Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin tartışmalar ve EKTAM direnişi üzerinden yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın siyasi tutumunu eleştirdi.
Ersoy, Bağımsızlık Yolu’nun seçim sürecindeki tavrını hatırlatarak, Erhürman’ın ortaya koyduğu siyaseti “muğlak” olarak tanımladıklarını belirtti ve “O günden bugüne değişen tek şey, bu muğlaklığı tespit eden kesimlerin genişlemiş olmasıdır” dedi.
KIBRIS SORUNU VE SİYASİ POZİSYON ELEŞTİRİSİ
Ersoy, Erhürman’ın federal çözümün adını açık şekilde telaffuz etmediğini savunarak, çözüm perspektifinin Kıbrıslı Elen toplumu ile kurulacak bir ortaklıktan ziyade “siyasi eşitliğe dayalı stratejik iş birliği” çerçevesine indirgendiğini ileri sürdü.
Seçim sürecinde de ifade ettikleri gibi, “konuşmamayı, söylem üretmemeyi ve takiye yapmayı seçen bir tutumun iki devletli çözüm isteyenlere mi yoksa federasyon isteyenlere mi takiye yaptığının öngörülemeyeceğini” kaydeden Ersoy, Kıbrıs sorunu bağlamında net ve keskin bir siyasal pozisyon ortaya konulmadığını iddia etti.
Ersoy, “‘Aman kimseyi kızdırmayalım’ anlayışıyla yapılan siyasetin güç ilişkilerine uyum sağlamaktan öteye gitmediğinin daha fazla insan tarafından görüldüğünü” belirterek, bu tutumun iki devletli çözümü savunan çevrelerin işine geldiğini savundu.
EKTAM DİRENİŞİ ÜZERİNDEN ELEŞTİRİ
Ersoy, Erhürman’ın tutumuna örnek olarak EKTAM emekçilerinin grev sürecini gösterdi. Geçtiğimiz hafta başında grev alanını ziyaret etmesine rağmen kamuoyuna herhangi bir açıklama yapılmadığını belirten Ersoy, anayasanın ihlal edildiği, örgütlenme ve çalışma hakkının gasbedildiği ve emeğin güvencesizleştirildiği bir süreçte sessiz kalındığını ileri sürdü.
EKTAM işvereninin yasalara uymadığını, toplantı çağrılarını dikkate almadığını ve uzlaşı toplantılarına katılmadığını iddia eden Ersoy, ilgili bakanlığın da yetkisi olmasına rağmen yaptırım uygulamadığını savundu. Kaymakamlığın dayanışma fonu için gerekli izni vermediğini öne süren Ersoy, tüm bu gelişmelere rağmen özel sektörde sendikalaşma hakkı konusunda da açık bir siyasal pozisyon ortaya konulmadığını ifade etti.
“MUĞLAKLIK YETERSİZ BİR TANIM”
Seçim kampanyasında “bizim sözümüz” olma vaadinde bulunulduğunu hatırlatan Ersoy, bugün gelinen noktada ne bu vaadin ne de irade iddiasının karşılığının görüldüğünü öne sürdü.
Erhürman’ın siyasetindeki muğlaklığın yerini “susarak konum alan bir siyasal kaçış hattına” bıraktığını savunan Ersoy, toplumun iradesi ve haklarının sorumluluktan kaçan bir siyasal anlayışa emanet edilmemesi gerektiğini belirtti.
Ersoy, kendi kaderini belirlemek için sorumluluk alarak harekete geçen EKTAM emekçilerinin direnişinin izlenmesi gereken yolu gösterdiğini kaydetti.






