Gündem

Tıp-İş,  grev ve eylem gerçekleştirdi

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş), bugün yaptığı açıklamada, yalnızca hekimlerin sorunlarını değil, “bu ülkede kamusal sağlık hizmetinin nasıl sürdürülemez hale getirildiğini” kamuoyuna aktarmak için bir araya geldiklerini duyurdu.

Sendika, Sağlık Bakanlığı’nı şu konularda eleştirdi:

  • “Sağlık hizmetlerinde yıllardır yapılmayan planlama”,

  • “Bitirilemeyen hastane binaları”,

  • “Yenilenmeyen tıbbi cihazlar”,

  • “Giderilemeyen eksiklikler”,

  • “Sağlık bütçesini kamusal sağlığı ileriye taşımak yerine özele sevklere yönlendirilmesi”,

  • “Koruyucu sağlık hizmetlerinin etkin hale getirilmemesi”,

  • “İzlenen kötü nüfus politikaları ile kontrolsüzce artan nüfus ve ülkeyi içine düşürdükleri derin yoksulluk”.

Sendika, bu sorunlar nedeniyle sağlık hizmetinde hasta sayısının arttığını, ancak bakanlığın hâlâ “performans artışından” söz ettiğini belirterek, “sağlıkta performans; baskıyla, tehditle değil; güçlü altyapıyla, planlamayla ve adil çalışma koşullarıyla artar! Performans, bilimsel sağlık politikalarıyla artar! Performans, insan gücünün planlanması ve tamamlanması ile artar!” ifadelerini kullandı.

Tıp-İş, kamuda çalışan hekimlerin yüzde 53’ünün “kadrosuz, geçici statülerde” ve çoğunun “MECBURİ HİZMET” verdiğini, yani “mecuri çalıştırıldığını” vurguladı. Sendika, bunun hem adil olmadığını hem de sürdürülemez olduğunu belirtti.

Açıklamada, tek hekim bulunan branşlarda uygulanan çalışma koşulları eleştirildi: “Bir hekim branşında tek ise, ayın 30, yılın 365 günü on-call tutulmaktadır. Bu, hekimin her an hastaneye çağrılabileceği, özel yaşamının fiilen ortadan kaldırıldığı bir çalışma düzenidir. İstisna olması gereken bu uygulama, sistem haline getirilmiştir.”

Hekimlerin mesai ve nöbet koşulları da şu maddelerle eleştirildi:

  • “Hekimler bir ayda kaç saat mesai varsa o kadar saat de nöbet tutmak zorunda bırakılmaktadır.”

  • “Nöbet ücretleri en geç bir ay içinde ödenmeliyken, bu ödemeler aylarca geciktirilmekte, 5–6 ay geriden yapılmaktadır.”

  • “Sabah 08.00’de nöbete başlayan hekim, 24 saatlik nöbetten sonra ertesi gün mesai sonuna kadar 30 saat aralıksız çalıştırılmaktadır.”

  • “24 saat nöbet tutan hekim, dinlendirilmeden ameliyata girmekte, poliklinik yapmakta, servis hizmeti vermektedir. Hem de bu süre boyunca bir öğün yemek hakkı bile tanınmamaktadır. Hastanelerde yemek, nöbetçi olan hekime bile parayla satılmaktadır.”

Tıp-İş, asistan hekimlerin ise “Anayasa’ya ve yasalara açıkça aykırı biçimde angarya çalıştırıldığını” ve hizmet açığını kapatmak için kullanıldıklarını, bunun “eğitim değil; açık bir emek sömürüsü” olduğunu belirtti.

Hastane koşulları ve sağlık altyapısı da sendakanın eleştirileri arasında:

  • “Konteyner sağlık kabinleri ile sağlık yatırımı yapıldığı iddia edilmektedir. Hekimler her gün bir başka köyde çalıştırılmakta, kadro yerlerinden sürgün edilmektedir.”

  • “İlçe hastaneleri sağlık ocağından bozma şartlara sahiptir. Ülkenin en büyük hastanesinde; yağmurda çatısı akan altı kişilik koğuşlarda, yaşlısıyla genciyle hastalar yatırılmaktadır. Bazı ameliyatlar hekimlerin kendi özel cihazlarını hastaneye getirmesi ile yapılabilmektedir.”

  • “Yeni hastane binalarının bitirilmesi sürekli ötelenmektedir. Ülke nüfusu kontrolsüz biçimde artarken, hastane kapasiteleri yerinde saymakta, hasta yatak sayısı bir tane bile artırılmamaktadır.”

Sendika, bu nedenle “randevu ve bekleme listeleri uzamakta, hekimler poliklinik yapacak oda, hasta yatıracak yatak bulamamaktadır. Hastalarımız hizmete ulaşamamaktadır” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, Tıp-İş, genç hekimlerin burslu eğitim programlarına katılamadığını ve yeni doğum yapan hekimlerin “2 aylık bebeğini evde bırakıp hastaneye döndüğünde, 30 saatlik nöbet tutmakta” olduğunu belirterek, “Emzirme ve süt izinleri buna göre ayarlanmıştır. Bir annenin 30 saat boyunca bebeğinden uzak tutulabileceği öngörülmemiştir” dedi.

Sendika, tüm bu sorunlar nedeniyle “sağlığa ayrılan bütçe kamusal hizmetleri önceleyen, hastaların hak ettiği çağdaş yatırımlar yerine özel hastanelere sevklere harcanmamalıdır” uyarısında bulundu. Tıp-İş, hekimlerin taleplerini şöyle özetledi:

  • “Eşit, adil ve güvence altına alınmış bir çalışma rejimi”,

  • “Hekimleri kamu hastanelerinde tutabilecek maaş ve özlük hakları”,

  • “Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği”,

  • “Tüm bunları düzenleyecek, ayrı ve bağımsız bir Kamu Hekimleri Yasası”.

Sendika açıklamasını “Bu grev, halka karşı değildir; halkın nitelikli, güvenli ve sürdürülebilir sağlık hizmetine erişimi içindir” sözleriyle tamamladı.

Sendika, “Fedakârlık değil, adalet istiyoruz!” çağrısında bulundu.