Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu bugünkü çalışmalarını tamamladı. Genel Kurul’da ele alınan Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
Genel Kurul’da, meclisin bugünkü gündeminde yer alan Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin üçüncü görüşmesi de yapıldı. Görüşmede tasarının bütünü oy çokluğuyla kabul edildi.
Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 25 Mayıs Pazartesi günü yasama öncelikli olmak koşuluyla yasama ve denetim birlikte yapılacak.
Meclis Genel Kurul’da ele alınan Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı’na ilişkin rapor, Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı Yasemi Öztürk tarafından okundu.
Baybars
Genel Kurul’da tasarı üzerine ilk sözü Bağımsız Milletvekili Ayşegül Baybars aldı. Baybars, “Bu yasa ile uçan kuşa af çıkarıldı” dedi.
Baybars, söz konusu yasa ile herkesin affedilebileceğini ifade ederek, hükümeti eleştirdi. Yasa ile kayıt dışı olanların sadece affedilmekle kalmayıp, ülkede iki ay da ikamet izinsiz kalabilmesine olanak tanınacağını kaydetti. Baybars, “Hükümet af kapsamına girenlere iki ay boyunca ikamet izniniz de benden diyor” şeklinde konuştu.
Baybars, söz konusu yasanın dört yılda altı kez çıktığını da anımsatarak, önceki yasalar çıktığı zaman da bunun “Kayıtlılığı sağlamak” için yapıldığının söylendiğini anımsattı.
Artık ülkede sorunların çözülmediğini söyleyen Baybars, ülkede sorun ve çözümlerin “Normalleştirilmeye çalışıldığını” kaydetti.
Hükümetin formülünün “Anayasa’yı ve Meclisi bypass ederek” yasa gücünde kararname çıkartmak olduğunu söyleyen Baybars, ülkede yanlışlığın sıradanlaştığını, hukuksuzluğun normalleştirildiğini ve istisnaların da kural haline geldiğini belirtti.
Baybars, ülkede, hukuka saygılı, vergisi ödeyen, ülkesini seven ve işçisini yasal çalıştıran insanlar olduğuna da dikkat çekerek, “Siz bu insanları cezalandırıyorsunuz.” dedi.
Hükümetin toplumu “Keyfiliğe” alıştırmaya çalıştığını da söyleyen Baybars, devletin kurallara uyan insanları koruyamadığı zaman zayıfladığını ifade etti.
Baybars, kayıt dışılığın her zaman olduğunu ancak afların hep mevcut hükümet dönemlerinde çıkartılmasını eleştirdi.
Hükümete tüm yasaları kaldırma önerisinde de bulunan Baybars, hükümetin tüm yaptıklarının insanları “Kayıtsızlığa teşvik ettiğini” kaydetti.
Almanya gibi ülkelerde af çıkarılmadığını ve sıfır tolerans ilkesi ile çalışıldığını ifade eden Ayşegül Baybars, KKTC’de kayıt dışı olan kişilerin yakalanmaması durumunda hiç sorun olmadığını, insanların kayıt dışı çalışabildiğini, hatta suç örgütlerine de katılabildiklerini söyledi.
Kayıt dışı olanları bir gün deport ettiklerini ancak başka bir gün af getirebildiklerini ifade eden Baybars, yasaların hükümetin elinde oyuncak olduğu eleştirisinde bulundu.
Baybars, yasa tasarısında yapılması gereken değişiklikler konusunda önerilerde bularak, İçişleri Bakanlığı’ndan ikamet izinsiz veya vizesi dolmuş turist sayısı hakkında veri talebinde bulundu.
Baybars, konuşmasının sonunda yapılanın yanlış olduğunu ve toplumun bunu hak etmediğine inandığını belirtti.
Özdenefe
Genel Kurul’da daha sonra Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Fazilet Özdenefe söz alarak, mevcut hükümetin ülkeyi “Cennet adası” yaptığını söyledi.
Ülkede hiçbir şey yapmadan diploma dağıtıldığını, ülkeyle herhangi bir bağı olmayanlara ya da ülkede bulunma gününe bakılmadan yurttaşlık verilebildiğini belirten Özdenefe, bu durumun devletin itibarını ve güvenirliğini sarstığını kaydetti.
Geçmiş yıllarda birçok af yapıldığını anımsatan Özdenefe, pandemi döneminde çıkarılan afların insani olduğunu ancak günümüzdeki afların bir rutine dönüştüğü eleştirisinde bulundu.
Özdenefe, Meclis’e yasa yapma konusunda eleştirilerde bulunarak, görüşlerin dinlenmediğini ve yasaların usulen, şeklen geçirildiğini söyledi.
Söz konusu yasanın insani nedenlerle yapılmadığını görüşünü dile getiren Özdenefe, yasanın ekonomik önlemler paketi içinde yer almasını da eleştirdi.
Özdenefe, herkesin affa tabi olduğunu belirterek, bir asgari ücret ödenmesi halinde, turist vizesi olanların artık ikamet izni sahibi olacaklarını kaydetti.
Sapla samanın karıştığını söyleyen Özdenefe, ülkede yurttaşlık hakkı olanlarla olmayanların artık birbirine karıştığını dile getirdi.
