"GEMİ FACİASI, BÜTÜNLÜKLÜ BİR SİSTEM KRİZİNİN SONUCUDUR"

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili ve Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Girne açıklarında yaşanan gemi faciasının tüm yönleriyle araştırılması gerektiğini belirterek, cezai sorumluluğun yanı sıra idari ve siyasi sorumluluğun da ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.

Kanal T Televizyonu'nda yayınlanan Pınar Gözek ile Sabah Baskısı programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdenefe, faciada yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve kayıp yakınlarına sabır diledi. Kazadan kurtulanlara ve hayatını kaybedenlerin yakınlarına her türlü desteğin sağlanması gerektiğini vurgulayan Özdenefe, facianın psikolojik ve hukuki etkilerinin uzun süre gündemde kalacağını söyledi.

“DEVLETİN SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRİP GETİRMEDİĞİ ARAŞTIRILMALI”

Facianın insani boyutu kadar hukuki boyutunun da önemli olduğunu belirten Özdenefe, cezai, idari ve siyasi sorumlulukların birbirinden ayrılarak incelenmesi gerektiğine dikkat çekti.

Geminin sefere uygunluğu, denetim belgeleri, kaptan ve mürettebatın yeterlilikleri ile sefer öncesinde alınan kararların araştırılması gerektiğini kaydeden Özdenefe, şöyle konuştu:

“Bu işin idari ve denetimle ilgili bir boyutu vardır. Bu da devletin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirip getirmediğiyle ilgilidir. Geminin sefere uygun olup olmadığı, denetimlerinin yapılıp yapılmadığı, kaptan ve mürettebatın yeterlilikleriyle ilgili bütün bilgi ve belgelere ulaşılması gerekir.”

Özdenefe, limanlarda mevzuat gereği kurulması gereken kurulun yaklaşık 4,5 yıldır oluşturulmadığı yönündeki iddiaların da araştırılması gerektiğini söyledi.

Facia günü geminin sefer saatinin değiştirilip değiştirilmediği, hareket izninin hangi şartlarda verildiği, geminin geri dönmesi gerekip gerekmediği, ilk yardım çağrısının ne zaman yapıldığı ve kurtarma koordinasyonunun nasıl sağlandığı gibi soruların yanıtlanması gerektiğini ifade etti.

“MECLİS ARAŞTIRMA KOMİTESİ KURULMALI”

Adli soruşturmanın devam etmesiyle Meclis araştırmasının birbirine engel olmadığını belirten Özdenefe, Cumhuriyet Meclisi’nin hükümeti ve bakanlıkları denetleme görevi bulunduğunu hatırlattı.

CTP’nin facianın araştırılması amacıyla Meclis Araştırma Komitesi kurulması için önerge sunduğunu kaydeden Özdenefe, farklı kurumlardaki bilgi ve belgelerin tek bir yerde toplanmasının önem taşıdığını söyledi.

Özdenefe, “Komitenin kurulması, siyasetin bu olaya verdiği önemin gösterilmesi ve farklı kurumlardaki bilgi ve belgelerin tek bir masada toplanması açısından önemli bir adımdır. Küçümsenmemesi gerekir” dedi.

Faciaya ilişkin sigorta sürecinde de belirsizlikler bulunduğunu ifade eden Özdenefe, CTP olarak tüm soruları Meclis gündemine taşıyacaklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı.

“ARIKLI’NIN GÖREVDEN ALINMASI BAŞBAKANIN SORUMLULUĞUNU ORTADAN KALDIRMAZ”

Yaşananların ardından siyasi sorumluluk üstlenilmesi gerektiğini söyleyen Özdenefe, dönemin Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın görevden alınmasının hükümetin ve Başbakan Ünal Üstel’in sorumluluğunu sona erdirmediğini savundu.

Özdenefe, “Erhan Arıklı’nın istifa etmesi gerekiyordu. Ancak görevden alınmış olması, Başbakanın ve hükümetin sorumluluklarının bittiği anlamına gelmez. Kabine bir bütündür ve yıllardır ülkeyi yöneten Ünal Üstel hükümetidir” ifadelerini kullandı.

