Gündem

Özersay: TMK konusunda somut pratik düzenlemeler yapmalıyız

Kanal T’de yayınlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programına katılan Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Taşınmaz Mal Komisyonu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özersay, Kıbrıs Rum tarafının uzun süredir, Kıbrıslı Rumlara ait mallar üzerinde alım-satım, inşaat ve geliştirme faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik bir moratoryum kararı aldırmaya çalıştığını belirterek, son alınan kararın bu yönde “bir adım daha ileri gidilmesi” anlamına geldiğini söyledi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nde alınan kararın henüz nihai bir sonuç doğurmadığını ifade eden Özersay, ancak sekreteryaya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne sorulacak soruları hazırlama görevi verilmesinin önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.

Özersay, “Şu anda moratoryum kararı alınmış değildir. Ancak bu yönde bir süreç başlatılmıştır. Son 20 yılda alınan en kötü sonuçla karşı karşıyayız” dedi.

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun halen geçerli bir iç hukuk yolu olduğunu vurgulayan Özersay, buna karşın Rum tarafının hedefinin, komisyona başvuru süreçleri sonuçlanana kadar ilgili mallar üzerinde tedbir ya da moratoryum uygulanması olduğunu belirtti.

Özersay, Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs’ta kalan mallarına da dikkat çekerek, bu konuda ciddi ve sistematik insan hakları ihlallerinin sürdüğünü söyledi. Limasol, Larnaka ve Baf’ta birçok Kıbrıslı Türk’e ait taşınmazın sahiplerine herhangi bir ödeme yapılmadan kullanıldığını, kiraya verildiğini ya da farklı amaçlarla değerlendirildiğini savundu.

Kudret Özersay, Rum tarafının yalnızca Kıbrıslı Rumların mülkiyet haklarını gündeme getirirken, Kıbrıslı Türklerin Güney’de kalan mallarının görmezden gelinmesinin adil olmadığını ifade etti.

Özersay, böyle bir moratoryum kararının alınması halinde yalnızca inşaat sektörünün değil, ülke ekonomisinin tamamının ciddi şekilde etkileneceğini belirtti. Ekonominin mülkiyet, güven ve öngörülebilirlik üzerine kurulduğunu söyleyen Özersay, Rum tarafının bu süreçleri siyasi baskı aracına dönüştürdüğünü kaydetti.

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, UBP-YDP-DP hükümetinin bu süreçte siyasi hatalar yaptığını savunarak, “Buradaki hükümet kendi ayağına kurşun sıkmıştır” ifadelerini kullandı.

Özersay, Rum tarafının amacının Kuzey Kıbrıs ekonomisini boğmak ve izolasyonu derinleştirmek olduğunu moratoryum kararının uygulanması halinde KKTC ekonomisinin, özellikle inşaat sektörünün ve bağlantılı sektörlerin büyük ölçüde duracağını vurguladı. Özersay, "Çözüm istiyoruz diyen Kıbrıs Rum tarafının bu konularda bu kadar saldırgan, bu kadar siyaseti işin içerisine karıştırarak uğraş vermesi, uzlaşma arayışlarıyla örtüşmez" dedi.

Mevcut hükümeti sert dille eleştiren Özersay, UBP-YDP hükümetinin mülkiyet düzenlemelerindeki sık ve geriye dönük değişikliklerle hem içeride hem de uluslararası alanda güveni sarstığını belirtti. Ayrıca, TMK'ya tazminat ödemeleri için toplanan paraların nereye gittiğinin belli olmadığını, hükümetin hesap verebilir olmadığını ve "keyfi" davrandığını iddia etti. Özersay, hükümetin "yolsuzluğa batmış" bir yapıda olduğunu ve temel iyi yönetim ilkelerini takip etmediğini öne sürdü. Özersay TMK konusunda pratik ve uygulanabilir adımlar atarak devletin sırtındaki tazminat yükünü hafifletmek, yatırımcılara “tartışmasız mal” yaratarak ortaya çıkacak değer artışından yararlanma imkanı vermek gerektiğine de dikkat çeken Özersay “Bireyler yahut şirketler arasında alım-satımlarla ilgili düzenlemeler TMK mekanizmasında dahil edilerek ve/veya alternatif bir mekanizma yaratılarak yeni bir ivme yakalanabilir. Üstelik geçmişte mal sahibi olmayan ama devletten kiralayan kişilerin eski mal sahibine tazminat ödeyerek mülkü kendi tapusuna geçirme imkanının genişletilmesi gerekir” dedi. Aynı mekanizmanın Güney Kıbrıs'taki Kıbrıslı Türklere ait mallar için de çalıştırılması gerektiğini dile getiren Özersay “sadece çözüm halinde değil çözümsüzlük durumunda da her iki halkın mülkiyet haklarına saygı gösterilmeli sadece bir tanesine değil, benzer çarelerin ve imkanların sunulması gerekir” dedi.