Güya çözüm için BMGK 62 sene bir ay önce yani 4 Mart 1964’te, Hukuk dışı taraflı, çok büyük bir yanlış yaparak 186 sayılı kararı aldığında, kümesi tilkilere teslim ettiğini bilmeliydi. Kararda, Kıbrıs’a gönderilen sözde BM Barış Gücünün görevi, aslında kümestekileri yok etmekle meşgul olan saldırganlara yardımcı olması içindi. Yoksa, saldırganları durdurup saldırıya uğrayan masum Türk Halkını koruyup adada Adaleti ön plana çıkarıp bu açıdan asayiş sağlamak ve düzeni yeniden tesis etmek için değildi. Tam tersi Rumların işini kolaylaştırmak içindi.
Saldırıya uğradığı halde ASİ !!! olarak yargısız infazla cezalandırılan Kıbrıs Cumhuriyetinin eşit Kurucu ortağı masum Türk Halkının meşru müdafaa hakkını mutlaka kullanacağını, oldubitti karara da saldırganlara da boyun eğmeyeceğini, dolayısıyla ENOSİS’i amaçlayanlara karşı Var oluş mücadelesi vermekten geri kalmayacağını, var gücüyle ne pahasına olursa olsun Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakına engel olacağını hesap edemediler. Hesap edemedikleri diğer en önemli husus da Anavatan Türkiye Garantörlüğü idi. Belki de hesabı çıkarlarına göre yaptılar, sorun çözülmesin yıllarca sürsün, galiba da istedikleri budur.
Kıbrıs’a güya asayişi sağlamak ve bozulan düzeni yeniden tesis etmek maksadıyla gönderilen ve saldırgan darbecilerin yanında yer alması öngörülen karardan sonra, Rum ortağın saldırıları kat be kat arttı, saldırılmadık Türk köyü, kenti, mahallesi kalmadı, yüzlerce masum Türk çoluk çocuk, genç yaşlı, 16 günlük bebe demeden katledilip topluca mezarlara atıldı, sözde Barış Gücüne güvenen ve sığınan birçok köyden onlarca masum genç, yaşlı insan Rum canilerine teslim edilip kurşuna dizildiler. Hastaneye götürülürken barikatlarda Barış Gücü’nün elinden alınan Türk hastalar kuyulara atıldı. 103 köyden Türkler göç ettirildi, ablukada yıllarca kapalı tutuldu, saldırıların ardı arkası kesilmedi.
Kıbrıs Cumhuriyetinin bütün organları saldırganlarca işgal edildi, Türk çalışanlar, Bakanlar, Vekiller, Türk CB Muavini de devletten kovuldu. 20 bin Yunan askeri yasa dışı adaya sokuldu, gemiler dolusu silahla. Sayın Guterres BM Genel Sekreteri olarak hiç olmazsa, 15 Temmuz 1974’teki Yunan Cuntasının EOKA’B ile birlikte Kıbrıs Cumhuriyetine yaptıkları ikinci büyük darbeyi olsun nazar-ı dikkate alsaydınız be gavolem. Darbecilerin, işgalcilerin Cumhurbaşkanı Makarios’a ve sarayına karşı tanklar toplar havanlarla yaptıklarını dikkate alaydınız, Kıbrıs Cumhuriyetini yıktıklarını ve yerine Kıbrıs Helen Cumhuriyetini kurduklarını, Cumhurbaşkanı olarak da baş terörist Nikos Sampson’un atandığını es geçmeseydiniz. Bu kadar açıkça taraflı olmasaydınız bay sekreter. Gerçeklere dayalı Adaletin yolunda yürüseydiniz, Kofi Annan gibi davranıp adaletle gerçeklere dayalı tavır alsaydınız da BMGK beşlisi karşısında dik durup icabı halinde istifa edeydiniz. Şimdi bu günkü gibi tavsiyelerinizi, önerilerinizi 186 kararı üzerine inşa etmeseydiniz.
Hele Makarios’un bizzat BMGK huzurunda yaptığı konuşmayı, itiraflarını ve ifşaatlarını hem sizden acil müdahale için yardım istemesini, BMGK’den umudu kesince huzurda Garantör Türkiye ve İngiltere’den acilen müdahale çağrısı yaptığını değerlendirseydi BMGK olarak, ama kılını bile kıpırdatmadı, hem büyük savaş da yaşanmazdı be gavolem. Hem da masumları değil esas suçluları cezalandırmaya gideydi o gafiller, ama hala darbecileri tanır destekler, masumları da haksız cezalı tutarlar. BMGK meselenin İçine etti ama hala daha temizlemez, da bekler masum temizlesin, bedel ödesin, bunca yıl ödetilen haksız bedeller yetmedi mi???
Ve şimdi bay Guterres, kolları sıvadınız koltuktan gitmeye az kaldı diye acele Kıbrıs sorununa güya çözüm bulmak için kolları sıvadınız, yardımcınız da bay Hristodulidis, darbecilerin işgalcilerin başı. Da birlikte anlaştınız, tek egemenlik, tek vatandaşlık, tek temsiliyet, hem Türk Askeri Kıbrıs’tan çekilsin, ayrıca 2017’de Montana’daki konferansta masayı devirip kaçan Rum tarafının değil Türk tarafının hiçbir şeyi kabul etmediğini ve bu sebeple sonuç alınamadığı yalanını ortaya attınız, Rum-Yunan emellerine hem BMGK haksız çıkarlarına ortak olmaya çabalarsın???
