banner37
banner57

Okuyunca Yüzünüzde Tebessüm Oluşturacak Mustafa Kemal Atatürk'ün Ders Niteliğinde Verdiği Tarihi Ayarlar

banner25

Okuyunca Yüzünüzde Tebessüm Oluşturacak Mustafa Kemal Atatürk'ün Ders Niteliğinde Verdiği Tarihi Ayarlar
banner29
banner66
banner67

Kimi zaman davranışlarıyla, kimi zaman sözleriyle gereken cevapları ne de güzel vermiş!

1. Dünya basınında Atatürk'ün çok hasta olduğu ve Hatay'ı savunacak durumunun olmadığı haberleri yer alıyordu. Bunun üzerine Atatürk, 18 Mayıs 1938 akşamı yaverini çağırarak "Yarın Mersin'e gidiyoruz." demişti.

19 Mayıs törenlerini Ankara'da izledikten sonra özel treniyle Mersin'e hareket etti. Mersin ve Adana'ya topladığı askeri birliklerin resmi geçit törenini çok hasta olmasına rağmen baştan sonra ayakta izleyerek tüm dünyaya mesaj vermişti.

2. İngiltere kralı Edward İstanbul'a Atatürk'ü ziyarete geldiğinde yatından bir motora binerek Dolmabahçe Sarayı'na yanaşmıştı.

Atatürk rıhtımda onu bekliyordu ve deniz dalgalı olduğundan kralın bindiği motor da sürekli inip çıkıyordu. Kral, rıhtıma çıkmak isterken eli yere değmişti. O sırada Atatürk elini uzatmış bulunduğundan, kral da elini uzatmadan önce silmek istemişti. Bunun üzerine Atatürk "Yurdumun toprağı temizdir, o, elinizi kirletmez." diyerek kralı elinden tutup rıhtıma çıkarmıştı.

3. Kral Edward'ın bu ziyareti için Atatürk bir de akşam yemeği ziyafeti vermişti.

Ziyafet öncesinde de, "Bana İngiltere sarayında verilen ziyafetler ne şekilde olur, onu bilen birisini yahut bir aşçıyı bulunuz" demişti. Böyle biri bulunduğunda da Edward'ın memnun kalacağı bir ziyafet verilmişti. Bunun üzerine Edward teşekkür ederek, "Kendimi İngiltere'de zannettim." diyerek memnuniyetini bildirmişti. Sofraya hizmet edenlerin tamamı Türk garsonlardan oluşuyordu ve biri heyecanlanarak elindeki tabakları devirmişti. Yiyeceklerin halıya dağılması üzerine hem garsonlar çok utanmıştı. Atatürk, bunun üzerine krala dönerek, "Bu millete her şeyi öğrettim; fakat uşaklığı öğretemedim." diyerek herkeste hayranlık uyandırmıştı.

4. Mustafa Kemal 1915 yılında Sofya'ya atanmıştı ve 11 Mayıs da Bulgarların milli bayramıydı.

O gün kostümlü bir balo düzenlenmiş, Mustafa Kemal de bu baloya davet edilmişti. Hemen İstanbul ile bağlantıya geçip müzeden yeniçeri kıyafeti istemişti. Mustafa Kemal Bulgarlara Osmanlı'nın emrinde olduğunu hatırlatmak için böyle bir kıyafeti tercih etmişti. Bu onun baloda en çok konuşulan isim olmasına neden olmuş ve hatta yapılan kıyafet yarışmasında da birinci seçilmişti.

