Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kıbrıs meselesine ilişkin yaptığı açıklamada, milli davalarda politika değişikliklerinin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, egemen eşitlik temelindeki iki devletli çözüm tezinden geri adım atılmaması gerektiğini söyledi.

Arıklı, 2017 yılında Crans Montana'da gerçekleşen görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından Türkiye'nin federasyon tezinden uzaklaştığını, 2020 yılında Ersin Tatar'ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle birlikte ise Türk tarafının resmi politikasının "egemen eşitlik temelinde iki devletli çözüm" olarak benimsendiğini hatırlattı.

O dönemde bu politikanın diplomatik alanda güçlü şekilde anlatılması gerektiğini ifade ettiğini belirten Arıklı, "Bu tez lafta kalmamalı, altı doldurulmalı. Aksi halde süreç bizi 1998'e geri götürür demiştim." ifadelerini kullandı.

1998 yılında dönemin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile Türkiye Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in birlikte açıkladığı konfederasyon önerisini hatırlatan Arıklı, bu modelin kısa süre sonra yerini yeniden federasyon temelli müzakerelere bıraktığını söyledi.

Arıklı, bugün de benzer bir sürecin yaşanabileceğine ilişkin kaygılarını dile getirerek, Birleşmiş Milletler nezdinde yeni girişimlerin gündemde olduğunu, Avrupa Birliği'nin Rum tarafı lehine yoğun diplomatik faaliyet yürüttüğünü savundu.

Kamuoyuna çeşitli iddiaların sızdırıldığını öne süren Arıklı, Maraş ve Güzelyurt'un geleceği, Mesarya'nın bir bölümünün Rum tarafına bırakılması, Kuzey Kıbrıs'ın AB ile ilişkilendirilmesi ve garantörlük sisteminin yerine NATO'nun getirilmesi gibi senaryoların tartışıldığını ifade etti.

Türk tarafından bu iddialara yönelik resmi bir yalanlama yapılmadığını belirten Arıklı, BM Genel Sekreteri'nin girişimlerine verilen desteğe işaret ederek, "Yine bir deja vu mu yaşayacağız? 1998'e geri mi döneceğiz?" sorusunu gündeme taşıdı.