Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dijital altyapının güçlendirilmesi amacıyla başlatılan fiber optik altyapı çalışmaları, ülke genelinde yüksek hızlı internet erişimini yaygınlaştırmayı hedefliyor. Proje kapsamında 150 bin hane ve işletmeye fiber internet ulaştırılması, yatırım tutarının 100 milyon doların üzerinde olması ve altyapının 12 ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor.
Türkiye ile KKTC arasında imzalanan iş birliği protokolü, fiber altyapının kurulumu ve işletilmesini kapsıyor. Altyapının yönetimi, Türk Telekom’un KKTC’de kurduğu grup şirketi ve yerel Telekomünikasyon Dairesi iş birliği ile yürütülecek. Proje, sadece internet hızını artırmakla kalmayacak, aynı zamanda dijital eğitim, sağlık hizmetleri ve e-devlet uygulamalarının etkinliğini artırmayı hedefliyor.
Yeni fiber hatları, robotik ve yapay zekâ destekli sistemler ile devreye alınacak. Bu hatlar, montaj ve altyapı süreçlerini hızlandırırken, hata oranını minimuma indiriyor ve yüksek verimlilik sağlıyor. Proje ayrıca enerji verimliliği ve atık yönetimi uygulamaları ile sürdürülebilir teknoloji üretimini de destekliyor.
18 Haziran 2024 — Fiber Altyapı Çalışmaları Duyuruldu
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, fiber optik altyapı çalışmalarının Haziran 2024’te başlayacağı belirtildi. Yap‑işlet‑devret modeli ile planlanan proje, şehir ve kırsal alanları kapsayacak şekilde tasarlandı ve KKTC’nin dijital altyapısının modernize edilmesini amaçladı.
11 Temmuz 2025 — Türkiye-KKTC Fiber Dönüşüm Protokolü İmzalandı
Lefkoşa’da düzenlenen törende Türkiye ve KKTC yetkilileri, “Fiber Optik Mutabakat Zaptı”nı resmen imzaladı. Törene Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar katıldı. Bu protokol, KKTC’nin dijital altyapısının güçlendirilmesi ve fiber internetin yaygınlaştırılması yönünde resmi bir adım olarak kayıtlara geçti.
12 Temmuz 2025 — Eleştiriler Başladı
Protokolün imzalanmasının ardından bazı siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları projeyi eleştirdi. Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, protokolü altyapının özelleştirilmesinin bir parçası olarak değerlendirdi. Ona göre, stratejik bir kamu hizmeti olan iletişim altyapısının özel şirketlere devredilmesi, ekonomik ve siyasi açıdan risk oluşturuyor. Tel‑Sen Başkanı Hakan Yüredi, sürecin şeffaf olmadığını, sendika ve halkın görüşünün alınmadığını ve altyapının özel sermaye lehine devredilmesinin risk oluşturduğunu söyledi.
20 Kasım 2025 — Komite Görüşmeleri
Cumhuriyet Meclisi Ekonomi, Maliye ve Bütçe Komitesi’nde protokol detayları tartışıldı. Milletvekilleri, yatırım fizibilitesi, yetki devri ve gelir projeksiyonları konusunda daha fazla açıklama istedi. Bu tartışmalar, protokolün teknik ve mali boyutlarının detaylı olarak ele alınmasını sağladı.
2 Ocak 2026 — Türkiye’de Resmen Yayımlandı
Protokol, Türkiye Cumhuriyeti Resmi Gazete’sinde yayımlanarak hukuki olarak yürürlüğe girdi. Bu adım, KKTC’de fiber altyapı yatırımlarının uygulanması için hukuki zemini güçlendirdi.
16–17 Şubat 2026 — Meclis Genel Kurulu Görüşmeleri
Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda protokolün onay yasa tasarısı görüşüldü. Görüşmelerde bazı milletvekilleri, protokolün üzerinde değişiklik yapılması gerektiğini ve ek çalışmaların şart olduğunu belirtti. Özellikle stratejik altyapının kontrolünün kimde olacağı ve protokolün teknik ve hukuki detayları yoğun tartışma konusu oldu.
17 Şubat 2026 — Oturum Kapanışı
Meclis oturumu, görüşmelerin uzun sürmesi ve iç tüzük gerekçesiyle geçici olarak durduruldu. Tasarının nihai oylaması için çalışmalar devam ediyor.
Karşıt Görüşler ve Eleştiriler
Tel‑Sen Başkanı Hakan Yüredi, protokolü kabul edilemez olarak nitelendirdi. Yüredi, sürecin şeffaf olmadığını, sendika ve halkın görüşünün alınmadığını ve altyapının özel sermaye lehine devredilmesinin risk oluşturduğunu söyledi. Ayrıca, belirsizliklerin devam etmesi durumunda uyarı grevleri ve hukuki yollara başvurulacağını açıkladı.
Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Umut Ersoy, protokolün iletişim altyapısının özelleştirilmesinin bir parçası olduğunu vurguladı. Ona göre, stratejik altyapının özel şirketler aracılığıyla yönetilmesi, uzun vadede KKTC’nin ekonomik ve siyasi bağımsızlığı açısından risk oluşturuyor.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, protokolün halk yararını gözetmediğini savundu. Usar İncirli, fiber altyapının dijital çağda önemli olduğunu kabul etmekle birlikte, sürecin şeffaf ve tüm paydaşların katılımıyla yürütülmesi gerektiğini belirtti.
CTP Milletvekili Salahi Şahiner, protokolü “ülkenin egemenliğini ve geleceğini ipotek altına alan bir ihanet sözleşmesi” olarak nitelendirdi. Şahiner, kritik iletişim altyapısının kontrolünün dış aktörlere devredilmesinin risk taşıdığını söyledi.
KTMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası Başkanı, protokolün teknik ve hukuki eksikliklerine dikkat çekerek, altyapının mülkiyeti, bakım ve uzun vadeli işletme garantilerinin netleştirilmesi gerektiğini ifade etti. Belirsizliklerin sürmesi durumunda kamu çıkarının ve altyapının sürdürülebilirliğinin risk altında olacağı uyarısında bulundu.
CTP Milletvekili Doğuş Derya, stratejik alanların kontrolünün dış aktörlere geçmesinin uzun vadeli ulusal egemenlik riski taşıdığını belirtti. Derya, protokolün sadece teknik değil, siyasi boyutunun da dikkate alınması gerektiğini vurguladı.






