Bir ülkenin siyasal hayatını şekillendiren birden çok dinamik var.
Tarihsel dinamikler, sosyolojik dinamikler, dış dinamikler bunlar arasındadır.
Belirleyici dinamik sayılmasa da hukuksal dinamikler de ülkelerin siyasal hayatını şekillendirir.
Örneğin, anayasa, siyasal partiler yasası ve seçim yasası önemli hukuksal dinamikler arasındadır.
Hatta, uygulamada seçim yasasının diğer hukuksal dinamiklerden daha önde olduğu da söylenebilir.
Seçim yasasının dar bölge ya da geniş bölge öngörmesi, baraj içerip içermemesi, seçimlerin demokratik ve şeffaf olabilmesi için objektif ve açık hükümler taşıması o ülkenin siyasal sistemini ciddi anlamda şekillendirir.
Aslında, siyasal iktidar mücadelesinde seçim yasasından başlıca iki işlevi dengeli bir şekilde yerine getirmesi beklenir. Hem ülkedeki farklı görüş ve çıkarları parlamentoda ağırlıkları oranında temsil etmeye imkan tanımalıdır.
Hem de istikrarlı ve güçlü hükümetler kurulmasına imkan tanımalıdır.
Temsilde adaleti, yönetimde istikrarı sağladığı oranda bir seçim yasası işlevini yerine getiren başarılı bir hukuksal dinamik kabul edilir.
KKTC’de adı Seçim ve Halk Oylaması olarak geçen yasa, bu iki işlev açısından başarısız sayılamaz.
50 yıllık tarihsel süreçte pek çok değişikliğe uğrasa da şimdiki hali yüzde 45’i aşan bir partiye tek başına iktidara gelme şansı tanısa da, esas olarak tek başına iktidara gelmek için geçerli oyların yüzde 50’yi aşması gerekir.
Öte yandan, parlamentoya girmek için belli bir baraj öngörülse de bu oran makul bir sayı olan beştir ki bu durum temsilde adaleti zedelemez.
Cumhuriyet Meclisi’nin önümüzdeki günlerde olağanüstü toplanıp seçim yasasında iki konuda değişiklik yapmayı görüşeceği açıklandı.
Bunlardan birincisi karma oyun kaldırılmasıdır. Bu değişiklik hem uygulamada yarattığı komplikasyon hem de siyasetin kolektif özüne uygun olarak isabetli olacaktır.
İkinci değişiklik ise, aday belirlemede partilerin bütün üyelerinin katıldığı ön seçim yönteminin esnetilip parti tüzüklerine bırakılmasıdır.
Siyaset biliminde çok basit bir ilkesel açıklama var:
Bir partide aday gösterme yetkisi kimdeyse o parti onun kabul edilir.
Bir başka anlatımla, şu anki uygulamada partiler üyelerinin kabul edilebilir.
Bunun esnetilmesi, partileri lider sultasına açık hale getirir.
O yüzden ikinci değişikliğin yapılmaması demokrasi açısından daha isabetli olacaktır.