Küresel teknoloji sahası artık yalnızca inovasyonun değil, jeopolitik gerilimin de merkezinde. Avrupa Birliği’nin yürürlüğe koyduğu Dijital Piyasalar Yasası (Digital Markets Act - DMA) ve Dijital Hizmetler Yasası (Digital Services Act - DSA), Washington yönetimi ile Brüksel arasında yeni bir cephe açtı.

AB’nin dijital devlere yönelik katı düzenlemeleri, ABD yönetiminin sert tepkisini çekti. Amerikan teknoloji şirketleri, Rusya pazarını yaptırımlar nedeniyle kaybetmişken, şimdi de Avrupa’da sıkı antitröst kuralları ve pazar payı kaybı riskiyle karşı karşıya. Washington, söz konusu düzenlemelerin geri çekilmesini talep ederken, karşı adımlar atabileceği uyarısında bulunuyor. Brüksel ise olası bir ticaret savaşından endişeli.

2024’te tam yürürlüğe girdi

DMA ve DSA, 2024’ün ilk yarısında tam anlamıyla uygulanmaya başlandı.

DMA, Avrupa pazarında faaliyet gösteren ve piyasa değeri 75 milyar avronun üzerinde ya da AB içinde yıllık 7,5 milyar avrodan fazla ciroya sahip şirketleri kapsıyor. Ayrıca en az 45 milyon aylık aktif kullanıcıya ve 10 bin iş kullanıcısına sahip platformlar “kapı bekçisi” (gatekeeper) olarak tanımlanıyor.

Bu kapsamda beş Amerikan teknoloji devi – Alphabet, Amazon, Apple, Microsoft ve Meta – ile Çin merkezli ByteDance düzenleme kapsamına alındı.

Yasa, bu şirketlerin kendi ürün ve hizmetlerine avantaj sağlamasını, kullanıcı verilerini başka servislerle izinsiz paylaşmasını, iş kullanıcılarına haksız şartlar dayatmasını ve uygulama ya da yazılımları zorunlu ön yükleme yoluyla dayatmasını yasaklıyor. Kullanıcılara alternatif ödeme sistemlerini tercih etme ve hizmetlerden kolayca ayrılma hakkı tanınıyor.

AB, YouTube ve TikTok gibi video platformları, Google Search, Windows, Android ve iOS işletim sistemleri, Safari ve Chrome tarayıcıları ile Amazon ve çeşitli sosyal medya ağları dahil 22 temel hizmeti özel gözetim altına aldı.

Kurallara uymayan şirketler için küresel cironun yüzde 10’una kadar para cezası ve gerektiğinde yapısal değişiklik zorunluluğu öngörülüyor.

Dijital içerik ve veri güvenliği boyutu

DSA ise dijital platformlara, yasa dışı ve zararlı içerikle mücadele, kullanıcı verilerinin korunması ve ifade özgürlüğü dengesinin sağlanması konusunda net yükümlülükler getiriyor. İhlaller için yaptırımlar açık biçimde tanımlanmış durumda.

AB yetkilileri, 2026’da teknoloji alanındaki denetimlerin daha da sıkılaşacağını belirtiyor. Ancak bu sürecin hem teknoloji devleriyle hem de ABD yönetimiyle gerilimi artırmasından endişe ediliyor.

İlk krizler başladı

Avrupa Komisyonu, Aralık ayında Elon Musk’ın sahibi olduğu X platformuna şeffaflık kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 120 milyon avro para cezası verdi. Musk ise Avrupa Birliği’nin yetkilerinin azaltılması ve üye ülkelerin egemenliklerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Gerilim bununla sınırlı kalmadı. Dijital Hizmetler Yasası’nın mimarlarından eski AB Komiseri Thierry Breton ve dört çalışma arkadaşı, ABD vizesi alamadı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise “küresel sansür-endüstri kompleksi” olarak nitelendirdiği yapı içinde yer aldığını savunduğu isimlere yönelik yaptırımların genişletilebileceğini açıkladı.

Trump yönetimi, AB’nin teknoloji düzenlemelerinde değişiklik talep ediyor. Bazı Amerikan teknoloji şirketleri ise DMA’nın tamamen kaldırılmasını istiyor. Washington yeni gümrük tarifeleri dahil karşı önlemler gündeme getirebileceği sinyalini verdi.

Ticaret savaşı riski

Brüksel, dünyanın hiçbir yerinde teknoloji devlerine karşı bu denli katı kuralların uygulanmadığını savunuyor. Ancak AB içinde de düzenlemelerin geç kaldığı yönünde eleştiriler var.

Belçika Siber Güvenlik Merkezi Başkanı Miguel de Bruycker, Financial Times’a verdiği röportajda Avrupa’nın bulut teknolojileri ve internet altyapısında liderliğini kaybettiğini söyledi. Avrupa’nın ne Amerikan bulut hizmetlerinden tamamen vazgeçebilecek ne de verileri sadece AB içinde depolayabilecek teknolojik kapasiteye sahip olduğunu belirtti.

Uzmanlara göre AB’nin “teknolojik egemenlik” hedefi, siyasi söylemde güçlü olsa da pratikte henüz tam karşılık bulmuş değil.

Önümüzdeki süreçte AB’nin düzenlemelerde ne ölçüde taviz vereceği ya da ABD ile gerilimi göze alıp mevcut çizgisini koruyacağı, küresel dijital ekonominin yönünü belirleyebilir. Teknoloji artık sadece ekonomik bir alan değil; açık biçimde stratejik bir güç mücadelesi sahası.