Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 20 Ocak 2026’da Moskova’da düzenlenen yıllık basın toplantısında, 2025 diplomasisini değerlendirirken özellikle Ukrayna dosyasında sert mesajlar verdi. Lavrov, krizin 2014’ten bu yana Batı tarafından bilinçli şekilde kışkırtıldığını savundu ve “Ukrayna, Rusya’ya karşı bir sıçrama tahtasına çevrildi” dedi.
Lavrov, Rusya’nın diplomatik çözüme açık olduğunu yineledi ancak bugüne kadar yapılan tüm girişimlerin Batı tarafından sabote edildiğini söyledi. Minsk Anlaşmaları’nın Fransa ve Almanya tarafından bilinçli biçimde uygulanmadığını, bunun yıllar sonra bizzat Merkel ve Hollande tarafından itiraf edildiğini hatırlattı. 2022’de İstanbul’da varılan mutabakatın da İngiltere’nin baskısıyla bozulduğunu ileri sürdü.
Avrupa’nın bugün savunduğu “ateşkes + güvenlik garantileri” planını açıkça reddeden Lavrov, bunun amacının Kiev’deki mevcut yönetimi ayakta tutmak ve Ukrayna’yı yeniden silahlandırmak olduğunu söyledi. “Bu bir barış planı değil, Nazi Kiev rejimini koruma planıdır” ifadesini kullandı. Avrupa’nın çok uluslu güç konuşlandırma ve Ukrayna’da askeri üsler kurma niyetlerini de Rusya için doğrudan tehdit olarak tanımladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın krizin “kök nedenlerini” ele alan ilk planını olumlu bulduklarını söyleyen Lavrov, ancak bunun Avrupa ve Zelenski yönetimi tarafından sulandırıldığını belirtti. Trump yönetiminin ilk metninde Rusça konuşanların haklarının ve Ukrayna Ortodoks Kilisesi’ne yönelik baskıların sona ermesinin yer aldığını, son versiyonlarda bu maddelerin tamamen çıkarıldığını vurguladı.
Lavrov, Rusya’nın şartını net koydu: “Ukrayna’daki çözüm, sahadaki gerçekleri ve Rusya’nın güvenlik çıkarlarını tanımadan mümkün değildir.” Mevcut temas hattında geçici ateşkesi kabul etmeyeceklerini, bunun Kiev’e yeni bir savaş hazırlığı için zaman kazandırmak anlamına geleceğini söyledi.
Basın toplantısında küresel tabloya da değinen Lavrov, Batı’nın “kurallara dayalı düzen” söyleminin çöktüğünü, yerini “güçlü olan haklıdır” anlayışının aldığını savundu. ABD’nin Venezuela’ya müdahalesini, İran’a yönelik baskıları ve Avrupa’nın silahlanma hamlelerini örnek gösterdi. Almanya’nın yeniden askeri güç olma hedefini ve Japonya’daki anayasa tartışmalarını da tehlikeli bulduklarını ifade etti.
Rusya’nın çok kutuplu dünya hedefini sürdürdüğünü belirten Lavrov, Çin ve Hindistan ile ilişkilerin “tarihte görülmemiş düzeyde” olduğunu söyledi. BRICS’in genişlediğini, Afrika ülkeleriyle iş birliğinin derinleştirildiğini ve Belarus ile birlikte Avrasya güvenliği için yeni bir mimari önerdiklerini açıkladı.
ABD ile ilişkilerde ise büyükelçiliklerin normal çalışması, el konulan Rus diplomatik mülklerinin iadesi ve doğrudan uçuşların yeniden başlatılması gerektiğini vurguladı. Yeni START nükleer anlaşmasının Şubat 2026’da sona ereceğini hatırlatan Lavrov, Trump’ın “daha iyi bir anlaşma” çıkışına rağmen henüz somut müzakere başlamadığını söyledi.
Lavrov konuşmasını, “Rusya çıkarlarını kararlılıkla savunacak, ama eşitlik ve karşılıklı saygıya dayalı diyaloga da kapıyı kapatmıyoruz. Ukrayna meselesi ancak bu zeminde çözülebilir” sözleriyle tamamladı.