İran savaşıyla birlikte bütün dünya “ne olacak bu dünyanın hali”,”Üçüncü dünya savaşı çıkar mı” sorularıyla meşgul durumda.

Uluslararası politika uzmanları yanında, ulusal politika aktörleri, hatta bizdeki gibi kasaba politikacıları da hem gidişatı anlamak hem de savaşın etkilerini tahmin etmek için çaba sarf etmekte.

İşte tam da bu ortamda, dünyanın en önemli savunma, güvenlik ve diplomasi örgütü NATO’nun eski genel sekreteri Jens Stoltenberg’in anılarını ve görüşlerini içeren kitabı, iyi bir analiz aracı niteliğinde.

2014-2024 yıllarında on yıl NATO’nun en önemli görevini yürüten Stoltenberg, “Ben Görevdeyken, Savaş Döneminde NATO’ya Liderlik” adı altında yayınladığı kitabında hem yakın geçmişin en önemli olaylarında yaptığı tanıklığı ve liderliği anlatmakta, hem de bugün yaşanan savaşı anlamak için önemli ipuçları vermektedir.

Örneğin, halen devam eden Ukrayna’daki savaş, NATO’nun Afganistan’dan çekilişi, Rusya ve Çin’le ilişkiler gibi konularda birinci elden verilerin yer aldığı kitap, dünya politikasını, küresel güçler dengesini ve bu dengelerde yer alan ulusal liderlerle ilgili kolayca bulunamayacak bilgiler içeriyor.

Geçtiğimiz gün İran savaşı münasebetiyle, Hürmüz boğazı konusunda NATO müttefiklerinden destek isteyen Trump’ın ‘bu destek gelmezse NATO’nun geleceği tartışma konusu olacak’ mealinde yaptığı açıklamayla dikkatleri yeniden üzerine çeken NATO, aslında dünya düzeninin en kilit örgütü.

Dolayısıyla, Stoltenberg’in kitabı, hem bu kilit örgütün niteliğini ve işlevlerini hem de İran savaşının geleceğini anlamak için ciddi bir anahtar niteliğinde.

Türkiye’yi “jeopolitik aklın merkezindeki bir mihver” olarak konumlandıran Stoltenberg, bu bakış açısıyla da hayli ufuk açıcı bir vizyon ortaya koyuyor.