Kıbrıs

Siyasilerden ve Sivil Toplum örgütlerinden 1 Mayıs Mesajları

Gazeteciler Birliği: Emek sadece fiziksel değil, fikir işçileri de kapsanmalı

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği, 1 Mayıs mesajında gazetecilerin de emekçi olarak değerlendirildiğini vurgulayarak, 8 saatlik iş günü, fazla mesai ve sendikal hakların eksiksiz uygulanması çağrısında bulundu.

Kıbrıs Türk Gazeteciler Birliği, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, emek kavramının yalnızca fiziksel üretimle sınırlı olmadığını, fikir işçilerinin de bu kapsamda değerlendirildiğini vurguladı.

Birlik açıklamasında, gazetecilik ve yazarlığın da Emek ve Dayanışma Günü kapsamında en değerli emek alanları arasında yer aldığı ifade edilerek, emek tanımının geniş bir çerçevede ele alınması gerektiği belirtildi.

Dijitalleşmeyle birlikte fikir işçilerinin “duygusal emek” ve “zihinsel yorgunluk” gibi yeni yüklerle karşı karşıya kaldığına dikkat çekilen açıklamada, bu durumun giderek daha görünür hale geldiği ve karşılık bulması gerektiği kaydedildi.

Gazetecilerin de diğer çalışanlar gibi 8 saatlik iş günü, fazla mesai ücreti ve sendikal haklar gibi temel kazanımlardan eksiksiz yararlanması gerektiği vurgulanan açıklamada, bu hakların önemine bir kez daha dikkat çekildi.

Açıklamada ayrıca, "gazeteciliğin giderek zorlaştığı ancak aynı zamanda daha da kritik hale geldiği belirtilerek", zor koşullarda görev yapan tüm gazetecilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlandı.

Tabipler Birliği: 1 Mayıs, emeğe, yaşama ve insan onuruna sahip çıkma günüdür

Tabipler Birliği, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "1 Mayıs, emeğe, yaşama ve insan onuruna sahip çıkma günüdür" ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Başkanı Ceyhun Dalkan, 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama değil; emeğe, yaşama ve insan onuruna sahip çıkma günü olduğunu belirtti.

Dalkan, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, tüm emekçilerin bayramını kutladı.

Çalışanların güvenliğinin ve haklarının budandığını savunan Dalkan, herkesi meydanlarda buluşmaya davet etti.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’nda yapılan değişiklikle işverenin asli ve devredilemez sorumluluklarının ortadan kaldırılmasının hukukun üstünlüğüne, uluslararası sözleşmelere ve insan haklarına açıkça aykırı olduğunu belirten Dalkan, “KKTC’de yaklaşık 164 bin sigortalı çalışan bulunmaktadır. 2025 yılında 7 ölümlü iş kazası bildirilmiş ve 100 bin çalışan başına 4,27 ölüm düşmektedir. Bu oran AB ortalamasının (1,6) ve OECD ortalamasının (2,6) oldukça üzerindedir.” ifadelerine yer verdi.

Dalkan, mevcut tabloya rağmen işçi sağlığını güçlendirecek ve iş yeri hekimliğini yaygınlaştıracak adımlar yerine işverenin sorumluluğunu zayıflatan düzenlemelerin yürürlüğe konulmasının “daha fazla iş cinayeti” anlamına geldiğini ileri sürdü.

Yabancı çalışanların ücretinden yüzde 40 kesinti yapılmasını öngören uygulamanın anayasal olarak yasak olan "angarya çalışmaya kapı araladığını ve eşitlik ilkesini açıkça ihlal ettiğini" belirten Dalkan, eleştirilerde bulundu.

Dalkan, Sosyal Sigortalar Yasası’nda planlanan değişikliklerle iş güvenliği, iş göremezlik, annelik ve ebeveynlik haklarının da budanmak istenmesini, “emeğe yönelik açık bir saldırı” olarak nitelendirdi.

Sağlık çalışanlarının yasayla güvence altına alınmış ek mesai ödemelerinin tüm uyarı ve taleplere rağmen 4 ay gecikmeli olarak ödendiğini ifade eden Dalkan, yüksek enflasyon koşullarında bu gecikmenin sağlık emekçilerinin hak ettiği ücretin reel değerini ciddi biçimde düşürdüğünü kaydetti.

Dalkan, açıklamasında Sağlık Bakanlığı’nın sağlık çalışanlarının haklarını koruma ve ödemelerin zamanında yapılmasını sağlama sorumluluğunu yerine getirmediğini de ileri sürdü.

Arslan Bıçaklı: Chicago'daki mücadele çalışma hayatında bir dönüm noktası

Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Chicago'daki mücadele çalışma hayatında bir dönüm noktası" dedi.

Kıbrıs Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, bugün elde edilen sendikal hakların, 1886 yılında Chicago'da verilen onurlu mücadelenin bir sonucu olduğuna işaret ederek, bu mücadelenin çalışma hayatı açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.

1 Mayıs mücadelesinde hayatını kaybeden emekçileri saygıyla anan Bıçaklı, “Tüm emekçilerin 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı kutlarız.” ifadelerine yer verdi.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla mesaj yayımlayan Arslan Bıçaklı, Chicago'da çalışanların “8 saat iş, 8 saat dinlenme, 8 saat sosyal yaşam” talebiyle başlattığı grev ve eylemlerin dünya çalışma hayatında dönüm noktası olduğunu belirtti.

Söz konusu mücadelede çok sayıda işçinin hayatını kaybettiğini, birçok sendikacının tutuklandığını ve beşinin idam edildiğini hatırlatan Bıçaklı, verilen mücadelenin sonucunda grev hakkının tanındığını ve günlük çalışma süresinin 8 saate düşürüldüğünü kaydetti.

“Bugün demokratik ülkelerde sendikalar olarak örgütlenme hakkımız ve sendikal haklarımız varsa ve bunları kullanabiliyorsak, hiç şüphesiz 1886 yılında Chicago'da verilen onurlu mücadelenin bir sonucudur.” diyen Bıçaklı, bu mücadelede hayatını kaybeden emekçileri andı.

Ülkede son dönemde alınan kararlar nedeniyle ekonomik, sosyal ve siyasal yapının giderek kötüleştiğini savunan Bıçaklı, çalışanların ve halkın açlık ve yoksullukla karşı karşıya bırakıldığını ileri sürdü.

Özellikle özel sektörde asgari ücretle çalışan emekçilerin uzun saatler çalıştırıldığını ve emeklerinin sömürüldüğünü iddia eden Bıçaklı, bu kesimin aileleriyle birlikte yaşamlarını sürdürmekte ciddi sıkıntılar yaşadığını savundu.

Bıçaklı mesajında, hükümetin sermayeye destek verdiğini ve emekçileri görmezden geldiğini de öne sürerek, bu nedenle 1 Mayıs’ın bu yıl da emekçiler tarafından buruk şekilde kutlandığını ifade etti.