Eski Başbakanlardan Dr. Sibel Siber, Kanal T'de Pınar Gözek'in hazırlayıp sunduğu Sabah Baskısı programına konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yönetim anlayışından Kıbrıs sorununa, garantilerden siyasete dönüş ihtimaline kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Siber, toplumdaki güven duygusunun zedelendiğini söyledi.

“Toplumun mutluluğunun temeli güvendir”

Yaşam kalitesini ve toplumsal huzuru belirleyen en önemli unsurun güven olduğunu vurgulayan Siber, mevcut yönetim anlayışının topluma yeterince güven vermediğini savundu.

"Bir ülkede sorunlar olabilir. Önemli olan, bu sorunların nedenlerini ve çözüm yollarını toplumla şeffaf biçimde paylaşan, güven veren bir yönetim anlayışının olmasıdır." diyen Siber, liyakatin göz ardı edildiği, şeffaflık ve hesap verebilirliğin eksik olduğu bir yönetim modelinin toplumda umutsuzluk yarattığını ifade etti.

Siber, "Devlet yönetiminin odağında her zaman toplum olmalıdır. Siyaset toplum içindir anlayışı iktidarda da hissedilmelidir. Bunun temelini ise güven, şeffaflık ve hesap verebilirlik oluşturur." dedi.

Medyaya ve kamuoyuna yansıyan tartışmaların büyük bölümünün bu eksikliklerden kaynaklandığını belirten Siber, ülkede derin bir güvensizlik ortamının oluştuğunu söyledi.

“Çözüme en fazla katkıyı Kıbrıs Türk tarafı koydu”

Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Siber, çözüme ulaşma konusunda en güçlü motivasyonun Kıbrıs Türk tarafında olduğunu belirtti.

Uluslararası tanınmışlık eksikliği, ambargolar ve izolasyonların Kıbrıs Türk halkının en önemli sorunları olduğunu dile getiren Siber, Annan Planı referandumu başta olmak üzere çözüm süreçlerinde Kıbrıs Türk tarafının yapıcı irade ortaya koyduğunu ifade etti.

Rum tarafının ise uluslararası tanınmışlık ve Avrupa Birliği üyeliği gibi mevcut kazanımlarını paylaşmaya sıcak bakmadığını savunan Siber, federasyon konusunda iki tarafın beklentilerinin farklı olduğunu söyledi.

“Adı ne olursa olsun yeni modeller tartışılabilir”

Federasyonun en temel unsurunun karşılıklı güven olduğunu belirten Siber, mevcut koşullarda farklı yönetim modellerinin de değerlendirilebileceğini söyledi.

"Adı gevşek federasyon olur, konfederasyon olur ya da başka bir model olur. Önemli olan iki tarafın kendi yönetimlerini sürdürürken sağlık, eğitim, hidrokarbonlar gibi ortak konularda üst bir mekanizmanın oluşturulabilmesidir." ifadelerini kullanan Siber, bu görüşü dile getirdiğinde federasyona karşı olmakla eleştirildiğini ancak bunun doğru olmadığını kaydetti.

Rum tarafından gelen mesajların karşılıklı güven ortamını desteklemediğini belirten Siber, bu nedenle çözüm ile barış kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini savundu.

“Türkiye'nin garantisi Kıbrıslı Türklerin kırmızı çizgisidir”

Türkiye'nin garantörlüğünün Kıbrıslı Türkler açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Siber, uluslararası garanti mekanizmalarının geçmişte yaşanan olaylar nedeniyle yeterince güven vermediğini söyledi.

Gazze ve Bosna örneklerini hatırlatan Siber, "Garanti sistemi aslında caydırıcılıktır. 1960 Garanti Antlaşması kapsamında Türkiye'nin müdahalesine ise 15 Temmuz darbesi zemin hazırlamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

“Uygun bir yapı oluşursa siyasete dönerim”

Programda siyasete yeniden dönüp dönmeyeceği de sorulan Siber, uygun şartların oluşması halinde siyasetten uzak durmayacağını belirtti.

Siber, "Çalışabileceğime inanacağım bir yapı oluşursa kesinlikle uzak durmam, siyasete dönerim." ifadelerini kullandı.