Son dönemlerde yaşadığımız acı olaylar hepimizi derinden üzüyor. Katliam gibi trafik kazaları, vahşice işlenen cinayetler, kriminal olaylara karışanların ehliyetsiz, sigortasız veya kayıt dışı olduğuna ilişkin haberler, toplumda yalnızca güvenlik kaygısını değil, devlete ve yönetime duyulan güveni de zedeliyor. Böylesi bir ortamda insanın geleceğe umutla bakması gerçekten zorlaşıyor.
Ancak bütün bu karamsar tabloya rağmen, “Allah’tan harika şeyler de oluyor!” dedirten gelişmeler de var.
Girne’de hizmete açılan HMAS TEAL Denizcilik Müzesi, işte tam da böyle bir umut ve gurur kaynağıdır. Bir zamanlar İngiliz ve Avustralya Kraliyet donanmalarında görev yapan, Ton sınıfı mayın avlama ve tarama gemilerinin günümüze ulaşan son yüzen örneği olan bu tarihi gemi, bugün Girne’de eşsiz bir kültür mirası olarak geleceğe taşınıyor.
Üstelik HMAS TEAL yalnızca bir gemi değil. Yıllarca denizcilik eğitiminde kullanılarak yüzlerce kaptan ve denizcilik profesyonelinin yetişmesine katkı sağlayan gemi, bugün eğitim misyonunu müze kimliğiyle sürdürüyor.
Müze; Kıbrıs’ın ve Akdeniz’in binlerce yıllık denizcilik geçmişini, tarihi haritaları, belgeleri, navigasyon cihazlarını ve özgün objeleri ziyaretçilerle buluşturuyor. Dahası, tarih ile çağdaş sanatı bir araya getirerek gemiyi yaşayan bir kültür merkezine dönüştürüyor.
Başta Dr. Suat Günsel ve emeği geçen herkesi bu değerli kültür hizmetinden dolayı kutlamak gerekir.
Ülkemizin sorunları elbette çok ciddi. Ancak karamsarlığa teslim olmak zorunda değiliz. Çünkü HMAS TEAL bize gösteriyor ki; doğru vizyon, kültüre verilen değer ve geleceğe yatırım sayesinde, küçük bir ülkede dünya ölçeğinde işler de başarılabilir.
Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şey tam olarak budur: Sorunlarımızla yüzleşirken, başardıklarımızı da görebilmek ve umudu diri tutmak.