Prof. Dr. Mehmet Çakıcı, Kanal T’de yayımlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programında gemi faciasının psikolojik etkilerini değerlendirdi. Çakıcı, Sağlık Bakanlığına psikolog ve psikiyatristlerin afet bölgesinde görevlendirilmesi çağrısında bulundu.

Yaşanan facianın ağır bir psikolojik travma olduğunu belirten Çakıcı, olaydan etkilenen kişilerde dehşet, çaresizlik, huzursuzluk ve görüntülerin tekrar tekrar zihne gelmesi gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyledi.

Çakıcı, “Kişinin zihninde yoğun bir işgal oluşur. Olayla ilgili görüntüler ve yaşananlar sürekli aklına gelir. ‘Flashback’ dediğimiz geri dönüşler yaşanır. İnsanlar bazen içine kapanır, bazen de aşırı tepkisel olur. İlk bir ay içerisinde görülen bu duruma akut stres bozukluğu diyoruz” ifadelerini kullandı.

Belirtilerin bir aydan uzun sürmesi halinde travma sonrası stres bozukluğundan söz edildiğini kaydeden Çakıcı, etkilerin yıllarca devam edebileceğini, hatta nesilden nesile aktarılabileceğini vurguladı.

“RANDEVUSUZ GELİN DEMEK YETMEZ”

Çocuklara ve diğer kazazedelere yardım edememenin toplum üzerindeki psikolojik yüküne dikkat çeken Çakıcı, hayatını kaybedenlerin ve kayıpların yakınlarına ciddi psikolojik ve psikiyatrik destek sağlanması gerektiğini söyledi.

Sağlık Bakanlığının Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne randevusuz başvurulabileceği yönündeki açıklamasını olumlu bulduğunu ancak bunun yeterli olmadığını belirten Çakıcı, şöyle devam etti:

“Psikolog ve psikiyatristlerin afet bölgesinde bulunması gerekir. Dünya Sağlık Örgütünün uygulamaları da bu yöndedir. ‘Randevusuz gelin’ demek yetmez. İlk müdahalenin olay yerinde yapılması gerekir. İnsanların doğru bilgiye ulaşması, kendilerini ifade edebilmesi ve yakınlarını bekleyenlere destek verilmesi önemlidir. Bunun için bir destek hattı da kurulmalıdır.”

“EN BÜYÜK SORUNUMUZ KRİTERSİZ YAŞAM”

Facianın kural, standart ve denetim eksikliklerini yeniden gündeme getirdiğini savunan Çakıcı, KKTC’de yalnızca gemi güvenliği konusunda değil, birçok alanda ulusal standartların bulunmadığını söyledi.

Çakıcı, “Biz Kıbrıs’ta kriterli yaşama geçemedik. En büyük sorunumuz kritersiz yaşamdır. Kriterli bir yaşamımız olsaydı bunlar belki de yaşanmayacaktı. Yalnızca gemilerde değil; trafikte, itfaiyede ve diğer alanlarda da güvenlik standartlarına ihtiyacımız var. Kural, kaide ve denetim eksikliği bu olayda da öne çıkıyor” dedi.

“PSİKOLOJİK DESTEK, AFET MÜDAHALESİNİN PARÇASI OLMALI”

Koordineli ve sürekli hazır tutulan bir afet biriminin önemine işaret eden Çakıcı, geçmişte yaşananlardan hâlâ gerekli derslerin çıkarılmadığını savundu.

Afet biriminin kimlerden oluşacağının ve ilk müdahale standartlarının önceden belirlenmesi gerektiğini kaydeden Çakıcı, “Böyle bir birim varsa sizden önce olay yerine gider, çadırını kurar ve çalışmaya başlar. Afet müdahalesi yalnızca denizde arama-kurtarmadan ibaret değildir. Psikolojik destek de afet biriminin temel parçalarından biri olmalıdır” ifadelerini kullandı.