Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği (KTTB) Başkanı Efdal Keser ile Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Başkanı Ali Kişmir, Meclis Genel Kurulu’nda Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası’nda yapılan değişiklikle kabul edilmesinin ardından basın açıklaması yaptı.
Basın-Sen Başkanı Kişmir, gazetecilik faaliyetlerinin hapis veya para cezasıyla cezalandırılmasını öngören düzenlemeye karşı gün boyunca tepki ortaya koyduklarını belirterek, sabah saatlerinden itibaren Meclis’te süreci takip ettiklerini söyledi.
Yasa maddesinin görüşülmesine geçilmeden önce Başbakan Ünal Üstel’in kendisi ile Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği Başkanı’nı odasına çağırdığını anlatan Kişmir, burada komite üyeleriyle birlikte bir görüşme yapıldığını ifade etti.
Kişmir, görüşmede hükümet kanadının 23B maddesindeki hapis cezasının kaldırılarak yalnızca para cezasının bırakılması yönünde öneri sunduğunu ancak bunu reddettiklerini açıkladı.
“Gazetecilik suç değildir” diyen Kişmir, “Hapis cezası kaldırıldığında da para cezası bırakıldığında da gazetecilik suç sayılmaya devam edecekti. Dört asgari ücrete kadar öngörülen para cezası da astronomik bir rakamdır. Ama mesele miktar değil, gazeteciliğin suç kapsamına alınmasıdır” ifadelerini kullandı.
2026 yılında gazeteciliğin cezalandırılmasının konuşulmasının bile kabul edilemez olduğunu söyleyen Kişmir, daha sonra komite üyeleriyle bir toplantı daha yaptıklarını ve hem örgüt temsilcilerinin hem de üyelerin yasa maddesine yönelik tepkilerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirtti.
Basın örgütleri olarak hükümetle herhangi bir uzlaşıya varmadıklarını vurgulayan Kişmir, “Hükümet kendi kararıyla yasayı Meclis’ten geçirmiştir. Elbette küçük de olsa geri adım bizim mücadelemizin sonucudur ama bu bizim için yeterli değildir” dedi.
Kişmir, 23B maddesinin tamamen geri çekilmesi için mücadeleye devam edeceklerini ifade ederek, üyelerine de “Bu yasayı reddedin, tanımayın ve kamu yararını gözeten haberciliği sürdürmeye devam edin” çağrısında bulundu.
Açıklamasının sonunda gazetecilerin insan haklarını ve masumiyet karinesini gözeterek görev yaptığını belirten Kişmir, “Gazeteciliğin suç sayılmasını reddediyoruz. Hükümetin bu yasayı Meclis’ten geçirmesini kabul etmiyoruz ve bu yasayı tanımayacağımızı ilan ediyoruz” diye konuştu.
Kişmir, Kurban Bayramı'nın ardından en sert şekilde tepkilerini göstereceklerini kaydetti.
Gazeteciler Birliği Başkanı Keser ise, “Kötünün iyi olarak görüyorum. Gazeteciler etik kurallar çerçevesinde görevini tapmaya devam etsin. Bu mücadele burada bitmedi” açıklamasını yaptı.
Keser, mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
Basın örgütlerinden yapılan ortak açıklama ise şöyle:
"Tüm itirazlara, gazetecilerin, sendikaların, siyasal partilerin, hukukçuların ve demokratik kitle örgütlerinin ortaya koyduğu güçlü karşı çıkışa rağmen Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası Meclis’ten oy çokluğu ile UBP-DP-YDP Hükümeti tarafından geçirilmiştir. Barolar Birliği ve Ünal Üstel hükümeti işbirliği ile hazırlanan yasa içerisindeki hapislik cezasının geri çekilmiş olması, düzenlemenin fikir, ifade, basın özgürlüğüne ve halkın haber alma hakkına yönelik taşıdığı tehdidi ortadan kaldırmamaktadır.
Basın emekçilerini ve halkı baskı altına almayı hedefleyen, gazetecilik faaliyetini cezalandırma tehdidiyle kuşatan bu anlayış, demokratik toplum düzeniyle bağdaşmamaktadır. Gazetecilerin kamu yararı adına yürüttüğü faaliyetleri “suç” kapsamına sokmaya çalışan her girişim, doğrudan doğruya toplumun gerçeklere ulaşma hakkına yönelmiş bir saldırıdır.
Defalarca söyledik, gazetecilik suç değildir!
Haber alma hakkı engellenemez.
Basın emekçileri susturularak toplum karanlığa mahkum edilemez.
Yasada yapılan kozmetik değişikliklerle kamuoyunun tepkisini yatıştırmaya çalışan hükümet ve yasa koyucular şunu bilmelidir, sorun yalnızca hapislik cezası değildir. Sorun, gazetecileri ve halkı baskı altında tutmayı amaçlayan zihniyetin kendisidir. Bugün geri çekilen hapis tehdidinin yerine, otosansürü büyütecek, gazetecileri hedef gösterecek ve eleştirel haberciliği baskılayacak bir düzen bırakılmıştır.
Bu yasa, ülkede zaten ağır baskılar altında çalışan basın emekçilerine yeni bir gözdağı anlamı taşımaktadır. Siyasal iktidarın hoşuna gitmeyen haberlerin, kamu yararına yapılan yayınların ve halk adına yürütülen sorgulayıcı gazeteciliğin cezalandırılmasının önü açılmak istenmektedir.
Basın-Sen ve KTGB olarak bir kez daha açıkça ifade ediyoruz, basın özgürlüğünü budamaya yönelik hiçbir düzenlemeyi kabul etmeyeceğiz.
Gazetecileri ve halkı susturmaya çalışan her girişimin karşısında duracağız.
Halkın haber alma hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Gazetecileri bu yasayı tanımamaya, üstün kamu yararı gerektiren konularda özgür yayıncılık yapmaya, sıradan yurttaşın masumiyet karinesine maksimum saygı göstermeye çağırıyoruz.
Demokrasi, eleştiren, sorgulayan ve gerçekleri ortaya çıkaran özgür bir basın ve halkla mümkündür. Meclisten geçen bu yasa toplumsal vicdanda meşru değildir. Mücadelemiz sürecektir."