Gündem

Taçoy: Almanya’nın tavrı Rum Yönetimi’nin hatalı tavrının bir kanıtıdır”

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Hasan Taçoy, mülkiyet sorununun Kıbrıs meselesi açısından taşıdığı öneme işaret ederek, Rum Yönetimi’nin bu konuda son dönemdeki uygulamalarının yarattığı olumsuz havanın durumu daha da kötüleştirmekte olduğunu vurguladı.

Taçoy, Almanya’nın bir vatandaşının bu çerçevede iki yılı aşkın bir süredir Güney Kıbrıs’ta tutuklu olmasına gösterdiği sert tepkiye işaret ederek, Almanya’nın tavrının Rum Yönetimi’nin uygulamalarının yanlışlığını gözler önüne serdiğini söyledi.

Konunun tehditlerle çözülemeyecek kadar önemli olduğunu ifade eden Taçoy şunları kaydetti:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi bir kez daha Kıbrıs sorununu adil ve kalıcı bir çözüm ortamından uzaklaştırıcı tavırlar içerisine girmekte, gerek ortaya konulan fiili uygulamalar, gerekse yapılan açıklamalar ile güven ortamından iyice uzaklaşılmasına neden olmaktadır.

Kıbrıs sorununun temel başlıklarından olan mülkiyet konusunda sergilenen tutum da ortamın gittikçe kötüleşmesine yol açmaktadır.

Özellikle bir süredir uygulamaya konulmuş olan tutuklamalar ve yargı süreçleri ile birlikte oluşan fiili durum konuyu daha da zorlaştırmakta ve mağduriyetlerin büyümesine ne yazık ki katkı sağlamaktadır.

Kıbrıs’ta bugün bir mülkiyet sorunu vardır ve evet bu sorun gerçekten de yarattığı durumlar nedeniyle mutlaka çözülmesi gereken bir sorundur.

Ama diğer yandan konunun yapısal durumu ile kişisel anlamda tarafları üzerindeki etkisinin de bir değişime uğradığı da bir diğer somut gerçektir.

Aradan geçen 60 yılı aşkın süre nedeniyle mülkiyette taraf olan kişiler değişmiş, bugün artık ikinci ve hatta üçüncü kuşaklar müdahil duruma gelmiştir.

Hal böyleyken Rum hükümeti ne yazık ki sorunu daha da zorlaştıran tamamen politik hukuk dışı eylemlere başvurmaktadır.

Bu yönde atılan adımlardan olan tutuklamalar konusunda en başından bu yana ortaya koymuş olduğum üzere, yapılan hem hukuksal hem de insani açıdan kabul edilebilir değildir.

Keza en son olarak Almanya’nın bir vatandaşına yönelik yapılan ve iki yılı aşkın bir süredir devam eden tutuklama olayına en sert biçimde tepki göstermiş olması da bunu doğrular niteliktedir.

Rum Yönetimi’ne çağrım, bu yöndeki hukuk dışı politik yaklaşımlarından bir an önce vazgeçmesi ve konuyu tehditler yerine uzlaşı yoluyla halletmek üzere adım atmasıdır.

Unutulmamalıdır ki, Kıbrıs’taki mülkiyet sorunu tehditlerle çözülemeyecek kadar önemli bir konudur.

Çok fazla umut taşımasam da temennim akıl yoluna dönülmesi ve sorunun ortak bir zeminde çözümü için bu yönde gereken adımların Rum Yönetimi tarafından atılmasıdır.”