulan sistemin, daha fazla yerlilik oranıyla öncekilerden bir adım daha ileriye gittiğini vurguladı.</p>

<p>Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Projesi çerçevesinde KKTC'ye kurulan Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi'nin hem Türkiye hem de KKTC'nin "Mavi Vatan"daki gözü olacağını vurgulayan Nacar, şunları kaydetti:</p>

<p>"Bu sistem sayesinde burada olan biten, çok daha rahat tespit edilip görüntülenebilecek. Bu, bize daha fazla özgürce hareket etmeyi getirecek. Başkalarına bağımlı olmadan kendi sistemlerimizle durumsal farkındalığı denizde sağlayacak. KKTC, kaçakçılık, illegal işler ve gemi trafiğinin emniyeti açısından bu sistemden azami ölçüde yararlanacaktır"</p>

<p>Nacar, KKTC'ye önemli bir dijital deniz gözetleme sisteminin kurulduğuna işaret ederek, "KKTC'ye kurulan yapay zeka destekli yerli dijital deniz gözetleme sistemi, Doğu Akdeniz 'Mavi Vatan'da deniz güvenliğini önemli ölçüde artıracaktır" dedi.</p>

<p>HAVELSAN'ın Türkiye'de ve dost ülkelerde, benzer sahil güvenlik, radar ve gözetleme sistemleri kurduğunu dile getiren Nacar, Karadeniz, Güneydoğu Asya ve Afrika'da da projeler gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.</p>

<p>Nacar, HAVELSAN'ın havacılık simülasyonları, komuta kontrol sistemleri ve savaş yönetim yazılımları gibi ürünlerle diğer alanlara yöneldiğine dikkati çekerek, "HAVELSAN, büyük veri, yapay zeka ve bulut bilişim alanlarında yeni projelerle 2026'da daha da güçlenecektir" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/havelsan-genel-muduru-nacar-deniz-gozetleme-sistemi-deniz-guvenligini-onemli-olcude-artiracak</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 13:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/07/den-28.gif" type="image/jpeg" length="79641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dezenformasyonla Mücadele Merkezi: Türk askerinin Kıbrıs'taki varlığı işgal değil, barışın teminatıdır]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/dezenformasyonla-mucadele-merkezi-turk-askerinin-kibristaki-varligi-isgal-degil-barisin-teminatidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/dezenformasyonla-mucadele-merkezi-turk-askerinin-kibristaki-varligi-isgal-degil-barisin-teminatidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), "Türkiye'nin Kıbrıs'ta işgalci ve Ada'daki askeri varlığının gayrimeşru olduğu" yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu bildirdi.</p>

<p>DMM'den yapılan açıklamada, Türkiye'nin 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'nı, Ada'daki Türk varlığını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan girişimlere ve sistematik katliamlara son vermek amacıyla gerçekleştirdiği belirtildi.</p>

