Crans Montana, Ağrotur ve Lefkoşa

Beklenen oldu ve İsrail geçen yılın Haziran ayında yaşanan 12 gün savaşının ardından bu sefer Amerika Birleşik Devletleri’ni de yanına alarak bir kez daha İran’a saldırdı.

Beklenen oldu dedik, çünkü görüntüde süren bir müzakere süreci olmasına rağmen aslında herkes ABD ve İsrail’in İran’a saldırma niyetinden vazgeçmeyeceğini biliyordu.

Görünen odur ki bu sefer geçen seferki gibi olmayacak.

Daha yıkıcı bir savaş söz konusu.

İlk anda gerçekleşen saldırılarda başta İran’ın dini lideri Hamaney olmak üzere çok sayıda üst düzey isim öldürüldü.

Şimdi sırada ülkenin stratejik tesisleri var.

Tabii İran da geri kalmadı ve başta Körfez ülkelerindekiler olmak üzere ABD ve müttefiklerinin üslerini vurdu.

Durum böyle olunca Kıbrıs’taki İngiliz üsleri de bundan nasibini aldı.

İlk başta çelişkili haberler olarak, ardından daha net bir şekilde Ağrotur’daki İngiliz üssünün hedef olduğunu öğrendik.

Korkutucu ama şaşırtıcı olmayan bir gelişme.

Korkuyu bir kenara bırakıp düşündüğümüzde ise ortaya oldukça düşündürücü bir durum çıkmakta.

Kıbrıs’ın askeri statüsü ne olmalı..?

Bugüne kadarki mevcut yapının tartışılmadık yönü kalmamıştı.

Gerek Güney’in gerekse Kuzey’in güvenlik gereksinimlerinin karşılanması için farklı askeri yapılar mevcut.

Ve bu yapılara ek olarak iki adet de İngiliz askeri üssü var.

Bu savaş elbet bitecek ve biz yine kendi Kıbrıs gailelerimize döneceğiz.

Asker konusu da gündeme gelecek.

Acaba nasıl olacak..?

En son Crans Montana’da “sıfır asker-sıfır garanti” talebi ile kalmıştık...

Şimdi artık tüm şartlar değişti.

Bakalım bu sefer hangi talep ile başlayacağız...