İNTERNET ALTYAPISINDA AB REKABET HUKUKU NE DİYOR ACABA?
Hiç kuşkusuz günümüzde yüksek tempoda ve gergin olarak gündemi meşgul eden konu Cumhuriyet Meclisine gelen “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında KKTC Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi ve Fiber Optik Kablolar Üzerinden Sunulan Hizmetlerin Hanelere ve İşletmelere Götürülmesine İlişkin İşbirliği Protokolü”nün onaylanmasına dair yasa tasarısıdır.
11 Temmuz 2025’te imzalanan Fiber Dönüşüm Protokolü kapsamında 150 bin haneye fiber internet altyapısı ulaştırılması hedefleniyor. Protokole göre sistem 25 yıl boyunca Türk Telekom tarafından işletilecek, sürenin sonunda Telekomünikasyon Dairesi’ne devredilecek. Yani yap-işlet-devret modeli………..
Giderek sertleşen üsluplara sahne olan protokole ilişkin tartışmalar nesnel bir gözlükle değerlendirildiğinde; bu konunun nasıl ele alınması gerektiği sorusu bizleri normatif bakış açısıyla baş başa bırakmaktadır. Dolayısıyla, hiç kuşkusuz odaklanacağımız en doğru adres Avrupa Birliği’ndeki rekabet hukuku olmalıdır. Gelin internet altyapısına ilişkin AB rekabet hukukuna bir göz atalım.
AB rekabet hukuku internet altyapısında temelde şunları hedeflemektedir: Tekelleri önlemek, Yeni firmaların pazara girişini sağlamak, Tüketici fiyatlarını düşürmek, Hizmet kalitesini artırmak ve Dijital altyapıda adil erişimi sağlamak. Bu alan özellikle şu düzenlemelere dayanır: AB Antlaşması Madde 101 → Kartelleri yasaklar; Madde 102 → Hakim durumun kötüye kullanılmasını yasaklar ve Telekom Paketleri ve Dijital Tek Pazar düzenlemeleri.
AB’nin internet altyapısında rekabet hukukunun KKTC açısından en önemli araçlarını aşağıdaki gibi özetleyebilir:
A) Hakim Operatörlerin Kontrolü (Dominant Firmalar)
İnternet altyapısı genellikle eski devlet tekellerinden gelen büyük firmaların elindedir. AB bu firmaların pazarı kapatmasını engeller.
🇩🇪 Almanya Örneği: Deutsche Telekom
- Deutsche Telekom uzun yıllar sabit hat ve DSL altyapısında tekel gibiydi.
- AB Komisyonu firmayı “rakipleri dışlayacak fiyatlandırma” yaptığı için cezalandırdı.
Sorun: Rakip firmalara altyapı erişimini pahalı tutarak pazarı kapatması
Sonuç: AB müdahale etti, erişim şartları düzenlendi.
B) Altyapıya Erişim Zorunluluğu (Open Access)
AB’de büyük operatörler altyapılarını rakiplerine açmak zorundadır.
🇫🇷 Fransa Örneği: Orange
- Orange, fiber altyapısının büyük kısmını kontrol ediyordu.
- Fransız rekabet otoritesi (Autorité de la concurrence), Orange’ın rakiplere erişim sağlamasını zorunlu kıldı.
Amaç: Yeni firmalar sıfırdan fiber döşemeden hizmet sunabilsin
Sonuç: Fransa’da fiber rekabeti hızlandı.
C) Net Tarafsızlığı ve Dijital Hizmet Rekabeti
İnternet sağlayıcıları bazı hizmetleri hızlandırıp bazılarını yavaşlatırsa rekabet bozulur.
🇳🇱 Hollanda Örneği: Net Neutrality Yasası
- Hollanda AB içinde net tarafsızlığı ilk uygulayan ülkelerden biri oldu.
- Telekom firmalarının belirli platformlara ayrıcalık tanıması yasaklandı.
Amaç: Netflix, YouTube gibi servislerin eşit koşullarda erişilebilir olması
Sonuç: Dijital pazarda adil rekabet sağlandı.
AB rekabet hukukunun sonucunda internet altyapısına etkileri daha fazla operatörün pazara girmesi, Fiber ve 5G yatırımlarının hızlanması, Fiyatların düşmesi, kalite artması, Tekelci yapıların gücünün sınırlanması ve Dijital Tek Pazar hedefinin güçlenmesi şeklinde vuku bulmuştur.
Sonuç olarak; Anayasa ve hukuka uygunluk tartışmalarını bir yana bırakırsak; Fiber Dönüşüm Protokolünün KKTC açısından fizibilitesi/etkileri AB rekabet hukukun hedefleri çerçevesinde mütalaa edilmelidir.
