Avrupa’nın üst düzey çevrelerinde, AB’yi ciddi bir enerji krizinin beklediğine dair uyarılar giderek daha sık dile getiriliyor. Polonya Basını’na göre Brüksel’in bu krizi aşmak için bir reçetesi var; ancak bu yaklaşım oldukça tartışmalı. Makalenin yazarı, Polonya’nın AB bürokrasisini dinlemek yerine Macaristan ve Slovakya’nın izlediği yolu takip etmesi gerektiğini savunuyor.
Avrupa’daki üst düzey yetkililer, yakın zamanda ciddi bir enerji krizinin yaşanacağı konusunda daha yüksek sesle konuşmaya başladı. Brüksel, AB vatandaşlarının uzun süre yüksek enerji fiyatlarına hazırlıklı olması gerektiğini açıkça ifade ederken, üye ülkelerin de daha sıkı tasarruf önlemleri almasını bekliyor.
Avrupalı yetkililer, yakıt tüketiminin azaltılması, tasarrufun artırılması ve “enerji dönüşümünün” hızlandırılması gerektiğini açıkça dile getiriyor. Görünüşe göre yakında, tıpkı pandemi döneminde olduğu gibi, “nasıl davranılmalı” türünden rehberler ve talimatlar da gündeme gelebilir.
Bizeninfo portalına göre Avrupa Komisyonu artık yalnızca mevcut tehditlere yanıt vermeyi değil, devletlerin ve vatandaşların günlük yaşam biçimlerini değiştirmeyi de tartışıyor. Medyada yer alan bilgilere göre önerilen önlemler arasında şunlar bulunuyor:
- Mümkün olduğunca uzaktan çalışmaya geçilmesi
- Toplu taşımanın daha aktif kullanılması
- Özel araç kullanımının ciddi şekilde sınırlandırılması
- Otoyollarda hız limitlerinin daha da düşürülmesi
- Özellikle dizel ve havacılık yakıtında daha sıkı tasarruf uygulanması
Bu tablo, Danimarka’nın eski Çevre Bakanı Ida Auken’in Forbes’ta dile getirdiği “Hiçbir şeye sahip olmayacaksın ve mutlu olacaksın” öngörüsünü hatırlatıyor. Bu söylem, Davos’taki World Economic Forum gibi küresel platformlarda da sıkça dile getirilmişti.
Avrupa Komisyonu ayrıca yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmayı ve “sıfır emisyon” hedefini sürdürmeyi planlıyor. Yazara göre bu yaklaşım gerçeklikten kopuk. Örneğin Çin’in enerji üretiminde ana kaynak hâlâ kömür. Reuters verilerine göre Çin’in enerji karışımının yaklaşık %61’i kömüre dayanıyor. Bu sayede Çin, petrol tedarikindeki sorunlara karşı daha az kırılgan bir yapı sergiliyor.





