AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarının ve menfaatlerinin korunması konusunda garantör ülke olarak Türkiye'nin tereddütsüz hareket etme kabiliyeti olduğu zaten net bir şekilde bilinmektedir." dedi.

Çelik, Parti Genel Merkezi'nde düzenlenen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı öncesinde açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin hiç kimsenin provokasyonuna gelmeyeceğini, kimsenin çatışmasının ya da vekalet savaşının parçası olmayacağını vurgulayan Çelik, "Türkiye, milli güvenliğini koruma konusunda hassas ve bunu yerine getirme konusunda da bedeli ne olursa olsun bunu göze alacak ülkelerin başında gelir. Türkiye bunu ispat da etmiştir. Birilerinin egemenlik haklarımızı korumak adına bizi kumpasa çekmesine ya da kumpaslar üzerinden egemenlik haklarımızla ilgili bir tartışma açılmasına müsaade etmeyiz. Egemenlik haklarımız, milli güvenliğimiz kendi öz dinamiklerimizle değerlendirdiğimiz bir konudur." diye konuştu.

Türkiye'nin Azerbaycan ile arasını açmaya çalışanların olduğunu belirten Çelik, "Her politikamızın aynı olması gerekmiyor ama Azerbaycan ile ebedi bir kardeşliğimiz var. Ve bunun adını da 'iki devlet tek millet' olarak koymuşuz. Sayın Cumhurbaşkanı'mız ile Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev arasında düzenli ve kardeşane görüşmeler her zaman devam etmektedir. Ama Türkiye ile can Azerbaycan'ı karşı karşıya getirmeye çalışan kampanyaları da elimizin tersiyle bir kenara attığımızı ifade etmek isterim." ifadelerini kullandı.

Yunanistan'ın gayriaskeri statüdeki adaları silahlandırmasının yanlış olduğunu, aynı şekilde Rum kesiminin İsrail ile yakın işbirliğinin Doğu Akdeniz'de istikrarsızlık ürettiğini vurgulayan Çelik, şöyle devam etti:

"Şimdi birtakım Avrupa Birliği ülkeleri, Rum kesiminin güvenliğini korumak adına oraya savaş gemisi göndereceklerini ya da görünürlüklerini artıracaklarını söylüyorlar. Bu son derece yanlış bir yaklaşımdır. Avrupa Birliği, net bir şekilde Rusya-Ukrayna Savaşı'nda güvenlik değerlendirmeleri, güvenlik vizyonu açısından ne kadar etkisiz olduğunu göstermiştir. Şimdi Doğu Akdeniz'de bu karmaşa varken Rum kesiminin şımarıklıklarının ya da birtakım Siyonist ittifaklarının peşine takılarak Akdeniz'de daha fazla istikrarsızlık yaratacak adımlardan mutlaka uzak durulması gerekir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarının ve menfaatlerinin korunması konusunda garantör ülke olarak Türkiye'nin tereddütsüz hareket etme kabiliyeti olduğu zaten net bir şekilde bilinmektedir."