KTAMS Başkanı Güven Bengihan, UBP-DP-YDP hükümeti tarafından Asgari Ücretler Yasası’nda yapılan değişikliğe ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Bengihan, düzenleme ile yabancı uyruklu işçilere sağlanan beslenme, konaklama ve yaşam desteğinin yazılı akit yapılması şartıyla asgari ücretten yüzde 40’a kadar mahsup edilmesine olanak tanınmasının, çalışma yaşamında ciddi bir adaletsizlik ve eşitsizlik yaratacağını kaydetti.
Çalışma yaşamının temel ilkesinin “eşit işe eşit ücret” ve çalışanlar arasında ayrımcılığın önlenmesi olduğunu vurgulayan Bengihan, söz konusu düzenlemenin aynı işyerinde çalışan yerli ve yabancı emekçiler arasında ücret ve haklar bakımından ciddi bir dengesizlik oluşturacağını ifade etti.
Bengihan, işverenlerin maliyet avantajı elde etmek amacıyla daha düşük maliyetli işgücüne yönelmesinin yerli çalışanların istihdam olanaklarını azaltabileceğini ve çalışma hayatında haksız rekabet ortamı yaratabileceğini belirtti.
Düzenlemeyle ilgili birçok sorunun da gündeme geldiğini ifade eden Bengihan, çalışanların ücretlerinden yapılacak kesintiler karşılığında yeterli ve insan onuruna yakışır beslenme ve konaklama hizmeti sağlanıp sağlanmayacağını, bu hizmetlerin asgari standartlarının kim tarafından belirleneceğini ve kim tarafından denetleneceğini sorguladı.
Bengihan ayrıca, işverenlerin sağlayacağı hizmetlerin yeterliliğinin hangi mekanizmalarla kontrol edileceğini ve sosyal güvenlik yatırımları ile diğer yasal hakların kesinti yapılmış ücret üzerinden mi yoksa gerçek asgari ücret üzerinden mi hesaplanacağını da gündeme getirdi.
Asgari ücretten yüzde 40’a kadar yapılacak kesintinin emekçinin eline geçen nakit ücreti ciddi şekilde azaltacağını belirten Bengihan, bunun çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştıracağını, ekonomik bağımlılığı artıracağını ve çalışma hayatında yeni bir yoksulluk ile güvencesizlik alanı yaratacağını ifade etti.
KTAMS olarak emeğin dili, dini ve ırkı olmadığını vurgulayan Bengihan, yerli veya yabancı tüm çalışanların eşit haklara, adil ücretlere ve insan onuruna yakışır çalışma koşullarına sahip olması gerektiğini belirterek, çalışma hayatında ayrımcılığa ve emeğin değersizleştirilmesine neden olacak her türlü uygulamanın karşısında olduklarını kaydetti.






