Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasının ardından geçen ilk 100 günlük icraat ve temaslarını düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Erhürman, konuşmasında şeffaflık, katılımcılık ve ortak akla dayalı yönetim anlayışını esas aldıklarını vurguladı.
Erhürman, “Göreve başladığım ilk günden itibaren halkımızdan aldığım yetkinin sorumluluğuyla hareket ettim. İlk 100 gün, daha adil, daha güçlü ve daha umutlu bir gelecek için birlikte yürüyeceğimiz yolun başlangıcıdır” ifadelerini kullandı.
Şeffaflık, katılımcılık ve ortak akla dayalı yönetim anlayışını esas aldıklarını vurgulayan Erhürman, “Göreve başladığım ilk günden itibaren halkımızdan aldığım yetkinin sorumluluğuyla hareket ettim. İlk 100 gün, daha adil, daha güçlü ve daha umutlu bir gelecek için birlikte yürüyeceğimiz yolun başlangıcıdır.” dedi.
Kurumsal yapılanma ve yeni birimler
Cumhurbaşkanlığı bünyesinde toplumun beklenti ve önceliklerini doğrudan karar süreçlerine yansıtmak amacıyla birçok yeni çalışma birimi oluşturuldu. Deniz yetki alanları ve enerji, AB yurttaşlığı ve serbest dolaşım, ihracat, turizm, kültürel miras, gençlik koordinasyonu, ekonomi, mülkiyet, kamu diplomasisi, çevre ve iklim, eğitim, spor ve görüşmelere hazırlık gibi alanlarda kurulan birimlerle kurumsal koordinasyon mekanizmasının güçlendirildiği belirtildi.
Erhürman, ilk 100 gün içerisinde Kıbrıs sorununa ilişkin etkin bir diplomasi yürüttüklerini söyleyerek, Rum liderle üç görüşme yapıldığını ve bu temaslarda dört maddelik çözüm metodolojisinin ilk kez resmi olarak paylaşıldığını aktardı. Ayrıca 10 maddelik Güven Yaratıcı Önlem (GYÖ) paketi de karşı tarafa sunuldu.
Bu paket; kayıp şahısların birlikte ziyaret edilmesi, Metehan’daki yoğunluğun azaltılması, Bostancı ve Derinya kapılarında seyrüseferin kolaylaştırılması ve hellim tesciline ilişkin sözleşmelerin tamamlanması gibi başlıkları içeriyor.
Ancak Erhürman, verilen taahhütlerin büyük kısmının hayata geçirilmediğini vurgulayarak, özellikle şunların sonuçlanmadığını ifade etti:
-31 Ocak’a kadar tamamlanacağı açıklanan düzenlemeler gecikti.
-Metehan’da artırılan kulübe sayısı altyapı eksikliği nedeniyle işlevsel değil.
-Bostancı ve Derinya’daki çalışmalar başlatılmadı.
-Hellimle ilgili sözleşme imzalanmadı.
Rum tarafının dostluk maçı önerisini dahi kabul etmediğini belirten Erhürman, bunun siyasi değil, iki toplumlu gençlerin buluşmasına yönelik bir girişim olduğunu hatırlattı.
“Güven ortamı oluşmadan 5+1 süreci başlatılamaz”
Erhürman, BM gözetiminde yapılan üç toplantıya rağmen somut bir ilerleme sağlanamadığını belirtti. BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in görev sürecinde dahi güveni zedeleyen gelişmeler yaşandığını söyledi.
“Crans Montana’dan bu yana anlamlı bir süreç yaşanmadı.” diyen Erhürman, müzakerelerde ilerleme için öncelikle uygun bir atmosferin gerektiğini kaydederek şunları söyledi:
“Güven ortamı oluşmadan 5+1 süreci başlatılamaz. Önce iklim oluşmalı, sonra masaya oturulmalıdır.”
Siyasi Eşitlik ve Müzakere Yöntemi
Siyasi eşitliğin vazgeçilmez bir ilke olduğunu vurgulayan Erhürman, dönüşümlü başkanlık konusunda da net bir duruşları bulunduğunu ifade etti. Tartışmanın oranlar üzerinden yürütülmediğini, esas meselenin iki toplumun yönetime eşit katılımını güvence altına almak olduğunu söyledi.
Ayrıca müzakere sürecindeki en büyük eksikliğin net bir yöntem ve kurallar bütünü olmaması olduğunu belirterek, “Metodoloji netleşmeden esasa geçilemez.” dedi.
Türkiye ve uluslararası temaslar
Erhürman’ın ilk yurt dışı ziyareti Ankara’ya oldu. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve üst düzey yetkililerle yapılan görüşmelerde Kıbrıs sorunu ve iş birliği konuları ele alındı. Bunun yanı sıra altı farklı ülkenin Lefkoşa’daki büyükelçileriyle temaslarda bulunuldu.
ABD, Fransa ve Birleşik Krallık temsilcileri de dahil olmak üzere pek çok uluslararası aktörle yapılan görüşmelerin KKTC’de gerçekleştiğini belirten Erhürman, çözüm iradesi ve siyasi eşitlik vurgusunu her platformda dile getirdiklerini söyledi.
Görev süresinin ilk 100 gününde Güzelyurt, İskele ve Mağusa gibi bölgelerde vatandaşlarla buluşan Erhürman, sivil toplum örgütleri ve meslek kuruluşlarıyla da geniş katılımlı temaslarda bulunduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanlığı’nın “halkın evi” olduğunu vurgulayan Erhürman, toplumun tüm kesimlerini kapsayan bir yönetim anlayışı sürdüreceklerini ifade etti.
“Henüz somut ilerleme yok”
Erhürman, kamuoyuna daima açık ve doğru bilgi verdiklerini belirterek, Kıbrıs müzakerelerinde şu ana kadar kayda değer bir ilerleme olmadığını söyledi.
“Gerçek şu ki, ciddi bir ilerleme sağlanmamıştır.” diyen Erhürman, bunun temel nedeninin güven artırıcı adımlarda dahi ilerleme kaydedilememesi olduğunu ifade etti.
Açıklamasını tamamlayan Cumhurbaşkanı Erhürman, soruları yanıtlıyor…