Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi temas ve programa katılmak üzere KKTC’ye geldi. Yılmaz, Ercan Havalimanı’nda Başbakan Ünal Üstel ile birlikte ortak basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, KKTC’de bulunmaktan onur ve mutluluk duyduğunu ifade ederek, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin herhangi iki ülke arasındaki ilişkiden farklı ve özel olduğunu vurguladı. KKTC’ye yönelik tüm gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Yılmaz, Kıbrıslı Türklerin refahı için Türkiye’nin kararlılıkla çalışmayı sürdürdüğünü söyledi.

KKTC’nin egemen eşitliğinin yanı sıra ekonomik kalkınmasının da Türkiye için milli bir dava olduğunu dile getiren Yılmaz, “Başka ülkeler ne derse desin, KKTC vatandaşları ve Kıbrıslı Türkler asla yalnız değildir. Türkiye her zaman yanınızdadır ve yanında olmaya devam edecektir” dedi.

Ziyaret kapsamında devlet ve hükümet yetkilileriyle görüşmeler yapacaklarını aktaran Yılmaz, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum örgütleriyle de bir araya geleceklerini kaydetti. Görüşmelerde, Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliğinin nasıl daha ileri taşınabileceğinin tüm yönleriyle ele alınacağını ifade etti.

İktisadi ve mali iş birliği protokollerinin iki ülke ilişkilerinin en önemli zeminlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, geçtiğimiz yıl bu kapsamda 21 milyar TL’lik bütçe ile çok sayıda program ve projenin hayata geçirildiğini, yeni projelerin de başlatıldığını söyledi. Enerji başta olmak üzere birçok alanda çalışmaların ve istişarelerin sürdüğünü belirtti.

İş dünyasıyla yapılacak görüşmelerde yeni iktisadi ve mali iş birliği protokollerinin ele alınacağını ifade eden Yılmaz, girişimciliğe özel bir başlık açmayı hedeflediklerini kaydetti. Kamu yatırımlarının özel sektör yatırımlarıyla tamamlanmasının refah ve istihdam açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Yılmaz, önümüzdeki dönemde kadın ve genç girişimciler başta olmak üzere girişimciliğin destekleneceğini, programların doğrudan girişimcilerin görüşleri alınarak şekillendirileceğini söyledi.

Kıbrıs meselesine de değinen Yılmaz, adada adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümün ancak iki ayrı halk ve iki ayrı devlet temelinde mümkün olabileceğini ifade etti. Bu çözümün anahtarının egemen eşitliğin tescil edilmesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, KKTC’ye yönelik doğrudan uçuşların ve ticaretin önünün açılması, insanlık dışı izolasyonlara ise son verilmesi çağrısında bulundu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Avrupa Birliği dönem başkanlığı sürecinde kullandığı dili eleştiren Yılmaz, bu yaklaşımın gerçeklikten uzak olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dört yıldır Birleşmiş Milletler kürsüsünden KKTC’nin tanınması yönünde çağrılar yaptığını hatırlatan Yılmaz, iki devletli yapının iş birliğine engel olmadığını, Türkiye’nin adada yaşayan herkesin menfaatine olacak her türlü iş birliğine açık olduğunu ifade etti.

Enerji projelerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yılmaz, adaya enerjinin en kısa, en güvenli ve en düşük maliyetle Türkiye üzerinden ulaştırılmasının en rasyonel yol olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın aynı zamanda Avrupa Birliği ile entegrasyon açısından da bir gerçeklik olduğuna dikkat çekti.

Alternatif enerji arayışlarının zorlu koşullarda ne KKTC’ye ne de adada yaşayanlara fayda sağlayacağını ifade eden Yılmaz, Türkiye’nin sarsılmaz bir iradeyle KKTC’nin yanında olmaya devam edeceğini vurguladı.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adadaki Türk askeri varlığına yönelik açıklamalarını da değerlendiren Yılmaz, bu söylemleri kesin bir dille reddettiklerini belirtti. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kıbrıs’taki varlığının yarım asırdır barış ve güvenliğin teminatı olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Askerimiz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güvence olmaya devam edecektir. Bu açıklamalar, asıl sorunun nerede olduğunu açıkça göstermektedir” dedi.