Akademisyen Yrd. Doç. Ahmet Melih Karavelioğlu, Kanal T'de yayınlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programında hayat pahalılığı, asgari ücretve döviz piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hayat pahalılığı sorununun devam edeceğini öngördüğünü belirten Karavelioğlu, ülkede enflasyonla mücadeleye yönelik somut bir program bulunmadığını savundu. Bu nedenle fiyat artışlarının sürmesini beklediğini ifade eden Karavelioğlu, kahve fiyatlarından başlayarak birçok üründe zamların görülmeye başladığını söyledi.
Yakın dönemde Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun toplanacağını belirten Karavelioğlu, hayat pahalılığı oranının üzerinde, yüzde 17-18 seviyelerinde bir artış yapılabileceğini tahmin etti. Yaklaşan seçimlerin bu süreçte etkili olacağını öne süren Karavelioğlu, hükümetin popülist politikalar izleyebileceğini savundu.
Bu seviyede bir artış yapılması halinde net asgari ücretin yaklaşık 61 bin TL'ye yükseleceğini ifade eden Karavelioğlu, asgari ücretlilerin yaklaşık 9 bin TL civarında artış alacağını söyledi.
"Gelir dağılımındaki bozulma derinleşiyor"
Hayat pahalılığı oranındaki artışın tüm kamu maaşlarına aynı şekilde yansıtılmasının gelir adaletsizliğini artırdığını dile getiren Karavelioğlu, yüksek gelir grubunun çok daha fazla artış elde ettiğini belirtti.
Enflasyonun her zaman gelir dağılımını bozucu etki yarattığını söyleyen Karavelioğlu, "Çok kazanan kesime daha düşük artış verilerek alt gelir grubunun desteklenmesi gerekiyor. Bir ülkede orta direk ne kadar güçlüyse demokrasi ve ekonomi de o kadar güçlü olur. Orta direğin zayıflaması gelir dağılımını daha da bozuyor." dedi.
"Mehmet Şimşek olduğu sürece kurda sert sıçrama beklemiyorum"
Döviz piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karavelioğlu, Türkiye'de uygulanan ekonomi politikalarının kur üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti.
Mehmet Şimşek ve ekibinin görevde kaldığı sürece döviz kurunda sert bir yükseliş beklemediğini söyleyen Karavelioğlu, yıl sonu için dolar kurunun yaklaşık 52 TL, sterlinin ise 73-75 TL bandında olabileceğini öngördü.
Yıllık bazda doların yaklaşık yüzde 20 değer kazanmasının beklendiğini kaydeden Karavelioğlu, mevcut faiz seviyeleri dikkate alındığında Türk lirası mevduatın cazibesini koruduğunu belirtti.
"İşletmeler için döviz kredisi daha avantajlı olabilir"
İşletmeler açısından kredi maliyetlerini de değerlendiren Karavelioğlu, Türk lirası ticari kredi faizlerinin yüzde 45-50 seviyelerinde bulunduğunu, buna karşın döviz kredilerinde faiz oranlarının yüzde 6-9 bandında olduğunu söyledi.
Kur artışı da hesaba katıldığında döviz kredilerinin toplam maliyetinin yaklaşık yüzde 27 seviyesinde kalabileceğini ifade eden Karavelioğlu, buna karşılık TL kredilerinin maliyetinin yüzde 45-50 seviyelerinde olduğunu belirterek, mevcut koşullarda dövizle borçlanmanın işletmeler açısından daha avantajlı göründüğünü söyledi.






