Çünkü malzemesi insan olan ve sonuçlarıyla geleceği anlatan bir bilimdir.
Doğrudan başlıkla bağlantılı bir giriş yaptık.
Çünkü başlıkta yer alan ifadeyi uzun zamandır unuttuk.
Sosyolojinin tanımına baktığımızda, yerel ve küresel düzeyde toplumsal değişim ve dönüşümleri sistematik bir biçimde inceleyerek açıklayan bir bilim dalı görürüz.
Değişim ve dönüşüm…
İnsanoğlu en baştan beridir hep var olan iki temel özelliği.
Değişimlerin yarattığı dönüşümler insanlık tarihinin her sayfasında kendisini göstermektedir.
Kurulan uygarlıklar ve imparatorluklar, sonrasında onların yerini alan devletler.
Peki uygarlıklar ve imparatorluklar neden hayatta kalamamış ve yerini bugünkü şekliyle devletler almıştır..?
Sosyoloji işte bunun yanıtını veren ama konuyu araştırmaktan da asla vazgeçmeyen bir bilimdir.
Ayrıca, toplumsal sorunların çözümüne, sosyal, siyasal ve kültürel politikaların üretimine bilimsel katkı sunan, gelecekteki toplumsal yaşamı öngörmeye çalışan bir sosyal bilim dalıdır.
Bu paragraf bizim için çok daha önemli.
Bize daha fazla gerekli kısmıdır sosyolojinin.
Çünkü içerisinde toplumsal sorunların çözümü var.
Toplumsal sorunların çözümünün yanında sosyal, siyasal ve kültürel politikaların üretimine de katkı koyar.
Ülke olarak bugün yaşadığımız en büyük sorunun ekonomi olduğunu düşünür ve çözümü maliye bağlamında ararız.
Kısa vadede mutlaka doğrudur.
Bu yılı iyi geçirmek istiyorsak maliyeyi düzeltmemiz yeterli olur.
Ama sonra aynı şey tekrarlanır.
Çünkü sosyal anlamda boşluklar yaşamaktayız.
Ülkenin belli bir nüfus politikasının olmamasının yarattığı çeşitlilik ve bu çeşitliliğin sürekli değişmesi en önemli sosyal sorunlarımız arasındadır.
Hatta belki de ilk sıradadır.
Bunun yanıtını sosyologlar daha iyi verecektir.
Ama bizim yalın gözle bile görebildiğimiz bir sosyal boşluk ve o boşluğun yarattığı bocalama giderek büyümektedir.
Bir ülke aynı anda hem göç veren hem de göç alan bir pozisyondaysa eğer, ki biz öyleyiz, o zaman çok yanlış bir zemindeyiz demektir.
Bunun acilen değişmesi gerekmektedir.
Sosyal politikaları derken sakın kimse bu işi sosyal güvenlik ile karıştırmasın.
Bizim ülkemizde ne yazık ki sosyolojik durum ile ilgili bir bakanlık yoktur.
Ama olmalıdır.
Toplumun gelecekteki yaşamını öngörmek adına bunun için çalışan bir kuruma ihtiyacımız olduğu artık çok bariz bir gerçektir.
Her konuyu siyaset odasında çözmeye çalışan insanlar olarak artık bu kötü alışkanlığımızdan vazgeçmek zamanımız gelmiştir.
Ve geçmektedir.
Toplumun temel direklerini sağlamlaştıracak çalışmaları kararlılıkla ortaya koyacak isimlere ihtiyacımız vardır.
Siyasetin gücüne bu noktada çok fazla gereksinim duymaktayız.
Ama ne yazık ki siyaset işi doğru kanala aktarmak yerine altından kalkamayacağı işlere kalkışmış ve bugünkü sonuç oluşmuştur.
Toplumun sosyolojik yapısını bilimsel temelde ele almalıyız.
Sosyolojinin insanlık tarihinin en temel bilimi olduğunu unutmadan ve egolarımıza yenilmeden bu yola girmeliyiz.
Sosyoloji En Temel Bilimdir
Aziz Karaaziz
Yorumlar
