Güney Kıbrıs Rum Yönetimi taşınmazlar konusunda Türk tarafının huzurunu kaçırmaya devam ediyor.
Kuzey’deki eski Rum taşınmazları üzerine inşaat yapan ve satanları uluslararası alanda suçlu sandalyesine oturtmak için Avrupa Birliği üyeliği avantajını kullanan Rum Yönetimi şimdilerde gözünü herkese dikti.


Kıbrıslı bir Türk olan Yasa Yeşilada Türkiye’nin Strazbourg Büyükelçiliğin’de bir diplomat. Yasa Yeşilada 2011 yılında KKTC topraklarında kalan bir taşınmazı satın aldı. 2023 yılında ise söz konusu taşınmazı bir Alman vatandaşına sattı.


Söz konusu Alman bir ihbar üzerine Güney Kıbrıs’ta polis tarafından sorgulanarak, sahip olduğu taşınmazı Yasa Yeşilada’dan aldığını söyler. Bunun üzerine Yasa Yeşilada Güney Kıbrıs’a geçtiğinde Rum Polisi tarafından gözaltına alınır. Kendisine, sattığı malın Rum malı olduğu söylenir. Suç işlediği gerekçesi ile Yasa Yeşilada’ya mahkemeye çıkarılması için bir celpname imzalatılır ve geçtiğimiz Cuma günü mahkemeye çıkarılacağı belirtilerek serbest bırakılır.


Yasa Yeşilada, Rum Mahkemesine çıkmamak için rahatsız olduğuna dair bir doktor raporunu Rum yetkililere iletir. Bunun üzerine kendisine Salı gününe kadar süre tanınır. Yasa Yeşilada eğer Salı günü mahkemeye çıkmazsa hakkında tutuklama kararı verileceği de iletilir. Yasa Yeşilada önümüzdeki günlerde Strazbourg’a giderek görevine devam edecek ancak ciddi bir sorun ile karşı karşıya. Çünkü Rum Yönetimi daha önce yaptığı gibi uluslararası tutuklama kararı çıkartabilir.


Son yaşanan bu olay Rum tarafının mülkiyet konusundaki tutumu nedeni ile sadece müteahhitler ve emlakçıların tutuklanma ile tehdit edilmediklerini ortaya koyuyor. Bundan sonra eşdeğerden veya tahsisten mal sahibi olan ya da eskiden Rum malı olan taşınmaz üzerine inşa edilen bir emlaki satın alan sıradan vatandaşlar da tehlike altındadır. Özellikle BM Genel Sekreteri Guterres’in birkaç gün sonra Ada’ya gelecek olması öncesinde yaşanan bu olay mülkiyet sorununun çok acil bir şekilde çözümlenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.