Bayram coşkusuyla içiçe giren yaşlılar haftası, nüfusunda ciddi oranda yaşlı barındıran Kıbrıs’ta da anıldı.
“Uzun ömürlülük” olarak Türkçeye çevrilebilen Longevity, aslında yalnızca uzun yaşamak anlamına gelmez.
Yaşam süresini uzatmak yanında bu süreyi sağlıklı, aktif ve hastalıksız geçirmeyi hedefleyen bütüncül bir anlayışı anlatır.
Yaşlanmayı, yaş almak olarak değerlendiren bu bakış açısı, yaş alma sürecini yavaşlatıp kronik hastalıkları önlemeye odaklanır.
Aslında, Longevity’nin nasıl başarılacağı konusunda literatürde de yayınlanan pek çok çalışma ve araştırma var.
Dolayısıyla insan yaşamında kaçınılmaz olan bu süreci başarı ile geçmek isteyen insanların bireysel olarak ne yapmaları gerektiği az çok bellidir.
Hatta, uzun yılları sağlıkla yaşamış insanların bireysel tavsiyeleri de işe yarar niteliktedir.
Örneğin, 105 yaşında, son gününe kadar sağlıkla yaşamış bir Japon’un tavsiyeleri, literatürün de ortak bulguları arasındadır.
Buna göre, 6 maddede özetlenebilecek kısa ama etkili öneriler şunlardır:
1. Mümkün olduğunca geç emekli ol
2. Kilona dikkat et
3. Mutlu olacağın şeyler yap
4. Öğrendiklerini başkalarıyla paylaş
5. Mal ve mülk sahibi olacağım takıntısı yapma
6. Merdivenleri çık, kaslarını devamlı çalıştır.
Elbet kişisel olarak bunları yapmaya odaklanmak zor değil.
Ama esasen kamunun da yaşlılarla ilgili bir politikası olmalıdır.
Örneğin, yalnız yaşamak durumunda kalan yaşlı insanlarımızı kaliteli bir şekilde yaşatacak olanaklar sağlanmalıdır.
Kasaba ve köy belediyelerimizde yaşlı politikaları konusunda başarılı olan belediyelerimizin varlığı bir sır değil.
Ancak nüfusun büyük çoğunluğunun yaşadığı kentlerimizde aynı başarıdan söz etmek mümkün değil.
Kamu çalışanlarını ödeme derdine düşmüş merkezi yönetimden yaşlıların ihtiyaçlarına odaklı “Longevity yaşam merkezleri” oluşturması beklenemez ama, girişimcilerimiz makul ücretlerle bunu yapabilirler.
Böylece hem sosyal hizmet verip hem de kar elde edebilirler.
Çünkü Kuzey Kıbrıs’ta makul ücretlerle bu hizmeti satın alabilecek ciddi bir nüfus vardır.