Dünyanın farklı ülkelerinde de faciaların yaşandığını ancak toplumun devlete güveninin yeniden sağlanabilmesi için siyasilerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini dile getiren Özdenefe, siyasi sorumluluğun cezai sorumluluk anlamına gelmediğini de belirtti.

“SORUNLAR BÜTÜNLÜKLÜ BİR SİSTEM KRİZİNİN SONUCUDUR”

Ülkede trafik, asayiş, denetim ve liyakat alanlarında ciddi sorunlar yaşandığını söyleyen Özdenefe, bunların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Özdenefe, “Bunlar farklı meseleler gibi görünse de bütünlüklü bir sistem krizinin sonucudur. Denetim görevlerinin yerine getirilmemesi ve liyakatsizlik nedeniyle doğru adımların zamanında atılmaması, yaşadığımız sıkıntıların kapısını açıyor” diye konuştu.

Özellikle teknik kurumlara alan dışından kişilerin atanmasını eleştiren Özdenefe, “Bir kişi çok iyi bir insan veya kendi alanında iyi bir yönetici olabilir. Ancak bu, teknik bir daireyi de iyi yönetebileceği anlamına gelmez. Son beş yılda liyakati tamamen ortadan kaldırdılar” dedi.

“KADINLARI KORUYAMAYAN MEKANİZMA ARAŞTIRILMALI”

Kadına yönelik şiddete de değinen Özdenefe, kadın cinayetlerinin şiddetin en ağır ve en dramatik sonucu olduğunu söyledi. Şiddetin yalnızca fiziksel değil; psikolojik, ekonomik ve sosyal biçimleriyle de kadınların yaşamını olumsuz etkilediğini belirtti.

Son kadın cinayetinde, hayatını kaybeden kadının daha önce polise başvurduğu ve koruma emri bulunduğu yönündeki bilgileri hatırlatan Özdenefe, “Koruma emirleri alınmasına rağmen devlet bu kadını neden koruyamadı? Eksikliğin nerede olduğu bütün yönleriyle ortaya çıkarılmalıdır” dedi.

Yasal düzenlemelerin tek başına yeterli olmadığını kaydeden Özdenefe, polis, mahkemeler, hastaneler ve sosyal hizmetler arasındaki iletişim ve koruma mekanizmalarının etkin biçimde çalışması gerektiğini vurguladı.

“ŞİDDETİ DIŞARIDAN GELENLERE BAĞLAMAK EN BÜYÜK TUZAKLARDAN BİRİDİR”

Kadına yönelik şiddetin yalnızca başka ülkelerden gelen insanların yarattığı bir sorun gibi gösterilmesine karşı çıkan Özdenefe, “Meseleyi bize ait olmayan veya dışarıdan başkalarının getirdiği bir sorun olarak görmek, kolaycılığa kaçmaktır. Bu, en büyük tuzaklardan biridir” ifadelerini kullandı.

“YOLSUZLUĞUN EKONOMİK BEDELİNİ HALK ÖDÜYOR”

Ekonomik sıkıntıların yönetim, denetim ve liyakat sorunlarından bağımsız olmadığını belirten Özdenefe, yolsuzluk algısındaki artışın kamu kaynaklarının kullanımını ve yatırım ortamını olumsuz etkilediğini söyledi.

Yolsuzluğun elektrikten üretim maliyetlerine kadar geniş bir alanda halka ek yük getirdiğini savunan Özdenefe, hükümetin borçlanarak maaş ödemesini bir başarı gibi sunduğunu ileri sürdü.

Özdenefe, tüm bu sorunların sistemsel bir dönüşümle çözülebileceğini belirterek, CTP’nin gerekli plan ve programı hazırladığını söyledi. Özdenefe, toplumda değişim ve yeni bir sayfa açılması yönündeki umudun giderek güçlendiğini de sözlerine ekledi.