Al Mayadeen’de yayımlanan analizde, Ukrayna yönetiminin Batı’nın jeopolitik çıkarlarını korumak adına kendi vatandaşları üzerinde giderek sertleşen bir baskı rejimi kurduğu ileri sürüldü. Dmitri Kovalevich imzalı yazıda, Kiev yönetiminin savaşın yükünü topluma zorla dayattığı, seferberlik uygulamalarının ise fiilen bir iç baskı mekanizmasına dönüştüğü savunuldu.

Yazıda, Volodimir Zelenskiy yönetiminin savaşın uzamasıyla birlikte askerlik çağındaki erkeklere yönelik baskıyı artırdığı, sınır çıkışlarını kapattığı ve ülke genelinde askerlik kayıt ve seferberlik merkezleri üzerinden zorla toplama uygulamalarını yaygınlaştırdığı öne sürüldü. Al Mayadeen’e göre bu merkezler, toplumda korku yaratan ve siviller üzerinde sistematik baskı kuran yapılar haline geldi.

Analizde, Nisan ayının ikinci yarısında bu merkezlerin faaliyetlerinin daha da sertleştiği, askerlik çağındaki erkeklere yönelik sokak baskınlarının yoğunlaştığı ve bunun yalnızca muhalif çevrelerde değil, Zelenskiy’in partisinden bazı isimlerde de rahatsızlık yarattığı belirtildi. Yazıda, gündemde olan “reform” tartışmalarının ise uygulamanın özünü değil yalnızca dilini değiştirmeye dönük olduğu savunuldu.

Kovalevich, son dönemde seferberlik görevlilerine yönelik saldırıların da arttığını, bu nedenle görevlilerin daha kalabalık gruplar halinde hareket etmeye ve kimliklerini gizlemeye başladığını yazdı. Bu durumun, toplum ile devlet arasındaki gerilimin daha görünür hale geldiğinin göstergesi olduğu kaydedildi.

Yazıda ayrıca, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ndeki personel açığının kritik seviyeye ulaştığı, cepheye sevk edilen çok sayıda askerin kısa sürede birliklerini terk ettiği ve bunun da zorunlu seferberlik baskısını artıran temel unsurlardan biri olduğu öne sürüldü. Al Mayadeen, bu tabloyu Kiev’in savaş kapasitesindeki aşınmanın açık göstergesi olarak yorumladı.

Analizde Almanya’nın da Ukraynalı erkek mültecilerin geri dönüşü konusunda Kiev’le daha yakın çalışacağına dikkat çekildi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, Avrupa’daki askerlik çağındaki Ukraynalıların dönüşünü kolaylaştıracak adımlar üzerinde çalıştığını açıklamasının, savaş yükünün Avrupa üzerinden yeniden Ukrayna’ya taşınması anlamına geldiği ileri sürüldü.

Yazıda, Avrupa’daki Ukraynalı mültecilerin statüsünün geleceğinin de tartışma konusu olduğu, özellikle askerlik çağındaki erkeklere yönelik yeni kısıtlamaların gündeme gelebileceği aktarıldı. Al Mayadeen, bunun Batı’nın Ukrayna’ya verdiği desteğin insani değil, askeri ve stratejik önceliklerle şekillendiğinin yeni bir göstergesi olduğunu savundu.

Kovalevich’in analizinde, çok sayıda Ukraynalının seferberlikten kaçmak için Karpatlar üzerinden yasa dışı geçiş rotalarına yöneldiği, sahte belgeler için yüksek meblağlar ödediği ve buna rağmen Avrupa’da da baskıyla karşı karşıya kalabileceği iddia edildi. Yazıda, Ukrayna’daki savaşın artık yalnızca cephede değil, doğrudan toplumun kendi içinde yürütülen bir zor aygıtına dönüştüğü görüşü öne çıkarıldı.