İngiliz The Independent gazetesinin Siyasi Editörü David Maddox, Birleşmiş Milletler'in (BM) Kıbrıs sorununa çözüm amacıyla üzerinde çalıştığı yeni taslağın, 52 yıldır devam eden çıkmazı sona erdirmeyi hedeflediğini ve taraflara farklı şekillerde yorumlanabilecek daha esnek bir yönetim modeli önerdiğini ileri sürdü.
Habere göre, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in üzerinde çalıştığı taslak, önceki müzakerelerdeki klasik federal modelden uzaklaşarak daha gevşek bir yapı öngörüyor. Gazete, önerinin Rum tarafının "federasyon", Türk tarafının ise "konfederasyon" olarak nitelendirebileceği, "yapıcı belirsizlik" (constructive ambiguity) yaklaşımına dayalı bir çerçeve oluşturmayı amaçladığını iddia etti.
Haberde, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın göreve gelmesinin ardından Kıbrıs Türk tarafının önceki döneme kıyasla daha esnek bir müzakere yaklaşımı benimsediği öne sürüldü.
İKİ KURUCU DEVLET, SINIRLI MERKEZİ YAPI, ORTAK BAKANLAR KURULU
İddiaya göre BM taslağı, siyasi eşitliğe sahip iki kurucu devletin oluşturulmasını, günlük yönetim yetkilerinin büyük bölümünün bu devletlere bırakılmasını, ortak konular için ise sınırlı yetkilere sahip merkezi bir yapı kurulmasını içeriyor.
Ortak yapıda dönüşümlü başkanlık konseyi, iki toplumun temsil edildiği ortak bir konsey ile dışişleri, savunma, içişleri, maliye ve Avrupa işleri gibi alanlarda görev yapacak ortak bakanlıklar öngörüldüğü belirtildi.
Ayrıca Bakanlar Kurulu'nda en az bir Türk tarafı temsilcisinin belirleyici oy hakkına sahip olmasının da siyasi eşitliğin güvencesi olarak değerlendirildiği, ancak bunun müzakerelerde tartışma yaratabilecek başlıklardan biri olduğu ifade edildi.
TOPRAK DÜZENLEMELERİ VE GÜVENLİK
Haberde, öneri kapsamında KKTC'nin daha fazla uluslararası tanınma ve özerklik karşılığında Maraş (Varoşa) dahil bazı bölgeleri Rum tarafına devretmesinin gündeme gelebileceği ileri sürüldü.
Güvenlik konusunda ise 1960 Garanti Sistemi'nin yerine NATO temelli yeni bir güvenlik düzenlemesinin değerlendirildiği, adada sınırlı sayıda çok uluslu bir gücün konuşlandırılmasının seçenekler arasında bulunduğu iddia edildi.
DOĞRUDAN TİCARET, TEMAS, UÇUŞ
Gazete, iki ya da üç yıllık bir geçiş sürecinin öngörüldüğünü, bu süreçte ilk etapta Maraş'ın iadesiyle birlikte Kıbrıs Türk tarafının uzun süredir talep ettiği doğrudan ticaret, doğrudan uçuşlar ve doğrudan temaslar konusunda aşamalı adımların atılmasının değerlendirildiğini yazdı.
Haberde ayrıca doğal gaz alanında iş birliği imkanlarının ve Kıbrıs'ta sağlanacak olası bir uzlaşmanın Türkiye-AB ilişkileri ile Gümrük Birliği süreciyle ilişkilendirilebileceği öne sürüldü.




