Eğitim

İlkokullarda yeni tartışma: Çocuklar psikiyatriye mi itiliyor?

Özel okullarda bazı çocukların psikiyatriye yönlendirilmesi ve kısa sürede ilaç tedavisine başlanmasıyla ilgili Kanal T ve Bağımsız Gazete’ye ulaşan veli iddiaları tartışma yarattı. Aileler, küçük davranış sorunlarının büyütülerek psikiyatrik baskıya dönüştürüldüğünü öne sürerken, uzmanlar ise dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin hafife alınmaması gerektiğini savunuyor. Tartışmalar, özel okullarla bazı uzmanlar arasındaki yönlendirme ilişkileri iddialarını da yeniden gündeme taşıdı.

Ferda Aşıroğlu –Özel haber

Özel kolejlerde eğitim gören 7 ila 10 yaş arasındaki çocukların psikiyatri kliniklerine yönlendirildiğine ilişkin Kanal T ve Bağımsız Gazete’ye ulaşan veli iddiaları yeni bir tartışmayı gündeme taşıdı. Bazı veliler, çocuklarının okul rehberlik servisleri tarafından psikiyatrik değerlendirmeye yönlendirildiğini, kısa görüşmeler sonrasında DEHB gibi tanılar konularak ilaç tedavisine başlandığını öne sürüyor.
İddiaların ortak noktası ise okul yönetimlerinin “uyum”, “dikkat problemi” veya “davranış kontrolü” gerekçeleriyle aileler üzerinde psikiyatrik destek baskısı oluşturduğu yönünde.
Kanal T’ye ulaşan ve adını vermek istemeyen bir veli, 7 yaşındaki kızının okulun psikolojik danışmanı tarafından “görüşmeye ihtiyacı olduğu” gerekçesiyle tanınmış bir çocuk psikiyatristine yönlendirildiğini anlattı.
Velinin iddiasına göre çocuk kısa süre içinde DEHB tanısı aldı ve ilaç kullanmaya başladı. Aynı veli “Kızım ilacı kullanmaya başladıktan birkaç ay sonra koltuk altında kıllanma oluştuğunu fark ettik. Çok korktuk ve ilacı kestik” ifadelerine yer verdi.
Başka bir veli küçük bir problemde bile arandığını belirtirken, basit bit oyuncak alma konusunun bile büyük bir problem haline getirilebildiğini ve psikiyatri servisine gitmek için baskı gördüğünü kaydetti.
Diğer bir veli ise öfke problemi olduğu gerekçesi ile psikiyatriye yönlendirildiklerini, çocuklarına ilaç tedavisi alması gerektiği söylendiğini ama kendi itirazları sonucunda terapi alarak ilaçsız sonuca ulaştıklarını belirtti.
UZMANLAR İKİYE BÖLÜNDÜ
Birçok psikolog ilk yönlendirmenin psikiyatri servisiyle başlamaması noktasında hem fikir olurken, ailelerin de birçok noktada hatalı olduğunu, ailelerin konuyu abarttıklarını ve çocuklarına karşı gerekli özeni göstermediklerini kaydetti.
Çocukların günümüzde enerjisini atabilecek ortamları olmadığını ve ekran sürelerinin uzun olmasından dolayı çocukların sinir sistemini artık düzenleyemediğini dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi sonuçların doğduğunu belirten uzmanlar, ebeveynlerin gerekli olduğu halde ilaç tedavisini reddettiklerini kaydetti.
Ülkede yeteri kadar aynı ilacın var olmadığını da vurgulayan uzmanlar, sık sık ilaç ve doz değiştirmek zorunda kaldıklarını bunun da zaman zaman sorunlar yaratabildiğini ifade etti.
Uzmanlar, ebeveynlerin uzun psikolojik tedavi süreçleri ile ilgilenmediklerini ve süreklilik geliştiremediklerinin altını çizerken, ilaç tedavisinin bu noktada hayat kurtarıcı olabildiğini vurguladı.

ÖZEL OKULLARIN PSİKİYATRİSTLERLE İLE İŞ BİRLİĞİ YAPILDIĞI İDDİASI
Aynı veliler özel okulların bazı psikolog ve psikiyatristlerle iş birliği yaptığını ve bazı isimlere özellikle yönlendirilme yapıldığını iddia ederken, bazı uzmanlar bu iddianın gerçekliğini kabul etti.
Konu ile ilgili genel bir değerlendirmede bulunan Uzman Klinik Psikolog Emine Yazıcı, “Bunu kullanan kurumlar var. İnkâr edemeyiz. Herkes biliyor zaten. Etik olmasa da bu kullanılıyor” ifadelerini kullandı.
Yazıcı, devlet olsun özel olsun rehber öğretmen eksikliği yaşandığını da kaydederken, okul tarafından küçük problemlerin de büyütülebildiğini denetim olmamasından kaynaklı her şeyin öğretmenlerin vicdanlarına bırakıldığını belirtti.
Öte yandan Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Mustafa Kemal Özcan, DEBH tanısının 6 yaşında konulabildiğini ancak işlevsel bozukluğu olması halinde daha erken de tanı konulabildiğini kaydetti.
İlaç tedavinsin orta ve ileri düzeyde gündeme geldiğini belirten Özcan, önceliğin bilişsel yaklaşım olduğunun altını çizerek, “ilaç önceliğimiz değildir” ifadelerine yer verdi.
Dr. Özcan, bazı ilaçların çocuktan çocuğa fark göstererek bazı ilaçların hormonları etkileme riski olduğunu belirtirken, zaman zaman koltuk altı kıllanmaları, göğüs büyümesi gibi şikâyetlerle karşılaşıldığını, doktorların da ön göremediği yan etkileri çocukların yaşayabildiğini ancak ilaç değişimi ile bu yan etkilerin ortadan kaldırılabileceğini kaydetti.
“Çocuk tabii ki oynayıp zıplayacak. Ancak hiperaktivite ya da dikkat bozukluğu olan çocuklar yaşamlarını sürdürmekte zorlanıyor. Kendi ödevlerini yapamıyor. Sürekli uyarana ihtiyaç duyuyor. Ya zorbalığa uğrayan oluyorlar ya da zorbalayan ve kendilerini yalnızlaştırıyorlar” ifadelerine yer veren Dr. Özcan, dikkat eksikliğinin önemli bir hastalık olduğunu ifade etti.
Dr. Özcan, DEBH için çok fazla takviye ürünlerin var olduğunu hatırlatarak bu takviyelerin yeterince test edilmediğini ancak hekimlerin vermiş olduğu ilaçlar için uzun süreli çalışmalar yapılmış olduğunu bu noktada hekime güvenilmesi gerektiğini ifade etti.
Ebeveynlerin ilaçlara karşı ön yargılı olduğunun altını çizen Dr. Özcan, yanlış ilaç kullanımının söz konusu olamayacağını ancak ilaçtan önce bilişsel tedavilere yer verilmesi gerektiğini vurguladı.