Gündem

Akpınar: Kalıcı Çözümün Ön Şartı Egemen Eşitliktir

Demokrat Parti (DP), Kıbrıs konusunda son günlerde gündeme gelen diplomatik temaslar ve Rum basınında yer alan iddialara ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, kamuoyunun yalnızca resmi makamlar tarafından doğrulanmış bilgilere itibar etmesi gerektiğini vurguladı.

DP Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar imzasıyla yayımlanan açıklamada, doğrulanmamış kulis haberleri ve çeşitli iddialar üzerinden kesin değerlendirmeler yapılmasının doğru olmadığı belirtilerek, geçmişte de benzer yöntemlerle kamuoyu algısını şekillendirmeye yönelik girişimlerin yaşandığı ifade edildi.

Açıklamada, "yeni çözüm", "alternatif model" veya "yeni formül" olarak sunulan önerilerin büyük bölümünün daha önce müzakere masasında ele alındığı, ancak kalıcı sonuç üretmediği kaydedildi. Gevşek federasyon, merkezi yetkileri azaltılmış federal yapı, konfederal unsurlar ile Maraş ve Güzelyurt gibi başlıkların geçmişte defalarca gündeme geldiği hatırlatıldı.

DP, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve güvenliği güvence altına alınmadan sürdürülebilir bir anlaşmanın mümkün olmadığını belirterek, Annan Planı sonrasında verilen sözlerin tutulmamasının bunun en somut örneği olduğunu savundu.

Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantörlüğü ile Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Ada'daki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin temel teminatı olduğu vurgulandı. Doğu Akdeniz'deki gelişmeler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin silahlanma faaliyetleri ve bölgesel askeri iş birliklerinin güvenlik hassasiyetini daha da artırdığı ifade edildi.

Demokrat Parti, çözüm, diyalog ve diplomasiye destek verdiğini belirtirken, egemen eşitliği zayıflatacak, güvenlik haklarını tartışmaya açacak veya toprak bütünlüğünü pazarlık konusu yapacak hiçbir formülü kabul etmeyeceğini kaydetti.

Açıklamanın sonunda, gelişmelerin Türkiye Cumhuriyeti ile tam uyum içinde takip edildiği belirtilerek, Kıbrıs Türk halkının haklarından, devletin egemenliğinden, eşit uluslararası statüden ve Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünden hiçbir koşulda taviz verilmeyeceği vurgulandı.