Özdenefe, ülkede yıllardır, e-devletten, e-vizeden bahsedildiğini, ancak KKTC’nin göç yönetimi devletine geçiş yapamadığını ifade etti.
Ülkede öğrencilerin devlet tarafından korunması gerektiğini söyleyen Özdenefe, ancak ülkeye gelen öğrencilerin de ülke yasalarına uyma zorunluluğu olduğuna işaret etti.
Seçime çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Özdenefe, hükümete başka icraat yapmaması çağrısında bulundu.
Solyalı
CTP Milletvekili Ürün Solyalı da, bugün Meclis’e üç yasa ve bir tane de ivedilik geldiğini söyleyerek, tüm getirilen yasaların verilerinin bulunmamasını eleştirdi.
Yabancılar ve Muhaceret Yasa Tasarısı hakkında konuşan Solyalı, yasayla 250 bin kişiye af getirileceğini söyledi.
Solyalı, kaçak yakalamanın ve deport etmenin devlet için masraflı bir şey olduğunu ve deport edilen kişi için devletin 71 bin TL masrafı olduğunu söyleyerek, hükümetin bu nedenle her yıl af çıkardığını kaydetti.
Solyalı, Demokrat Parti (DP) Milletvekili Serhat Akpınar’ın bir televizyon programına katıldığını ve Yükseköğrenim Değişiklik Yasası hakkında açıklamalarda bulunduğunu söyledi.
Akpınar’ın açıklamaları kapsamında Başbakan Ünal Üstel ile İçişleri Bakanlığı’nın Türkiye Cumhuriyeti Göç İdaresi ile adaya tüm girişleri kontrol altına alabilecek bir sistem üzerinde çalıştıkları bilgisini aldıklarını belirten Solyalı, “Yani yine biz kendi yönetemediğimiz bir yapıyı Türkiye Cumhuriyeti'ne devretmiş durumdayız.” dedi.
Solyalı, ayrıca kaç kişiye bu imkanın tanınacağını ve vizeye başvurabileceğini de sordu.
Talat
Milletvekili Ürün Solyalı ardından söz alan CTP Milletvekili Ongut Talat da, bugün yalnızca bir affı konuşmadıklarını, bu konunun nüfus politikasından, kayıt sistemine, yükseköğrenim politikasından çalışma hayatına ve kamu güvenliğine kadar çok geniş bir alanı kapsayan bir mevzu olduğunu söyledi.
Talat, verileri tutan kurumların arasında dijital bir koordinasyon olmadığını ifade ederek, İçişleri Bakanlığı’ndan kendilerine veri sunmasını talep etti.
E-devlet kurumun kamu ortak veri merkezindeki işletim sistemlerine erişim yetkisi olmadığını dile getiren Talat, Türksat ile yapılan protokol gereği ülkenin e-devlet kurumunun bu sistemlere erişimi olmadığını söyledi.
Talat, kişilerin kamu kaynakları kullanılarak ülkeden deport edildiğini, bu rakamın da kamu kaynakları üzerinde bir yük olduğunu vurguladı.
Talat, rakamlar hakkında bilgi vererek, yapılan çalışma ile Maliye’ye ne kadar para kazandırılacağını sordu.
Talat, geçen hafta 95 kişiye istisnai yurttaşlık verildiğini de anımsatarak, Mehmet Metiner’in yurttaş yapılma nedenlerini okudu ve Metiner’in yurttaş yapılma gerekçelerini eleştirdi.
Talat, yurttaşlıkların eften püften gerekçelerle verildiğini, yurttaşlığı gerçekten hak edenlere ise verilmediğini kaydetti.
Gardiyanoğlu
UBP Milletvekili Sadık Gardiyanoğlu da konuyla ilgili birkaç şeyi düzeltmek istediği söyleyerek, söz aldı. Gardiyanoğlu, kendisinin bakanlık sürecinde diğer ülke bakanları ile yaptıkları istişareler konusuna değindi ve hemen hemen bütün ülkelerdeki sorunların ortak olduğunu söyledi.
Muhaceret konusunun “Kanayan yara” olduğunu dile getiren Gardiyanoğlu, her yıl bir af çıksa da şu andaki mevcut düzenlemelerle ilgili kayıt dışılığın önüne geçilmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
Gardiyanoğlu, son yapılan aflarla ilgili bilgi vererek, muhaceret affına başvuranların yüzde 50’den fazlasının ülkeye eğitim için gelenler olduğunu belirterek, konunun çözümü yönünde birlikte çalışmayı teklif etti.
Kendi görev süresinde yapılan çalışmalarla ilgili de konuşan Gardiyanoğlu, yapılacak her yasa için elini taşın altına koymaya hazır olduklarını kaydetti.
Avrupa’da da çok ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Gardiyanoğlu, orada da KKTC’de de toleransın sıfır olduğunu ve kişinin yakalandığı zaman deport edildiğini belirtti.
Gardiyanoğlu, bu sorunun çözümünün yasal düzenlemeler olduğuna dikkat çekerek, ivedilikle çalışmaya hazır olduklarını vurguladı.