<p>Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan "Türkiye'nin Kıbrıs'ta işgalci ve Ada'daki askeri varlığının gayrimeşru olduğu" yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğu vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ada'ya müdahale, 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan uluslararası hak ve yükümlülükler çerçevesinde meşru bir zeminde yapılmıştır. Harekat sayesinde Ada'nın tamamında barış tesis edilmiş, ayrıca 'Enosis' emelleri akim kalan Yunanistan'daki cuntanın devrilmesinin önü açılarak, Yunanistan'a yeniden demokrasinin gelmesi sağlanmıştır. Türk askerinin Ada'daki varlığı bir 'işgal' değil, Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin, egemenliğinin ve 1974'ten bu yana Ada'da hakim olan huzur ortamının yegane teminatıdır. Uluslararası hukuku, insan haklarını ve sınırları hiçe sayarak işgal ve ilhak politikası yürüten odakların, Türkiye'nin barışçıl ve hukuki hamlelerini hedef alan dezenformasyon faaliyetleri, suçluluk psikolojisiyle yürütülen bir algı operasyonundan ibarettir. Kamuoyunun bu tarz içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/dezenformasyonla-mucadele-merkezi-turk-askerinin-kibristaki-varligi-isgal-degil-barisin-teminatidir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/07/bas-88.gif" type="image/jpeg" length="26564"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye Dışişleri: Türkiye, KKTC'nin menfaatlerini korumaya devam edecektir]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/turkiye-disisleri-turkiye-kktcnin-menfaatlerini-korumaya-devam-edecektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/turkiye-disisleri-turkiye-kktcnin-menfaatlerini-korumaya-devam-edecektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünün gururla kutlandığını belirterek, Türkiye'nin gelecekte de KKTC'nin menfaatlerini korumaya, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakkı olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statülerinin tanınması için tüm gücüyle çalışmaya devam edeceğini bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Türkiye Dışişleri Bakanlığı, sosyal medya hesabından Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümüne ilişkin paylaşım yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Paylaşımda, "Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesini taçlandıran Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Bundan tam 52 yıl önce Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması'ndan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri çerçevesinde harekete geçerek Kıbrıs Türkü'nün can güvenliğini ve Ada'daki varlığını teminat altına almıştır." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Bugün Kıbrıs Türk halkının KKTC'nin çatısı altında, özgürce dalgalanan bayrağının altında başı dik, huzur ve emniyet içinde yaşadığı vurgulanan paylaşımda, "Ana vatan ve garantör Türkiye, dün olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin menfaatlerini korumaya, Kıbrıslı Türklerin özden gelen hakkı olan egemen eşitlik ve eşit uluslararası statülerinin tanınması için tüm gücüyle çalışmaya devam edecektir. Kıbrıs'ta barışı tesis eden, milli davamız uğruna gözünü kırpmadan şehadet mertebesine erişen Mehmetçiklerimizi ve Mücahitlerimizi rahmetle anıyor, Gazilerimize minnetlerimizi sunuyoruz." ifadelerine yer verildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/turkiye-disisleri-turkiye-kktcnin-menfaatlerini-korumaya-devam-edecektir</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/crop/1280x720/kanalt-com/uploads/2026/07/kanal-t-yatay-7-30.jpg" type="image/jpeg" length="35210"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya'da 5 büyüklüğünde deprem]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/malatyada-5-buyuklugunde-deprem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/malatyada-5-buyuklugunde-deprem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya'nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20'de, merkez üssü Battalgazi olan 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.</p>

<p>Depremin yerin 15,59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.</p>

<p>Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi.</p>

<p>Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>BAKAN KURUM: “DEPREM SONRASI ŞU AN İTİBARIYLA HERHANGİ BİR OLUMSUZ TESPİT OLMAMAKLA BİRLİKTE TÜM İHBARLARI DEĞERLENDİRİYORUZ”</strong></p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Güzel Malatya'mıza geçmiş olsun. Battalgazi'de meydana gelen deprem sonrası şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz tespit olmamakla birlikte tüm ihbarları değerlendiriyoruz.”</p>

<p><strong>AFAD: AN İTİBARIYLA, OLUMSUZ BİR DURUM BULUNMAMAKTADIR</strong></p>

<p>AFAD'ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 06.20'de meydana gelen ve Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız."</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/malatyada-5-buyuklugunde-deprem</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2024/12/haber-sablonlari-1/deprem.gif" type="image/jpeg" length="86399"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan: 15 Temmuz direnişi dünya demokrasi tarihi açısından emsalsizdir]]></title>
      <link>https://www.kanalt.com/erdogan-15-temmuz-direnisi-dunya-demokrasi-tarihi-acisindan-emsalsizdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.kanalt.com/erdogan-15-temmuz-direnisi-dunya-demokrasi-tarihi-acisindan-emsalsizdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk milletinin, 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu basiret, cesaret ve ferasetin, dünya demokrasi tarihi açısından da emsalsiz olduğunu vurguladı.</p>

<p>Erdoğan, “Ülkesinin bağımsızlığını, demokratik kazanımlarını ve özgür iradesini korumak amacıyla canı pahasına direnişe geçen milletimiz, darbecileri püskürterek nesilden nesile gururla anlatılacak bir milli irade destanına imzasını attı” dedi.</p>