5. Cumhuriyet bayramında Atatürk, Sovyet Büyükelçisi'ne bu günde Stalin'in kendisini neden kutlamadığını sormuştu.

banner69
Sovyet Büyükelçisi "Sizi, bizim cumhurbaşkanı kutladı." diye cevap verdi. Atatürk de bunun üzerine, "Sizin önderiniz kimdir?" diye sordu. Büyükelçinin "Stalin" cevabı üzerine, Atatürk de "Öyleyse ben ülkemin hem cumhurbaşkanı hem de önderiyim. Cumhurbaşkanınız değil, bana kutlama mesajını Stalin göndermeliydi." dedi. Büyükelçi de Atatürk'e Stalin'i kendisinin arayarak bu söylediklerini iletmesini söyledi. Atatürk, "Niçin ilk adımı ben atayım? Bunu ancak eşit şartlarda yapabilirim. Eğer beni kabul ettiklerini hissediyorsam yapabilirim. Başka türlü olmaz. Sizin güçlü ve mekanizma edilmiş bir ordunuz olduğunu biliyorum fakat ondan korkmuyorum. Benim arkamda 18 milyon halkım var. Ben çok zarar verebilirim ama elbette bunu hiçbir zaman yapmam. Çünkü benim sözüm, benim dostluğum gibi kutsaldır." diyerek cevap verdi.

6. Konya'da isyan çıkması üzerine Atatürk oraya gitmişti. Sinirli ve üzgündü.

Şehrin ileri gelenleriyle belediye salonunda konuşurken düşünceli bir şekilde elinde yanan sigarayı iki parmağı arasına aldı ve ateşi parmakları arasında ezerek söndürdü. Ardından şöyle dedi: Ateş nereden çıkarsa çıksın, iki parmağımın arasında böyle ezeceğim!

7. Atatürk ve Salih Bozok bir gün Çankaya civarında bir köylü evine gitmişti. Girdikleri kulübede ihtiyar bir köylü ve hanımı oturuyordu.

Kahvelerini içerken Atatürk, Salih Bozok'tan köylü ile konuşmasını istemişti. O da, ilk olarak "Gaziyi tanır mısın baba?" diye sordu. İhtiyar da, "Gaziyi tanımayan mı var? Ben görmedim ama her cuma Hacı Bayram Veli Camiinde cuma namazı kılarmış. Taa göbeğine kadar sakalları varmış. Melek gibi nurlu yüzü, peygamber gibi mübarek bir ihtiyarmış." dedi. Salih Bozok gülmemek için zor dururken Atatürk kaşlarını kaldırarak kendisini tanıtmamasını söyledi. Dışarı çıkınca da gülerek "Varsın böyle bilsin. Belki hakikati öğrenmek biçarenin hayallerini yıkar. Onun hayalindeki şirin aksakallıyı öldürüp sevgisini kaybetmekte ne mana var?" dedi.

8. Japon veliahtı Türkiye'yi ziyarete geldiğinde onun için bir ziyafet verilmişti. Bir ara Atatürk Japon tarihinden söz açtı ve bir meydan muharebesini anlattı.

Buna Japon veliahtı çok şaşırdı. Atatürk tarihten mitolojiye geçti ve yine Japon mitolojisinden konuşmaya devam etti. Veliaht buna daha da çok şaşırdı. Ardından söz edebiyat konusuna geldi ve Japon şiirinin dünya edebiyatında önemli bir yeri olduğunu söyleyerek Japon şairlerinden şiirler okudu. Veliaht bunları nereden biliyorsunuz diye soramasa da Atatürk'ün hafızası ve zekasına hayran kaldı. Atatürk, veliahtın geleceğini bilerek 10 gün öncesinden tercümeler yaptırmış ve tüm bu konular hakkında fikir sahibi olmuştu.

9. Cumhuriyetin ilanından sonra İstanbul'da bir resepsiyon verilmişti. Tüm dünya ülkelerinin elçileri de bu resepsiyona davet edilmişti.

Davet güzel bir şekilde devam ederken bir İngiliz binbaşı bakışlarını Atatürk'ün üzerinden ayırmamıştı. Bütün davet boyunca Atatürk'e dik dik bakmıştı ve Atatürk de ne olduğunu anlamak için yaverini göndermişti. Yaver, Mustafa Kemal'e, "Kendisine size karşı neden ters bir tavır takındığını sordum. O da bana Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi." demiş. Bunun üzerine Atatürk şöyle demiş: Git sor bakalım babasının Çanakkale'de ne işi varmış?

banner73

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner71
SIRADAKİ HABER

banner19

banner15

banner18