Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, yaptığı yazılı açıklamada, ikili görüşmelerde gündeme dahi gelmeyen iddiaların, pozisyonların medya üzerinden konulmaya çalışıldığını belirtti.

Görüşme masasında olduklarını ve ciddiyetle devam edeceklerini vurgulayan Erhürman'ın açıklaması şu şekilde:

"Kıbrıs Rum Liderliği'nden art arda açıklamalar gelmeye devam ediyor. Sivil toplum örgütlerinin toplantılarında, açılışlarda söylenenler, konuyla alakasız yerlerde "sorulan sorulara" verilen yanıtlar, resmi açıklamalar vs.

Baştan beri hep söyledik. Baş başa görüşmelerde samimiyetle ifade ettik. Görüşmeye devam ettiğimize göre, durmadan, olur olmaz toplantıda, açılışta bu konuya girmeyelim, muhatabımızın olmadığı ortamda yeni pozisyon koymaya kalkmayalım, ortamı zehirlemeyelim, suçlama oyunlarına girmeyelim diye uyardık.

Biz, bugüne kadar katıldığımız açılışlarda, sivil toplum örgütlerinin toplantılarında bu konuya temas etmemeye azami özen gösterdik. Konuyla ilgili programlarda, muhatabımızın bilmediği yeni bir pozisyon ortaya koymadık. Kendisi kamuoyuna açıklamadıkça, muhatabımızın konuştuklarını, söylediklerini kamuoyuyla paylaşmadık. Gelen açıklamaların beşte birine ya yanıt verdik, ya da ondan bile kaçındık.

Ama durmuyor... İkili görüşmelerde gündeme dahi gelmeyen iddialar, pozisyonlar medya üzerinden konulmaya çalışılıyor.

Şimdi de "müzakere masasındaki statü" meselesi! Kıbrıs Rum Liderliği müzakere masasında yalnızca Kıbrıs Rum toplumunun lideri olarak değil, aynı zamanda "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı" olarak da oturuyormuş! Bir söylediler, yanıt vermedim. Dün bir daha!

Şu anda ortada henüz bir "müzakere" olmadığını, yalnızca "görüşme masası"nda olduğumuzu herkes biliyor. Hangi masa olursa olsun, masa dışındaki pozisyonlarımız saklı kalmak kaydıyla, "iki lider" olarak masada olduğumuzu, olacağımızı da dünya alem biliyor. BM'nin bu süreçlere ilişkin bütün raporları, bütün kayıtları açık.

Peki her şey bu kadar açıkken, başta biz olmak üzere, hiç kimsenin kabul etmediği bu pozisyonu, hem de benim yüzüme değil, kamuoyu önünde durmadan niye tekrarlıyorlar?

Gerçekler ortadayken bu iddianın, bu "pozisyon"un zerre kıymeti ya da manası yok elbette ve bunu herkes biliyor. O zaman amaç ne? Çözüme yardımcı olmak mı?!!

Bir provokasyonun başarılı olmasının tek bir yolu vardır: Provoke edilmeye çalışılanın provokasyona gelmesi! Provokasyona gelmezseniz, provokasyon anlamsız biçimde havada asılı kalır!

Görüşme masasındayız. Sabırla, soğukkanlılıkla, ciddiyetle ve kararlılıkla devam ediyoruz..."