Guterres Ziyaretini Neden Uzatmadı..?

Üzerinden bir haftalık süre geçti ancak hala bazı noktalar karanlık.
BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs ziyaretindeki maksadının tam olarak ne olduğu ve ziyaret sırasında nelerin yaşandığına ilişkin hala netleşmemiş durumlar var.
Aslında tam da “ne umdu ne buldu” şeklinde özetlenebilir.
Ama şunu da unutmamak gerekir ki, BM Genel Sekreterliği pozisyonundaki bir kişi durduk yerde boş hamleler yapmaz.
Peki acaba Guterres’in Kıbrıs ziyaretine “boş hamle” diyebilir miyiz..?
Bunun için ilk önce maksadının ne olduğunu eksiksiz bilmemiz gerekir.
Eksiksiz bilmeliyiz, çünkü çoğu zaman görüntü yanıltıcı olabilir.
Ben en başta bu ziyaret için “veda” ifadesini kullanmış ve bunda da ısrar etmiştim.
Hala aynı noktada mıyım..?
Evet..!
Ama diğer yandan görüntü hiç de öyle değil.
Yani, dünyadaki olayları hiç bilmeyen birisini bulsak ve bu ziyarete ilişkin haberleri izletsek, bunun bir veda değil de daha çok tanışma ziyareti olduğunu söyleyebilir.
Sanki de Guterres BM Genel Sekreteri görevine yeni başlamış ve “şu Kıbrıs meselesi neymiş bir yerinde gidip görelim” demiş gibi bir hava da yok değildi hani.
Özetleyecek olursak, BM Genel Sekreteri Kıbrıs’a geldi, taraflarla her türlü görüşme varyasyonunu yaptı ve gitti.
Giderken de 5+1 toplantısını gündeme çekti.
Bu da yeni bir şey değil.
Zaten bir süredir 5+1 toplantısının yeniden hangi koşullarda toplanabileceği konuşulmaktaydı.
Bu noktada önemli olan Kıbrıs Türk tarafının “önce Lefkoşa’da görüşelim” şeklindeki tavrıdır.
Son derece de doğrudur ve haklıdır.
Daha halledilmemiş o kadar çok mesele varken kalkıp da dünyanın herhangi bir başka coğrafyasına gitmenin anlamı yoktur.
Zaten bu çerçeveden hareketle Türk tarafının teklifiyle iki lider yeniden baş başa görüşmelere geçiyorlar.
Eğer bu görüşmelerde taraflar ilerleme kaydedebilirlerse o zaman başka bir coğrafyada 5+1 yapılması konuşulur olabilecek.
Başa gelirsek, Genel Sekreter Guterres Kıbrıs’a süre koymadan gelmişti.
Bu gibi ziyaretlerin zamanı en ince detayına kadar taraflara önceden bildirilir.
Yine öyle oldu.
Guterres’in ziyaretine ilişkin “dönüş zamanı” detayı hariç tüm bilgiler taraflara iletildi.
Dönüş iletilmedi çünkü netlemeişti.
Çünkü Guterres Kıbrıs mesaisinin uzayabileceğini düşünmekteydi.
Bu yanılgının da en temel nedeni Rum tarafının her zaman olduğu gibi önceki tavırları ile görüşmeler başladığındaki tutumlarının farklılaşmasından kaynaklanmaktadır.
Guterres’in gelişi öncesinde tüm konulara yeşil ışık yakmasa bile “görüşebiliriz” notu iliştiren Rum tarafı, Guterres geldikten sonra kırmızı çizgilerle hareket etmeye başladılar.
Böylelikle de Guterres’in umuda yolculuğu tam anlamıyla bir veda ziyaretine dönüşmüş oldu.
Şimdi artık daha gerçekçi yaklaşımlar sergilemeliyiz.
Birleşmiş Milletler Guterres’in ziyaretiyle birlikte Kıbrıs misyonunun başarısızlıkla sonlanmış olduğunu artık ilan etmelidir.
BM Kıbrıs’ta arabuluculuk görevini sonlandırmalı ve tarafların özgür müzakere etmesine imkan yaratmalıdır.
Bu çok kolay bir şey değildir.
Ancak kaçınılmazdır.
Birleşmiş Milletler bu saatten sonra sadece ara bölgenin güvenliği konusundaki göstermelik pozisyonu ile Kıbrıs’ta devam edebilir.
Kaldı ki o görevin bile bir süre zarfında mutlaka tartışmaya açılması gerekmektedir.
Kıbrıs’ta artık yeni fikirlerin yaratacağı yeni adımlar atılmalıdır.
Ama bu yeni fikirler gerçek anlamda yeni olmalıdır.
Eskilerin üzerine bir el boya atıp piyasaya sürmek onları yeni yapmaz.
Daha çok dolandırıcılık olur.
O nedenle de Guterres’e artık “adeus” (elveda) demek zamanı gelmiştir…