Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, Kanal T’de Damla Dabis’in hazırlayıp sunduğu programa konuk olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ceza Muhakemeleri Usul Yasası’nda yapılan değişiklikleri eleştiren Reynar, özellikle basın alanında son yıllarda yaşanan gelişmelerin kaygı verici boyutlara ulaştığını söyledi.

“Bu düzenleme basın özgürlüğüne saldırıdır”

22 Ocak olaylarının ardından basına yönelik sistematik bir karşı hareket geliştirildiğini savunan Reynar, yasalar, mahkeme kararları ve medya üzerindeki baskıların birleşerek bugün çok daha ağır bir tablo ortaya çıkardığını ifade etti.

Masumiyet karinesi gerekçesiyle yapılan düzenlemelerin gazetecilerin haber yapmasını zorlaştırdığını belirten Reynar, kamuya mal olmuş kişilerin yargı süreçlerinin haberleştirilememesinin kabul edilemez olduğunu söyledi.

“Bir siyasetçi, bürokrat ya da kamu görevlisi hakkında yargı süreci varsa toplumun bunu bilme hakkı vardır” diyen Reynar, söz konusu düzenlemelerin halkın haber alma hakkına, ifade özgürlüğüne ve basın özgürlüğüne zarar verdiğini kaydetti.

“11 bin dosyanın teminatta beklediği söyleniyor”

Teminat sürelerine ilişkin yapılan değişikliklerin yeterince tartışılmadan hayata geçirildiğini savunan Reynar, Yüksek Mahkeme, savcılık ve polis teşkilatının görüşlerinin alınıp alınmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Yıllarca sonuçlanmayan ceza dosyalarının ciddi mağduriyet yarattığını belirten Reynar, sistemdeki esas sorunun soruşturma ve yargılama süreçlerindeki gecikmeler olduğunu ifade etti.

Bir araştırmada yaklaşık 11 bin dosyanın teminatta beklediğinin ortaya konduğunu söyleyen Reynar, “Bir kişinin teminata bağlanmasıyla yargılanması aynı şey değildir. Asıl sorgulanması gereken dosyaların neden yıllarca beklediğidir” dedi.

Cezaevinden çıkan bireylerin yeniden topluma kazandırılması konusunda da ciddi eksiklikler bulunduğunu belirten Reynar, ülkede ne etkin bir rehabilitasyon ne de suçun tekrarını önleyici bir politika bulunduğunu dile getirdi.

“Taşınmaz Mal Komisyonu konusunda alarm zilleri çalıyor”

Taşınmaz Mal Komisyonu’nun (TMK) karşı karşıya bulunduğu durumun ciddiyetine dikkat çeken Reynar, mülkiyet meselesinin Kıbrıs sorununun temel başlıklarından biri olduğunu söyledi.

“Bu süreci sadece izlemeye devam edersek ciddi sorunlarla karşılaşacağız” diyen Reynar, uluslararası alanda mülkiyet tartışmalarının Kıbrıs Türk tarafını zor durumda bıraktığını ifade etti.

Bu nedenle Kıbrıs konusunda daha akılcı ve çözüm odaklı politikaların sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

Hükümete yönelik eleştirilerde de bulunan Reynar, mevcut yönetimin ülkeye her geçen gün daha fazla zarar verdiğini ifade etti.

“Bu hükümetin toplumun yakasından bir an önce düşmesini bekliyorum” diyen Reynar, TDP’nin ekonomi, eğitim, sağlık ve hukuk başta olmak üzere birçok alanda alternatif politikalar hazırladığını ve bunların seçim sürecinde kamuoyuyla paylaşılacağını söyledi.

Ekonomik krizin yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını vurgulayan Reynar, hayat pahalılığının aile yapısından çocukların eğitimine kadar birçok alanı etkilediğini ifade etti.

Uzun çalışma saatleri nedeniyle ebeveynlerin çocuklarıyla yeterince ilgilenemediğini belirten Reynar, tam gün eğitim eksikliği ve sosyal destek yetersizliğinin toplumsal sorunları derinleştirdiğini kaydetti.

Engelli bireylere yönelik sosyal yardımların da yetersiz olduğunu söyleyen Reynar, asgari ücretin altında yardım yapılmasını “utanmazlık” olarak nitelendirdi.

Programın sonunda yurttaşlara siyasetten uzak durmamaları çağrısında bulunan Reynar, “Bu ülkeyi gerçekten seviyorsak siyasetle ilgilenmek, eleştirmek, sandığa gitmek ve mücadele etmek zorundayız. Umutsuzluğa kapılmadan bu memlekete sahip çıkmaya devam edeceğiz” dedi.