Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman hepimizin de çok iyi bildiği üzere yüzde 65’e ulaşan bir oy oranı ile çok net ve tartışmasız bir seçim zaferiyle görevde.
Ve bu seçimin de üzerinden henüz bir yıl bile geçmiş değil.
O nedenle de sahip olduğu oy oranı ve temsil ettiği iradeye ilişkin herhangi bir değişiklik olduğunu düşünmüyorum.
Yaşanan son olaylar neticesinde bunu çok açık olmasa da dile getirmek isteyenler olduğunu görmekteyiz.
Çok yersiz ve de gereksiz bir çaba.
Çünkü henüz daha ortada somut bir durum oluşmuş değil.
Ancak bu gidişle oluşacak.
Çünkü Rum tarafının son dönemde izlediği ve giderek daha da ısıtarak genişlettiği politikasının tutunacak bir tarafı kalmadı.
Belli ki uzlaşı gibi bir niyetleri yok.
Ama bunu açıkça ortaya koymak yerine Kıbrıs Türk tarafına alan daraltarak bizlere söyletmek hedefindeler.
Yani, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın masaya yumruğunu vurarak kalkmasını ve “bu şartlarda müzakere olmaz, anlaşma olmaz” demesini bekliyorlar.
Tıpkı bizdeki belli bir kesim gibi değil mi..?
Çok ilginç bir durum..!
Rum tarafının genel politikasından beklediği sonuç ile bizdeki bir kesimin Cumhurbaşkanı Erhürman’dan beklediği davranış biçiminin örtüşmesi gözden kaçmaması gereken bir durumdur.
Ama tabii elbette ki bizim taraftaki kesimin Rum tarafının çıkarları doğrultusunda bilinçli bir hareket içerisinde olduklarını da asla söyleyemeyiz.
Bunu bilmeden yapıyorlar ve aslında Kıbrıs Türk tarafının çıkarına olacak bir hareket tarzı olduğunu düşünmekteler.
Varsın biz tepki görelim, dünya da isterse bize daha fazla ambargo ve izolasyon uygulasın dert değil. Biz kendi kendimizi soyutlayalım ve asla görüşme yapmayalım..!
Mantık bu.
Ama çok yanlış ve sonuçları da çok ağır.
Çünkü artık bu ülke halkının göğüsleyebileceği başka bir ambargo kalmamıştır.
Ve artık bu ülke halkı mevcut durumu hak etmiyor.
Değişmesi lazım.
Değişmesi için de bunu sabırla ve inatla sürdüreceğimiz istikrarlı politikalarla sağlayabiliriz.
“Cumhurbaşkanı görüşmesin” demekle iş çözülseydi yıllar önce bunu başarmış olurduk.
Cumhurbaşkanı Erhürman’ın da bunu çok iyi bilen birisi olarak o nedenle masada kalmaya ve diyalog kapılarını zorlamaya devam ettiğine inanmaktayım.
Yaklaşan seçimler nedeniyle konularını karıştırmaya ve Erhürman üzerinden CTP’ye zafiyet yaratmaya çalışmak son derece yanlış ve bir o kadar da zararlı.
Bırakalım Güven Yaratıcı Önlemler yaratmak çabaları üzerinden bu iş biraz daha sürsün.
Zaten çok da fazla sürmeyecek…
Biraz sabır…