<p>Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) yurtdışı yapılanmasında örgüt içi çözülme sürecinin son iki yılda hızlandığına dikkat çeken Erdoğan, bununla birlikte bazı ülkelerin halihazırda bu örgüte örtülü de olsa destek verdiğinin ve örgüt mensuplarını barındırdığının farkında olduklarını kaydetti.</p>

<p>Uluslararası toplumdan temel beklentilerinin, Türkiye’nin haklı mücadelesine destek vermeleri olduğunu belirten Erdoğan, “Küresel barış, güvenlik ve refah ancak ayrım gözetmeksizin terör örgütlerine karşı kararlı ve tavizsiz bir mücadele ve samimi iş birliğiyle sağlanabilir.” vurgusu yaptı.</p>

<p><strong>-“Aziz milletimiz, kahramanca bir direnişle bu topraklarda milli iradenin esir alınamayacağını tüm dünyaya ilan etti”</strong></p>

<p>15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü nedeniyle mesaj yayımlayan Erdoğan, Türk siyasi tarihinin en acımasız darbe girişimlerinden birinin, bundan tam 10 yıl önce 15 Temmuz 2016’da gerçekleştiğini belirterek, “Ülkemizin kurumlarına sinsice sızan bir terör şebekesi tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin hedefi, Türkiye’yi uzun yıllar sürecek bir kaos ortamına sürükleyerek, milletimizin geleceğini zapturapt altına almaktı” dedi.</p>

<p>“Darbecilere istiklal ve istikbaline sahip çıkarak, karşılık veren aziz milletimiz, kahramanca bir direnişle bu topraklarda milli iradenin esir alınamayacağını tüm dünyaya ilan etti” vurgusu yapan Erdoğan, Türk milletinin 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğu basiret, cesaret ve ferasetin, dünya demokrasi tarihi açısından da emsalsiz olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) tarafından gerçekleştirilen bu hain kalkışmanın, alışılagelmiş bir darbe teşebbüsünün ötesinde ülkenin bağımsızlığını da tehdit eden topyekûn bir işgal girişimi olduğunu kaydeden TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Darbecilerin ilk hedefi milli iradenin ve milletimizin bağımsızlığının sembol kurumları olan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. 15 Temmuz gecesi yaptığım açıklamada, bugüne kadar halkın gücünün üstünde hiçbir güç tanımadığımın altını çizmiştim. Bu açıklamayı yaparken Türk milletinin kendi iradesine sahip çıkacağından emindim. Nitekim aynı gece büyük bir iman ve özgüvenle sokaklara akın eden milletimiz, terör çetesinin tahakkümü altına girmeyi reddetti. Ülkesinin bağımsızlığını, demokratik kazanımlarını ve özgür iradesini korumak amacıyla canı pahasına direnişe geçen milletimiz, darbecileri püskürterek nesilden nesile gururla anlatılacak bir milli irade destanına imzasını attı.”</p>

<p><strong>-“Terörsüz Türkiye sürecinin başarısının ülkemizin yanı sıra bölgemizin huzuruna da katkı sağlayacağına inanıyorum”</strong></p>

<p>“Milletimizin cesur duruşundan aldığımız ilhamla biz de bu hain kalkışmanın olumsuz etkilerini hızla ortadan kaldırmak adına harekete geçtik.” diyen Erdoğan şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Devletin tüm kurumlarındaki siyaset dışı araçlarla demokratik işleyişe zarar verebilecek her türlü oluşumu tehdit kaynağı olmaktan çıkartacak yapısal düzenlemeleri ivedilikle hayata geçirdik. Akabinde mücadele verdiğimiz diğer terör örgütlerini yok etme stratejisiyle içeride ve dışarıda yürüttüğümüz operasyonlarda kritik başarılar elde ettik. En nihayetinde kendi birlik ve beraberlik hikayemizde yeni bir sayfa olan Terörsüz Türkiye sürecini başlattık. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun temel eşiklerinden biri olan bu süreç kuşatıcı ve kucaklayıcı bir yaklaşımla, ilgili güvenlik birimlerimizin gayretleri ve siyaset kurumunun desteğiyle hamdolsun menziline doğru emin adımlarla ilerliyor. Terörsüz Türkiye sürecinin başarısının ülkemizin yanı sıra bölgemizin huzuruna da katkı sağlayacağına inanıyorum.”</p>

