Dışişleri Bakanlığı, Fransa'nın Aix-en-Provence İstinaf Mahkemesi'nin, Kuzey Kıbrıs'ta emlak sektöründe faaliyet gösteren Litvanya vatandaşı Rasa Zilevice hakkında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) çıkardığı Avrupa Tutuklama Müzekkeresi kapsamında verdiği iade kararına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Bakanlık, 1 Temmuz 2026 tarihinde verilen kararın ardından iade sürecinin henüz tamamlanmadığını, Fransız yargısı nezdindeki hukuk yollarının ise tüketilmediğini belirtti.
Açıklamada, Rasa Zilevice'nin 16 Mayıs 2026'da Fransa'da gözaltına alındığı, aynı gün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı ve davanın duruşmasının 24 Haziran'da görüldüğü hatırlatıldı.
"MÜLKİYET MESELESİ SİYASİ BASKI ARACI HALİNE GETİRİLİYOR"
Dışişleri Bakanlığı, GKRY'nin uzun süredir mülkiyet meselesinde tek taraflı adımlar atarak kendi lehine fiili durum yaratmaya çalıştığını ifade etti.
Açıklamada, KKTC mevzuatına uygun şekilde gerçekleştirilen taşınmaz işlemlerinin Rum tarafınca ceza yargılamasına konu edildiği, Avrupa Tutuklama Müzekkeresi ve Interpol mekanizmalarının siyasi amaçlarla kullanıldığı kaydedildi.
Bakanlık, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından etkin bir iç hukuk yolu olarak kabul edilen Taşınmaz Mal Komisyonu'nun varlığına rağmen mülkiyet uyuşmazlıklarının ceza hukukunun konusu haline getirilmesinin, GKRY'nin hukuki çözüm yerine siyasi ve ekonomik baskıyı tercih ettiğini gösterdiğini belirtti.
Açıklamada, bu yaklaşımın KKTC'deki hukuk güvenliği, ekonomik istikrar, yatırım ortamı ve Kıbrıs Türk halkının refahını da doğrudan tehdit ettiği ifade edildi.
"BEHDAD JAFARİ KARARIYLA ÇELİŞİYOR"
Dışişleri Bakanlığı, aynı mahkemenin benzer nitelikteki bir Avrupa Tutuklama Müzekkeresi kapsamında KKTC vatandaşı Behdad Jafari'nin iadesini 10 Aralık 2025'te reddettiğini hatırlatarak, mevcut davada farklı bir sonuca ulaşılmasının hukuki açıdan ciddi bir çelişki yarattığını ifade etti.
Kararın, GKRY'nin Avrupa Birliği dönem başkanlığını yürüttüğü süreçte ve Fransa ile imzalanan SOFA Anlaşması'nın hemen ardından verilmiş olmasının da dikkat çekici olduğu belirtilen açıklamada, Rum yönetiminin AB içindeki konumunu siyasi hedefleri doğrultusunda istismar etmeye çalıştığı ifade edildi.
"SÜREÇ YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR"
Dışişleri Bakanlığı, süreci ilk günden itibaren yakından takip ettiğini ve gerekli desteği sağladığını belirterek, bundan sonraki aşamaların da ilgili kurumlarla koordinasyon içinde izlenmeye devam edileceğini kaydetti.
Açıklamada, sürecin hukuk devleti ilkeleri, uluslararası hukuk ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı doğrultusunda, siyasi etkilerden bağımsız ve adil şekilde sonuçlanması beklentisi dile getirilirken, Fransız mahkemesinin ilerleyen aşamada verdiği kararı gözden geçirmesi temennisinde bulunuldu.