Statüko

Farklı anlamlarda kullanılabilse de statüko, kurulu düzen, yerleşmiş kurallar ve uygulamalar bütünü olarak tanımlanır.

Bu anlamıyla statüko, kurumlar ve yapılarda mevcut durumu ifade eder.

Toplumların siyasal, ekonomik, sosyal, kültürel kurumları ve bunların statükoları bulunur.

İngilizce'de “establishment” olarak kullanılan sözcük, Türkçe'de “yerleşik düzen” karşılığına denk gelir ve sosyopolitik anlamda statükoyu iyi ifade eder.

Kuşkusuz, her toplumda olduğu gibi Kıbrıs Türk toplumunda da mevcut durumu, ilişki ve örüntüleri anlatan statükolar vardır.

Çoğu toplum yararına aykırı ama belli kişi ya da zümrelere çıkar sağlayan negatif statükolara bu topraklarda rastlamak istisna değil maalesef kural niteliğindedir.

Örneğin, sağlıkta tıp doktorlarının toplum aleyhine ama kendi yararlarına kurdukları ikinci işe dayalı statüko 60 yıla yakın bir süredir sürüp gitmektedir.

Ya da ilk ve orta öğretimde yasaya rağmen yıllardır sürüp giden özel ders uygulaması eğitimdeki statükonun en somut yerleşik uygulamasıdır.

Sağlık ve eğitim başta olmak üzere tarımdan hemen her sektöre uzanan, toplum aleyhine işleyen böyle onlarca statüko saymak mümkündür.

Ama, geçen gün Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun Doğu Akdeniz Üniversitesi'ndeki (DAÜ) statüko ile ilgili verdiği örnek, DAÜ'deki sürdürülemez durumun gelmiş olduğu noktayı çarpıcı bir şekilde göz önüne getirmiştir.

Mali yapısının sürdürülemez durumda olduğunu bütün uzmanların bildiği DAÜ'de artık emekli olup ders dahi vermeyen 20'yi aşkın kişi 720.000 (Yediyüzyirmibin) TL maaş almaktaymış.

Tabii, sayın Bakan bu çarpıcı örneği verirken DAÜ'nün düzeltilmesi için kamuoyundan destek almaya çalışır bir tutum sergilemiştir.

Elbette kamuoyu desteği önemlidir ama bu tip statükoları yıkmak için siyasi irade, kararlılık ve cesaret gerekir.

Bunun adı da siyaset biliminde siyasal liderlik olarak tanımlanır.

Yoksa, KTHY gibi bir örneğin, ülke için anlamı büyük olan DAÜ'de de yaşanmaması için yapılması gerekenlere toplumun destek vereceği kuşkusuzdur.