<p>Ülkenin ekonomik refah ve kalkınmasını da hedef alan bu darbe girişimine kalkışanlara karşı verdikleri mücadele neticesinde enerji, ulaşım, sağlık, tarım, teknoloji ve savunma gibi sektörlerde devreye aldıkları projelerle daha müreffeh bir gelecek için güçlü adımlar attıklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Son 10 yılda başlattığımız Milli Teknoloji Hamlesiyle savunma, havacılık ve uzay sanayisinde güçlü bir atılım yaptık. Elektrikli ve akıllı ulaşım sistemleri geliştirdik, sağlık ve tarım alanında güçlü yatırımlarla milletimizin fedakarlığına layık olmaya çalıştık. Bu süreçte dünya çapında takdir gören marka ürünlerimizi de geliştirdik. Bunlar arasında elektrikli otomobilimiz TOGG, milli muharip uçağımız KAAN, milli korvetlerimiz ve insansız hava araçlarımız ilk akla gelenlerdir.”</p>

<p><strong>-“Türkiye, müessir bir aktör olarak öne çıktı”</strong></p>

<p>Diğer yandan aradan geçen 10 yılda Türkiye’nin, girişimci dış politika anlayışıyla hem bölgesel hem de küresel düzeydeki kriz ve çatışmaların çözümünde müessir bir aktör olarak öne çıktığını vurgulayan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Tüm kriz coğrafyalarında güçlünün değil mazlumun ve haklının yanında olarak sulhu sükûnun sağlanması için sorumluluk almaktan kaçınmadık. Nerede bir zulüm ya da adaletsizlik varsa orada uluslararası hukuk, adalet ve vicdanın sesi olduk. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye bölgesel ve küresel meselelerde katkısı aranan, sözüne itibar edilen ve görüşlerine başvurulan bir ülke olarak tanımlanıyorsa, bu başarının arkasında 15 Temmuz gecesi canı pahasına istiklaline ve istikbaline sahip çıkan aziz milletimizin iradesi vardır.”</p>

<p><strong>-“Uluslararası toplumdan temel beklentimiz, Türkiye’nin haklı mücadelesine destek vermeleri”</strong></p>

<p>“Uluslararası iş birliğinin şart olduğu terörle mücadele, dış politika gündemimizin üst sıralarında yer almaya devam ediyor.” diyen TC Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</p>

<p>“Bilindiği üzere FETÖ’nün yurtdışı yapılanmasında örgüt içi çözülme süreci son iki yılda hızlandı. Bununla birlikte bazı ülkelerin halihazırda bu örgüte örtülü de olsa destek verdiğinin ve örgüt mensuplarını barındırdığının farkındayız. Emellerine ulaşmak için her yolu mubah gören, her türlü kılığa bürünen, demokrasi, özgürlük, insan hakları dahil her türlü kavramı istismar etmekten çekinmeyen FETÖ’ye karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını bu vesileyle çizmek istiyorum. 15 Temmuz gecesi 253 evladını darbecilerin şehit ettiği bir millet olarak uluslararası toplumdan temel beklentimiz, Türkiye’nin haklı mücadelesine destek vermeleridir. Küresel barış, güvenlik ve refah ancak ayrım gözetmeksizin terör örgütlerine karşı kararlı ve tavizsiz bir mücadele ve samimi iş birliğiyle sağlanabilir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Türkiye</category>
      <guid>https://www.kanalt.com/erdogan-15-temmuz-direnisi-dunya-demokrasi-tarihi-acisindan-emsalsizdir</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://kanaltcom.teimg.com/kanalt-com/uploads/2026/07/sal-19.gif" type="image/jpeg" length="98423"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