Oğuz
Konuşmalar ardından söz alan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, eleştirilere ve sorulara yanıt verdi. Olumlu ve olumsuz değerlendirme yapan herkese teşekkür eden Oğuz, dönüp dolaşıp, gelinen noktanın sistem olduğunu söyledi.
Yapılması gerekenler zamanında yapılmadığı için kendilerinin de sistemde iyileştirme yapmaya çalıştıklarını ifade eden Oğuz, herkesin kendilerini eleştirdiğini, bir göç merkezi kurduklarını ancak kimsenin bunu önemsemediğini dile getirdi.
Oğuz, göçün dünyanın sorunu olduğunu dile getirerek, içinde bulunulan coğrafya ve yaşanan savaşlar nedeniyle ülkede göç sorunu olduğunu ifade etti.
İzinlendirmeleri yapan Çalışma ve Soyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, polis muhaceret ve sivil muhaceretin entegre çalışmasının önemine işaret eden Oğuz, bu sistemin bugüne kadar kurulmadığını kaydetti.
Yapılması gerekenler hakkında da bilgiler veren Bakan Oğuz, bazı değişikliklerin zaman aldığını, basit şeyler için bile haftalar istendiğini söyledi. Oğuz, bazı konularda gerekli birimlerden eğitim aldıklarını da belirtti.
Tek düğmeye basarak verileri elde etmek istediklerini ancak bugünkü imkanlarda böyle bir şeyin mümkün olmadığını ifade eden Oğuz, yıllara göre aftan yararlanan kişiler ve rakamları hakkında bilgiler verdi.
Oğuz, uygulamanın muhaceret affını kapsadığını, adli suçları kapsamadığını vurgulayarak, affın belli bir süreyi kapsadığını ve belli şartlara bağlı olduğunu da ekledi.
Ülkeden ihraç edilenler hakkında da bilgi veren Oğuz, ülkeye girişler konusunda da istenmeyen olaylar olduğunu ve bunları önlemek için ek tedbirler aldıklarını söyledi.
“Bu sorunu yasayla çözebiliriz” diyen Oğuz, gelen çok sayıda talep ve şikayet olduğunu kaydetti.
Hükümetin çok fazla eleştirildiğini de ifade eden Oğuz, doğru bildiklerini yapmaya devam edeceklerini dile getirdi.
Yasa dışı göçle ilgili mücadele ettiklerini anlatan Oğuz, bu çalışmaları paraya bağlamanın da doğru olmadığını, amaçlarının kayıt dışılık konusunda gerekli tedbiri almak olduğunu vurguladı.
Kayıt dışı yaşamla ilgili ne tedbir alınacağı sorusuna ise Oğuz, bütün bu aftan yararlananların kayda girmiş olacağı yanıtını verdi.
Bütün yetkinin Türkiye Cumhuriyeti’ne verileceği eleştirisinin doğru olmadığını belirten Oğuz, amaçlarının verisel anlamda suçlarla mücadele olduğunu kaydetti.
“Biz hiç kimseye istisnai bir durum yaratmıyoruz.” diyen Oğuz, yasalar çerçevesinde hareket ettiklerini vurguladı.
Vatandaşlık Yasası’na da iki tane madde getirdiklerini kaydeden Oğuz, bunun birinin evlat edinilen veya evlilik dışı doğan çocukların 18 yaşına kadar vatandaşlık alamamasının düzeltilerek, bu mağduriyeti ortadan kaldırmaya yönelik olduğunu söyledi.
UBP Milletvekili Ali Pilli’nin yerinden söz alarak Ebola salgını konusunda bir soru sorması üzerine Oğuz, bu konuyla ilgili Sağlık Bakanlığı’nın çalıştığını, hastalığın yayılma riskinin olduğu ülkelere yönelik gerekli çalışmaları yapabileceklerini kaydetti.
Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek de yerinden söz alarak, bu hastalığın insandan insana kolay bulaşmadığını, şu anda kısıtlamaya gidecek bir noktada olunmadığını, gelişmeleri takip ettiklerini kaydetti. Dinçyürek, “Şu an için ülkemizde bir tehdit bulunmamaktadır.” dedi.
Ardından Dursun Oğuz konuşmasına devam ederek, bu affın bir fırsat olduğunu ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Çalışma Bakanlığı’nın da bununla ilgili gerekli duyuruları yapacağını kaydeden Oğuz, kayıt dışı yaşamla mücadeleye çok önem verdiklerini söyledi.
Konuşmaların ardından Yabancılar ve Muhaceret (Değişiklik) Yasa Tasarısı oy çokluğuyla kabul edildi.
Genel Kurul’da son olarak Motorlu Araçlarla Yolcu ve Eşya Taşınması (Denetim) (Değişiklik) Yasa Önerisi’nin üçüncü görüşmesi yapıldı. Görüşmede Tasarı’nın bütünü oy çokluğuyla kabul edildi ve toplantı tamamlandı.
Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 25 Mayıs Pazartesi günü yasama öncelikli olmak koşuluyla yasama ve denetim birlikte saat 10.00’da yapılacak.