Bay Guterres, eşit iki egemen devlet olmadığı ve Türkiye Garantörlüğü olmadığı takdirde Kıbrıs Türk Halkının Kıbrıs’ta yaşam garantisi hiç yoktur, bunda hiçbir şüpheye de yer yoktur. 62 senedir bir aydır BM olarak Kıbrıs Türk Halkına yapmadığınız haksızlık yoktur, Rum-Yunan kadar BMGK de suçludur, belki de daha fazla. Vicdansızlık, Adaletsizlikle, yargısız infazla, oldubittiyle eş anlamdaki 186 sayılı Hukuk dışı karar hani da 3 aylıktı??? Geçen uzun zaman zarfında darbeci Rum tarafının sözde Kıbrıs Cumhuriyetini sadece Rum-Yunan çıkarları için, lakin Kıbrıs Türk Halkı ve Türkiye aleyhine başka ülkelerle çeşitli alanlarda yaptığı üçlü anlaşmalarla 1960 Ortak Kıbrıs Cumhuriyetini Rum Cumhuriyetine dönüştürdüğünün farkında olmamanız mümkün değildir.
Sayın Guterres, BM’de Rumlardan oluşan bir Cumhuriyet kaydı var mıdır??? 3 aylık 186 kararının 745 aydır uzatılmasını, tamamen masum bir Halkın haksız ambargo ve izolasyonlarla cezalandırılmasını Hukukla, insan haklarıyla nasıl bağdaştırırsınız????? BMGK siyasi 186 sayılı kararının, Uluslararası Kıbrıs Cumhuriyeti Kuruluş Antlaşmalarının da üzerinde midir ??? Ayrıca 3 Garantör Devletin ve iki eşit Kurucu Halkın Başkanlarının imzalarının da üzerinde midir??? Güney Kıbrıs Rum yönetiminin Kıbrıs Cumhuriyeti devleti olduğunu nasıl kabul edip tanırsınız???? Kıbrıs Cumhuriyetinin eşit Kurucu Ortağı Türk Halkını nasıl yok sayar bertaraf edebilirsiniz???
Rum Meclis Başkanı bayan Annita, Türkiye’nin askerlerini çekmesini ve garantilerin kalkmasını buyurdu! Eee haksız da değil hani, başka türlü ENOSİS’in mümkün olmadığını anlamıştır demek, lakin BMGK-AB desteğine güveniyor. Rum başkan Hristodulidis efendi de Türkleri Kıbrıs Cumhuriyetine geri dönmesini bekliyormuş. Biz zamanında kendi isteğimizle kaçmadık, katan da, kovan da, katleden de, nefes almamıza engel olmak isteyen de, Türkleri bir gecede imha için plan yapan da, Türkler eşit olamaz diyen de, Türkler adada misafirdir diyen de, en iyi Türk ölü Türk’tür diyen de, Kıbrıs Yunan’dır diyen de bunlardır.
CB Makarios’a ve sarayına dolayısıyla tanınır haldeki Kıbrıs Cumhuriyetine 1974 Temmuz’unda askeri darbe yaparak Cumhuriyeti yıkıp yerine Kıbrıs Helen Cumhuriyetinin kurulduğunu, Cumhurbaşkanı olarak da terörist başı Nikos Sampson’un atandığını ekranlardan bizzat dünyaya ilan eden bu terörist başının çetesinin kahramanlıklarını, fedakarlıklarını Rum çocuklarının ayni şekilde geliştirilip ayni yolda yürümesini bir görev olarak bilmeleri gerektiğini söyleyen de Rum başkandır. Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağı yerine Yunan bayrağı taşıyan da her yerde her makamda teşhir eden de sizlersiniz bay Hristodulidis.
Anlaşıldı mı bay Guterres, adada Federasyon çözümü derken O TEK’ler, hem Türkiye Askeri çekilsin, Garantörlüğü kalksın derken, kesinlikle adada daha büyük savaşı çağrıştırır buna sebep olursun. Türklere karşı işlenmiş 62 yıllık günahınız vardır BMGK olarak. Haaa, Referandumu RET eden Türk Halkı değildir sakın karıştırma. Hem Kıbrıs sorununu yaratan da Türkler değildir iyi belleyesin. Güneydeki yönetim de Kıbrıs Cumhuriyeti değildir, 62 yıldan fazladır Helen Cumhuriyetidir. Kıbrıs Cumhuriyeti nasıldır 1960 Uluslararası Antlaşmalarında yazıyor, 186 kararı Cumhuriyeti FELÇ etmiştir, bilesin. Makarios, BMGK huzurunda ağlayarak dert yanar yardım isterken O beşli ne halt ederdi da kıçını kıpırdatmadı, oturup savaşı bekledi da seyretti.??????? Da Türkiye kabahatli haa??? Hade oradan.
NOT. Sırada , Ah nerede O, 1955-58 -- 1963-74 yıllarının öğretmenleri-öğrencileri –Halkı??? Fikret ŞANAL
