Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Makina Mühendisleri Odası, devletin görevinin tehlikeleri önceden belirlemek, olayların kök nedenlerini ortadan kaldırmak ve insan yaşamını koruyacak tedbirleri zamanında almak olduğunu belirtti.

Oda’dan yapılan açıklamada, olay sayılarının dönemsel olarak azalmasının tek başına güvenlik riskinin azaldığı anlamına gelmediği belirtilerek, “Olayların kök nedenleri çoğalıyorsa ve ders alınmıyorsa güvenlik riski artıyor demektir. Güvenlik riskinin asıl göstergesi de budur.” ifadeleri kullanıldı.

"Yüksek bina yangını ve silo çökmesi… Hazırlanan raporlarlar PGM’ye sunuldu"

İskele’de meydana gelen yüksek bina yangını ile devlete ait arpa silosunun çökmesi olaylarının muhtemel teknik nedenlerinin Oda tarafından hazırlanan raporlarla Polis Genel Müdürlüğü’ne (PGM) sunulduğu kaydedilen açıklamada, her iki olayın ardından benzer olayların tekrarını önlemek amacıyla alınması gereken tedbirlerin ilgili bakanlıklara yazılı olarak bildirildiği ifade edildi.

Açıklamada, yüksek bina yangınının ardından benzer binaların denetlenmemesi, çöken silodan sonra aynı riskleri taşıyabilecek diğer siloların incelenmemesi ve meslek örgütünün teknik destek çağrısının karşılıksız bırakılmasının güvenlik riski oluşturduğu kaydedildi.

Takata hava yastığı sistemlerinden etkilenen araçların üretim yılları ve oluşturdukları can güvenliği riskinin Oda tarafından belirlendiği belirtilen açıklamada, riskli üretim dönemindeki araçların ülkeye ithal edilmemesi amacıyla hazırlanan mevzuat önerisinin ilgili bakanlığa sunulduğu kaydedildi.

Bilinen ve ölümcül sonuçlar doğurabilen teknik bir risk karşısında tedbir almak yerine ithalat koşullarının gevşetilmesinin güvenlik riski olduğu ifade edildi.

Kazalı, ağır hasarlı veya farklı araçların parçalarının birleştirilmesiyle oluşturulan araçların ülkeye ithaline izin verilmemesi gerektiğinin de defalarca bildirildiği belirtilen açıklamada, “Bu araçların trafiğe çıkarılması ciddi bir can güvenliği riski oluşturmaktadır. Buna rağmen ithal izinleri kaldırılarak veya denetim koşulları etkisizleştirilerek bu araçların ülkeye getirilmesine imkân sağlanmıştır.” ifadelerine yer verildi.

Teknik geçmişi ve güvenilirliği belirsiz kazalı veya toplama araçların trafiğe çıkarılmasının güvenlik riski taşıdığı kaydedildi.

Otobüslerde yangın güvenliği ve ithalat yaşı

Otobüs yangınlarının önemli bölümünün motor bölümünde başladığına dikkat çekilen açıklamada, otobüslerde motor bölümü yangın algılama ve uyarı sistemleri ile asgari yangın güvenliği düzenlemelerine uyulması gerektiğinin ilgili kurumlara bildirildiği belirtildi.

Yangın güvenliği standartları yeterince uygulanmadan yaşlı otobüslerin ithalatının kolaylaştırılmasının güvenlik riski oluşturduğu ifade edildi.

Ağır tonajlı araçlara tahsis edilen yüklerin araçların teknik kapasitelerine ve ülke yollarının koşullarına uygun olmadığının daha önce bildirildiği kaydedilen açıklamada, Ciklos-Girne istikametinde seyreden bir ağır vasıtanın kontrolünü kaybederek beş binek araca çarptıktan sonra durabilmesinin ağır araçların oluşturduğu riskin göstergelerinden biri olduğu belirtildi.

“Bu olayda ölüm yaşanmamış olması, olayın güvenlik riski taşımadığı anlamına gelmez.” denilen açıklamada, bir tehlikenin risk olarak kabul edilmesi için mutlaka ölümle sonuçlanması gerekmeyeceği belirtildi.

İş sağlığı ve güvenliği

Oda’nın iş sağlığı ve güvenliği alanında alınması gereken tedbirleri ilgili kurumlara bildirdiği, iş yerlerinin güvenlik yönünden denetlenebilmesi amacıyla kontrol formları hazırlanmasını ve uygulanmasını önerdiği belirtildi.

Açıklamada, iş sağlığı ve güvenliğinin yalnızca kaza meydana geldikten sonra sorumlu aranmasından ibaret olmadığı, işverenin iş yerinin, kullanılan makine ve tesislerin güvenliğini önceden sağlaması gerektiği ifade edildi.

İşveren sorumluluklarını azaltan her düzenlemenin çalışanların yaşam ve sağlık hakkını doğrudan tehdit ettiği savunuldu.

Erenköy’de meydana gelen öğrenci otobüsü kazasından çıkarılması gereken teknik ve idari derslerin de ayrıntılı şekilde ilgili bakanlığa bildirildiği kaydedilen açıklamada, ithal izni bulunmayan araçlar ile hukuki durumu tartışmalı olmasına rağmen ülkeye getirilen ve mahkeme ara emirlerine konu olduğu halde yollarda kullanılmaya devam edilen araçların durumunun ciddi bir güvenlik ve hukuk sorunu olduğu ileri sürüldü.

Oda’nın kendi mesleki alanında tespit ettiği sorunların giderilmesine yönelik çözüm önerilerini, teknik raporları ve kontrol formlarını ilgili kurumlara gönderdiği belirtilen açıklamada, elektronik denetim sistemlerinin ülkenin gerçek trafik güvenliği ihtiyaçlarına uygun biçimde çalıştırılması halinde Dikmen’de meydana gelen ağır olayın oluşma ihtimalinin önemli ölçüde azaltılabileceği ifade edildi.

Açıklamada, “Ölümlü bir olay meydana gelmesini beklemeden tedbir almak devletin görevidir.” denildi.