Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre bu yıl küresel iklimi ve bölgemizi etkisi altına alan en önemli hava olayı, Pasifik Okyanusu'nda güçlenen El Nino ve beraberinde Afrika üzerinden gelen kavurucu sıcak hava dalgaları. Sıcak havanın etkili olacağı alan içinde biz de varız. Yani sıcak bir yaz bizi bekliyor.
Olayı, El Nino’dan siyasete bağlamaya çalışayım. Hava sıcaklığının yükselmesi bir yana Kıbrıs ekseninde siyaseten de sıcak bir yaza başladık bile. Kıbrıs konusunda birkaç aydır beklediğimiz hareketlenme BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in iki Lider ile yaptığı görüşmelerle başladı.
Holguin, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in talimatı doğrultusunda 5+1 formatındaki konferans için çalışıyor. Öyle görünüyor ki Özel Temsilci açık açık söylemese de o toplantı mutlaka yapılacak. Çünkü Özel Temsilci bu konuda kararlı açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın yaptığı değerlendirmeye göre de o toplantı ya yapılacak, ya da yapılacak. Zaten Cumhurbaşkanı’nın buna karşı çıkışı yok. Sadece o toplantıda bir sonuç elde edilebilmesi için ön çalışmaların iyi yapılmasını istiyor.
Rum tarafından gelen değerlendirmeler de 5+1’in gerçekleşeceği yönünde. Tabii Türk tarafının, daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erhürman’ın ortaya koyduğu siyasi eşitliğin sulandırılmaması, müzakerelerin başlangıç ve bitiş tarihinin önceden belirlenmesi yani ucu açık olmaması, geçmişteki yakınlaşmaların teyit edilmesi ve Rum tarafının masayı terk etmesi halinde statükoya geri dönülmemesi koşulları Rum tarafını kara kara düşündürüyor. Çünkü Rum tarafının zamana oynama gibi bir alışkanlığı var.
Genel Sekreter’in yılsonu görev süresi bitmeden bu işi bitirmek, en azından 2027’ye kapıyı iyice açmak gibi bir kararlılığı var dersek yanlış olmaz. Çünkü BM savaş olan yerlerde yıllardır başarısız oldu. Sıcak savaşın yaşandığı bölgelerde hiçbir başarısı olmayan ve yaşananlarla ilgili kınamaktan başka bir şey yapamayan BM bu sakin Ada’da bir başarı yakalamak istiyor.
Bu başarı yakalanır ve kalıcı bir barış sağlanır mı, bence hala umut var. Umudumu sürdürmemin nedeni Genel Sekreter’in, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmeden sonra gösterilen kararlılık. Biz biliyoruz ve dünya da biliyor ki, Türkiye’nin karşı çıktığı bir çözüm Kıbrıs’ta ne gerçekleşir, ne de sürdürülebilir…