Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB), Türkiye’de; üniversitelerde tıp eğitimine kabul süreçlerine ilişkin ortaya atılan usulsüzlük iddialarına işaret ederek, milletvekillerini ülkemizde de tıpta sınavsız uzmanlık kabulünü içeren yasa tasarısına “hayır” oyu vermeye çağırdı
KTTB: Çekincelerimizi ortaya komuş, binamıza siyah bayrak çekmiştik
Yazılı açıklama yapan birlik, Sağlık Hizmetleri Dairesi Yasası kapsamında tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık eğitimine ilişkin düzenlemelerle ilgili görüş ve eleştirilerini daha önce kamuoyu ile paylaştıklarını hatırlatarak, gelinen son noktada çekincelerini ortaya koymak için, bu durumu kabul etmediklerini belirtmek için binalarına da siyah bayrak çektiklerini belirtti.
KTTB açıklamasında, “Uzmanlık eğitimi; yalnızca bireysel kariyer süreci değil, doğrudan halk sağlığını etkileyen, bilimsel standartlara ve uluslararası ilkelere uygun yürütülmesi gereken bir alandır” denildi.
“Sınavsız kabul ciddi riskler barındırıyor”
Açıklama şöyle devam etti;
“Merkezi ve şeffaf sınav esastır. Uzmanlık eğitimine kabulde merkezi, objektif, liyakatlı ve şeffaf bir sınav sistemi temel ilke olmalıdır. Sınavsız veya nesnel ölçütlere dayanmayan kabul; hem mesleki yeterlilik hem de eşitlik ilkesi açısından ciddi sakıncalar doğuracaktır.
Son dönemde merkezi sınav olmaksızın Türkiye’deki üniversitelerde eğitime kabul süreçlerine ilişkin ortaya atılan usulsüzlük iddiaları, dile getirdiğimiz kaygıların haklılığını bir defa daha göstermektedir.
“Yetersiz altyapı, eğitici kadro ve yetersiz hasta sayısı ve çeşitliliği uzmanlık kalitesini zedeler”
Uzmanlık eğitimi, tam zamanlı, planlı ve ciddi denetim gerektiren teorik ve esasen pratik ağırlıklı bir eğitim sürecidir. Ülkemizde mevcut altyapı, akademik kadro ve vaka sayı ile çeşitliliği dikkate alındığında, tam süreli ve nitelikli uzmanlık eğitimi vermeye yeterli olmadığı açıktır.
Eğitimin kalitesinden ödün vermemek için uzmanlık eğitimi veren Kıbrıs dışı hastanelerde uzmanlık eğitiminin yarı zamanlı yapılması şarttır. Yetersiz altyapı, eğitici kadro ve yetersiz hasta sayısı ve çeşitliliği uzmanlık kalitesini zedeler.
Bu nedenle eğitim süreçleri net, sürekli, düzenli şekilde ve etkin biçimde denetlenmeli ve bizler, kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
“Halkın sağlığı bizlerin önceliğidir”
Eğitim veren merkezlerin periyodik denetimi şarttır. Uzmanlık eğitimi verecek kurumların; altyapı, akademik kadro, vaka sayısı, çeşitliliği ve eğitim programına uyum açısından yeterliliklerinin düzenli aralıklarla, bağımsız ve bilimsel ölçütlere göre denetlenmesi gerekmektedir.
Denetimler yalnızca şekli olmamalı; sonuçları bağlayıcı olmalı ve eksiklik tespit edilen merkezler için kapatma dahil somut yaptırımlar uygulanmalıdır.
Halkın sağlığı bizlerin önceliğidir. Uzmanlık eğitimiyle ilgili her düzenleme; meslektaşlarımızın hakları kadar, toplumun nitelikli, etkin ve yeterli sağlık hizmetine erişim hakkını da doğrudan ilgilendirmektedir. Yetersiz planlama ve denetimsiz süreçler uzun vadede hem halk sağlığı hem de bizlerin mesleki itibarı açısından telafisi güç sonuçlar doğuracaktır.
“Halka, halkın sağlığına, toplumun geleceğine verdiğiniz zarar yeter”
KTTB olarak bilimsel standartlardan, şeffaflıktan ve liyakat ilkesinden taviz verilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmak isteriz. Sağlık hizmetleri alanında yapılacak her düzenlemenin meslek örgütleri ile iş birliği içinde, kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli kaliteyi ve sürdürülebilirliği esas alması gerektiği ve açıktır.
Bu yasanın son hali etkin bir giriş ve denetim olanağı sağlamamaktadır. Tekrar etmek isteriz, bu şekilde geçecek yasa ile verilecek uzmanlıklar halk sağlığını riske atacağı için onaylamayacağız. Bu yasaya onay verecek her milletvekili olası sorunların sorumluluğunu üstlenmiş olacaktır. Açık çağrımızdır, bu yasaya bu şekli ile hayır deyin.
Artık yeter! Halka, halkın sağlığına, toplumun geleceğine verdiğiniz zarar yeter”







